17 Şubat 2020 08:27

Hastaneler halkındır

"Umarım uyuyan dev artık uyanmaya başlar, kamuya ait yani bizlerin, hepimizin olan hastanelerin kapatılmasına ve kamu malının yandaşlara peşkeş çekilmesine halkımız dur der."

Fotoğraf: Google Maps

Fatih SÜRENKÖK
Fatih SÜRENKÖK

2005 yılında ilk müjdesi (!) verilen ve dönemin Başbakanı’nın “15 yıllık rüyam” dediği şehir hastanelerinin 10 tanesi 2018 ve 2019 yıllarında açıldı. Türkiye’de 29 ilde 33 hastane “kamu özel ortaklığı modeli” ile yapılacak. Bu modele ve uygulamadaki ranta bu sütunlarda haftaya daha fazla yer vereceğim. İzmir’de yapımı süren 2060 yataklı şehir hastanesi bu yılın ortalarında Bayraklı’da açılacak. Son bir yıl içinde gerek sağlık çalışanları gerekse vatandaşlarımız içinde en çok konuşulan konu hangi hastanelerin kapatılacağı ya da fiziki değişikliğe gidileceği. Bunun cevabı şimdilik belli olmasa da daha önce açılan şehir hastanelerinin olduğu diğer illerdeki uygulama bu tedirginliği yaratmakta. Sağlı Müdürlüğü yetkilileri İzmir’de hasta yatak ihtiyacının fazla olduğunu, bu nedenle diğer illerdeki mevcut kamu hastanelerin kapatılması uygulamasının İzmir’de olmayacağını, belki bazı hastanelerde yatak sayısının azaltılması ile yetinileceğini söylese de açılacak hastanenin 2060 yatak olması ve yatak doluluk garantisi bu söylemlerin pek gerçekçi olmadığını düşündürüyor. İzmir Tabip Odası ve sendikamız SES olarak yaptığımız görüşmelerde bu konuları yetkililere ilettik. Yine uygulamanın gerek ilimize gerekse ülkemize getireceği yaraları kent konseyleri aracılığı ile halkımıza anlatmaya çalıştık. Bu konunun gerçek yüzünü gören hastalarımız/halkımız bu konuya sahip çıkmaya başladı. “Hastaneler Halkındır Kapatılamaz” şiarı ile mahallesinde bulunan hastanelerin kapatılmasını istemeyen Alsancak halkı Kent Konseyi, İzmir Tabip Odası ve SES ile bu Perşembe Sağlık Müdürlüğü önünde bir basın açıklaması yaparak toplanan 15 bin imzayı sorunun muhatabı Sağlık Müdürlüğü’ne teslim edecek. Halkımız şunları söyleyecek;

“İzmir Bayraklı’da 'ENTEGRE SAĞLIK KAMPÜSÜ' adı altında inşa edilen hastane, tüm diğer Şehir Hastaneleri gibi şehrin dışında yer almakta. Kent merkezine yaklaşık 13 km uzaklıkta, ulaşımın oldukça kısıtlı olduğu, çevresinde kente ilişkin herhangi bir yerleşim alanı ve mekanın olmadığı bir yerde.Bu durum bizlerin ve sağlık personelinin hastaneye erişimini zorlayacak ve kent trafiğini alt üst edecektir.

2060 yatak, 51 ameliyathane, günlük 71 bin kişinin girip çıkacağı planlaması ile yapılan bu Şehir Hastanesi’nde Hastane içi ulaşım da ayrı bir sorun olacak. 575 bin m2’lik kapalı alana sahip olan Hastanede servisler arasındaki mesafelerin uzaklığı sağlık hizmetini aksatacak olumsuzluklar yaratacaktır. Yapının büyüklüğü hijyenin sağlanması konusunda olsun, enfeksiyonun önlenmesi konusunda olsun pek çok gerekliliğin kontrolünü zorlaştıracaktır.

Her ne kadar Şehir Hastanesi açılınca İzmir’in hastanelerinden “kapatılan olmayacak, yatak eksiltilmeyecek” dense de bugüne kadar açılmış olan şehir hastaneleri de, DPT’nin çalışmaları da bunu yalanlıyor. Tam da bu noktada hepimizin kullandığı Alsancak Devlet, Tepecik, Yeşilyurt, Bozyaka ve Behçet Uz Çocuk gibi hastanelerde ya yatak azaltma, ya fonksiyon değiştirme gibi işlev sınırlanması yada kapatma gibi tamamen devre dışı bırakılma olasılığına karşı topladığımız 15 bin kadar imzayı İzmir İl Sağlık Müdür’üne teslim ediyoruz.

Sağlık Bakanın dediğinin aksine bizler “dev bir sağlık üssü” değil, kent içinde kolay erişebileceğimiz, nitelikli sağlık hizmeti alabileceğimiz sağlık kurumları istiyoruz. Alıştığımız, kentin ve bizlerin hafızalarında yer alan hastanelerimizin değiştirilmesini, dönüştürülmesini ya da kapatılmasını istemiyoruz.”

Evet umarım uyuyan dev artık uyanmaya başlar, kamuya ait yani bizlerin, hepimizin olan hastanelerin kapatılmasına ve kamu malının yandaşlara peşkeş çekilmesine halkımız dur der.

Hiç bir karanlık sonsuza kadar sürmeyecek.

Sağlıcakla kalın.

Reklam