10 Ocak 2020 00:30

Tacize karşı güvenli üniversite

Her ne kadar çoğu üniversite bu kulüpleri desteklemekten uzak durup önlerine sorunlar çıkarsa da biz kadınlar bir araya gelmenin yollarını her zaman zorlamalıyız.

Paylaş

Doğa Sümer

İstanbul Üniversitesi

 

İstanbul Üniversitesi geçtiğimiz günlerde bir taciz skandalı ile gündeme geldi. İstanbul Aydın Üniversitesinden İstanbul Üniversitesi'ne doktora jürisine katılmak üzere gelen Attila Girgin'in iki kadın öğrenciye sözlü ve fiziksel tacizde bulunduğu, tehditler savurduğu belirtildi. Tacize uğrayan kadınlar sosyal medyada seslerini duyurabildi ve Attila Girgin hakkında soruşturma başlatıldı. Bu olaydan sonra “güvenli eğitim alabiliyor muyuz?” sorusu bir kez daha akıllara geldi. Yaklaşık bir sene önce Çankaya Üniversitesinde akademisyen Ceren Damar'ın katledilmesi, Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesinde yaşanan taciz, kampüslerin ne kadar güvensiz olduğunu gözler önüne seriyor.

Üniversitelerde öğrencilerin demokratik haklarını her geçen gün daha da çok kaybetmesinin yanında öğrenciler aynı zamanda güvenli olmayan kampüslerde eğitim hayatını sürdürüyor.

 

BUNLARA KARŞI NELER YAPABİLİRİZ?

Kadına sözlü, fiziksel ve cinsel tacizin sürekli arttığı bu dönemde kadınlar kendilerini üniversitelerde dahi rahat ve güvenli hissedemiyor. Üniversiteli genç kadınların dayatılan baskı ve ayrımcı politikalara karşı kadınların bir arada mücadele edip kazanım elde edecekleri ortamları oluşturmaları güvenli üniversite talebi açısından kritik rol oynuyor.

Üniversitelerde cinsel taciz ve hak ihlallerini önlemek, bu suçlara karşı gerekli yaptırımları uygulamak ve üniversitelerde cinsiyet eşitliğinin yaşama geçirilmesi için çalışmakla görevli cinsel taciz önleme birimleri ise üniversiteli kadınların en önemli ve doğal taleplerinden biri. Ancak bu komitelerin sayısı Türkiye genelinde sadece 16! Çoğu üniversitede kadınların destek alabileceği mekanizmalar bulunmuyor. Son dönemde yaşanan ve giderek artan bu vakalar bu komisyonların önemini gösteriyor.

Bu noktada çözüm yine kadınların birlik ve beraberliğinden geçiyor. Bir araya gelip oluşturulan kadın kulüpleri ve toplulukları hayati bir önemde. Her ne kadar çoğu üniversite bu kulüpleri desteklemekten uzak durup önlerine sorunlar çıkarsa da biz kadınlar bir araya gelmenin yollarını her zaman zorlamalıyız. Yapılan okumalar, film izlemeleri, tartışmalar sayesinde yeni bakış açıları kazanılmalı ve bilinçlenmeliyiz. Bu ayrımcı politikalara karşı kendi haklarımızı korumak için yan yana gelmeliyiz.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Libyalı general Hafter, Putin ve Erdoğan'ın ateşkes çağrısını reddetti

SONRAKİ HABER

Sayıştay, İBB'nin AKP'de olduğu 2018 yılı raporunu açıkladı: Çok sayıda aykırılık var

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa