31 Aralık 2019 04:24

Madenler Çine’deki bütün yaşamı etkiliyor

Çine’de kuars ve felspat madenlerinin çevre ve insan sağlığına zararlarını ÇİYAP ve Aydın Tabip Odası ile konuştuk.

Fotoğraf: Evrensel

Yoldaş TAŞ
Aydın

Aydın’ın Çine ilçesinde kuvars ve feldspat madenlerinin çıkarıldığı yaklaşık 25 maden ocağı çevreye ve insan sağlığına zarar vermeye devam ediyor. Maden ocaklarında çalışan işçiler soludukları zehirli toz yüzünden silikozis ve KOAH gibi hastalıklara yakalanırken, bölgede yaşayan insanlarda ise kanser hastalıkları artmaya başladı. Bununla birlikte toprakta biriken zehirli kimyasallardan dolayı hayvanlarda da çeşitli hastalıklar tespit edildi. Konuyla ilgili Çine Çevre ve Yaşam Platformu ve Aydın Tabip Odası ile görüştük.

"ÇİNE’DE KANSER VE GUATR HASTALIĞI ARTTI"

Madenciliğin sadece Çineli emekçileri değil, Çine’deki bütün bir yaşamı etkilediğini söyleyen Çine Çevre ve Yaşam Platformu (ÇİYAP) sözcüsü Ahmet Uslu, buna karşı mücadele ettiklerini belirtti. Çoğu maden işletmesinin şehir merkezine yakın olduğunu ifade eden Uslu, “Bu işletmeler flotasyon yani madenleri ayrıştırma işlemi için kullandıkları çok zehirli maddeleri Çine Çayı ve Menderes nehrine akıtıyorlar. Bu kimyasallar içme suyunun kirlenmesine, balık ölümlerine neden olurken tarım arazilerine ve doğaya çok büyük zarar veriyor. Burada beslenen hayvanlarda çeşitli hastalıklar tespit edildi. Çine’de kanser ve guatr hastalığı gittikçe artıyor” dedi.

"YIKIMA KARŞI MÜCADELE EDİYORUZ"

Madenlerden dolayı hava kirliğinin yüksek seviyelerde olduğunu dile getiren Uslu, platform olarak daha önce Polat Madenciliğin yanına yerleştirilen hava ölçüm cihazına işverenin çuval geçirerek ölçümleri engellemeye çalıştığını belgelediklerini anlattı. Madenlerin insan ve çevre sağlığına zararlarına ilişkin paneller ve söyleşiler düzenlediklerini söyleyen Uslu, “Platform olarak ‘Madenciliğin Çine’ye etkileri’ üzerine bir panel gerçekleştirdik. İşverenler, Dokuz Eylül Üniversitesinden gelecek olan bilim insanlarına rektörlük üzerinden baskı oluşturarak katılımı engellediler. Biz ÇİYAP olarak hem Çineli maden işçilerinin sendikal örgütlülüğünün engellenmesine hem de doğanın ve emeğin sömürülmesine karşı çıkmak için mücadele ediyoruz. Halkta bu vahşi madenciliğe karşı büyük bir tepki oluşmuş durumda. Çine Belediyesi Maden Araştırma Komisyonu oluşturdu. Biz ÇİYAP olarak bütün Çine halkını hem maden işçilerinin örgütlülüğüne sahip çıkmaya hem de madenciliğin Çine’de oluşturduğu yıkıma karşı mücadele etmeye çağırıyoruz" diye konuştu.

"HAVANIN, SUYUN KİRLENMESİ SAĞLIĞI TEHDİT EDİYOR"

Aydın Tabip Odası Başkanı Hakan Karagözlü, arıtma tesisleri kurulmadan işletilen denetimsiz organize sanayi bölgelerinin, yerleşim yerlerine ve tarım arazilerine kurulan maden ocaklarının ve jeotermal tesis sayılarının giderek artmasıyla Aydın’ın yaşanabilir bir kent olmaktan çıktığını söyleyerek, havanın, suyun ve toprağın gün geçtikçe daha çok kirlenmesiyle insan sağlığının büyük bir tehdit altında kaldığını dile getirdi.

Çine’deki madenlerde çalışan işçilerin gerekli önlemler alınmadığı için silikozis, asbestozis gibi akciğer hastalıklarına yakalandıklarını ve genç yaşta yaşamlarını yitirdiklerini belirten Karagözlü, “Silikozis, kuvars tozlarının akciğerlerde oluşturduğu bir hastalıktır. Önceleri 'Maden Tüberkülozu' olarak isimlendirilmiş olan hastalığın çok ince kuvars (SiO2) içeren tozların solunmasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. 0.5-5 μm çapındaki tozlar 5-10 yıl gibi uzun bir sürede tozların yoğun olduğu bir ortamda solunmasıyla hastalık meydana gelmektedir. Bunun dışında kuvars ve asbest tozlarının bronş kanserlerine, ürolojik kanserlere yol açtığını biliyoruz" diye konuştu.

‘KÂR AZALIYOR DİYE ÖLMEK ZORUNDA DEĞİLİZ"

Aydın Tabip Odası Başkanı Hakan Karagözlü, krizotil, aktinolit, tremolit, antofillit, krosidolit ve amosit minerallerin etkisi altında kalan insanların mide ve pankreas kanserlerinden ölüm oranları bu minerallerin etkisine maruz kalmayanlardan daha fazla olduğunun bilimsel çalışmalarla ortaya konduğunu söyledi. Son olarak Aydın'ın hava kirliğinin ciddi boyutlarda olduğunu söyleyen Karagözlü, “Arıtma tesisi kurmak ve çalıştırmak işletmelerin kâr oranını azaltıyor diye bizler hastalanmak, ölmek zorunda değiliz. Kapitalizmin icraatlarıyla doğa yok ediliyor, yağmalanıyor, ekolojik yaşam bozuluyor. Aydın Tabip Odası olarak çevre derneklerimizle, sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte özellikle Ege bölgesinde yoğunlaşan ekolojik yıkıma karşı mücadele ediyoruz ve halkımızı bu mücadeleye ortak etmek için çalışıyoruz” diye konuştu.

Reklam