18 Şubat 2020 23:41

Gazetecilik öğrencileri mesleğine sahip çıkmalı

"Bu zor zamanlarda biz gazetecilik öğrencileri sadece derslere gidip gelirsek birilerinin ekmeğine yağ sürmekten ileriye gidememiş oluruz. "

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Havva GÜNGÖR

Ankara Üniversitesi

Gazeteciliğin zor bir meslek olduğunu iyi bir gazeteci olmak için yerine getirmeniz gereken birileri tarafından belirlenmiş kuralların olduğunu görünce anlıyorsunuz. Gazeteci tarafsız olmalıdır; bu kurallardan sadece biri. Tarafsızlık ne demek? Gazeteci neye göre tarafsız olarak nitelendiriliyor? İktidara karşı boyun eğdiğinde, onun yanında yer aldığında, eleştiremediğinde gazeteci tarafsız, işçinin emekçinin, yoksulun, haklının yanında yer aldığında gazeteci taraf tutuyor demek doğru mu? 

Zor bir meslek, bu meslekte mesai saati diye bir şey yok. Bunun en açık örneği savaşı anlatan gazeteciler. Olayın ne zaman olacağını, haberin ne zaman kapınızı çalacağını bilmiyorsunuz. Tehlike her an yanı başınızda. Şiddete maruz kalabiliyorsunuz. Tabi bunlar işiniz varsa başınıza gelebilecek şeyler çünkü meslekte iş olanakları çok az. İş imkanını kişi kendi yaratır gibi klişe sözler sadece birer safsata. Alanı devlette oldukça sınırlı ve devlet kapısı her gazeteciye açık değil. Özelde ise uygun çalışma koşullarının olmadığı ve işten çıkarılmanın kolay olduğu bir gerçek. Bunun dışında günümüzde cep telefonu olan herkesin birer gazeteci konumuna gelmesiyle habere ulaşmak için bir gazeteciye ihtiyaç duyulmamaya başlanıyor. Bu da manipülatif, dezenformasyona uğramış haberlerin medyada rahatça dolaşabilmesine yarıyor. 

GAZETECİ SORU SORAMAZ HALE GETİRİLİYOR

Tüm bunların yanı sıra bir de gazetecilik yapılmasına sınırlamalar getiriliyor. Gazeteci, cesaret edilemeyeni korkusuzca soran kişidir. Böylece gerçekleri su yüzüne çıkararak toplumun bilinçlenmesine olanak sağlar. Ne yazık ki günümüzde toplumu istedikleri gibi yönetmek isteyenler, gazetecilerin soru sorma hakkını da ellerinden almıştır. Bu ülkede konuşursan, soru sorarsan yargılanıyorsun. Geçtiğimiz günlerde bunun bir örneğini gördük. T24 internet sitesi yazarı Mehmet Yılmaz, Binali Yıldırım’a servetindeki artışın kaynağını sorduğu için hakim karşısına çıktı.

İktidarı eleştirdiğiniz bir yazınız, bir haberiniz gazetelerde ya da sosyal mecralarda mı yayınlandı? Tebrikler, artık terör örgütü propagandası yapmak, terör örgütüne üye olmak suçlamalarıyla karşı karşıyasınız. Ya da cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla hakim karşısına çıkmayı bekliyorsunuz. Çünkü başka türlü susturulmanız mümkün değil.

BASIN ÖZGÜ MÜ?

Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında geçtiğimiz yıl 180 ülke arasında 157. sırada yer almıştı. Günümüzde ise bilginin yayıldığı araçlara el koyuluyor, yasaklar getiriliyor. Birgün ve Evrensel gazetelerine ilan ve reklam yasağı uygulanıyor. BİK tarafından Evrensel gazetesi okurlarının 3’ten fazla aldığı gazeteler kanun hükmüne aykırılık olarak sayılıyor. Peki bu durumda nasıl oluyor da basın özgürdür diyebiliyorsunuz?

Okurların bile denetime tabi tutulduğu bu zamanlarda gazetecilik mesleğini yapmak çok daha zor. Bu zor zamanlarda biz gazetecilik öğrencileri sadece derslere gidip gelirsek birilerinin ekmeğine yağ sürmekten ileriye gidememiş oluruz. Bizler toplumun gözü, kulağı, sesi olan basının halka ulaşmasını sağlamalıyız. İleride bizlere de uygulanması muhtemel olan sansürlere karşı şimdiden sesimizi çıkarmalıyız. Basın özgürlüğünü, düşünce ve ifade özgürlüğünü, halkın haber alma hakkını savunmalı, yasaklar uygulanmasına engel olmalıyız.

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

“Çıkışa doğru”

SONRAKİ HABER

Sakıncalı meslek: gazetecilik

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...