10 Aralık 2019 04:30

Toplumun yüzde 82,1’i temel hakların ihlal edildiğini düşünüyor

Uluslararası Af Örgütü ve MetroPOLL'ün gerçekleştirdiği İnsan Hakları Algısı Araştırması sonuçlarına göre halkın yüzde 82.1’i temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini düşünüyor.

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Meltem AKYOL
İstanbul

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi ve MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi iş birliği ile gerçekleştirilen İnsan Hakları Algısı Araştırması sonuçları açıklandı.

Türkiye genelinde 28 ilde 2 bin 651 kişi ile yüz yüze görüşülerek hazırlanan araştırmanın sonuçlarına göre, toplumun yüzde 82,1’i temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğini düşünüyor. Araştırmada hak ve özgürlüklerin kısıtlandığını düşünenlerin oranı gençlerde yüzde 72’ye çıkarken, yaş ilerledikçe bu oranın düştüğü tespitler arasında yer alıyor.

‘İNSANLAR HAKLARINI EŞİT OLARAK KULLANAMIYOR’

Araştırmaya göre, her beş kişiden dördü Türkiye’de yaşayan herkesin kanunlar karşısında eşit olduğunu düşünüyor. Ancak katılımcıların yarısından fazlası (yüzde 54,4) kişilerin haklarını eşit olarak kullanamadığının belirtiyor. Hakların eşit olarak kullanıldığını düşünenlerin oranı ise yüzde 37,3 olarak araştırmaya yansıyor.

İstanbul’da yapılan toplantı ile kamuoyu ile paylaşılan araştırmaya göre, Türkiye’de temel insan haklarının yasalar tarafından güvence altına alındığını söyleyenlerin oranı yüzde 53,3. Yüzde 37,9’luk kesim ise yasaların temel hak ve özgürlükleri güvence altına almadığını ifade ediyor. Katılımcılar, insan hakları alanında yaşanan sorunların ilk nedeni olarak ‘yasaların yetersiz olması’nı (yüzde 37,5) gösteriyor. Yurttaşların duyarsızlığı ve adalet/yargı sorunsalı da insan hakları ihlallerinin diğer kaynakları olarak sıralanıyor.

Katılımcıların yüzde 76’sı “İnsanların doğuştan sahip olduğu, dokunulmaz, devredilmez haklara sahip olduğuna” inandığını söylerken, aksi yönde görüş bildirenlerin oranı ise yüzde 16,9 oluyor.

Katılımcılar, insan haklarının evrensel olup olmadığı yönündeki soruya ise yüzde 82,1 oranında ‘evet’ derken, yüzde 11,4 oranında ‘hayır’ yanıtı veriyor.

‘İNSANLAR DÜŞÜNCELERİNİ ÖZGÜRCE İFADE EDEMİYOR’

Araştırmaya göre insanların yüzde 43,8’i diğer insanların arasında, yüzde 43,4’ü ise sosyal medyada düşüncelerini rahatça ifade edemiyor. “Sizce Türkiye’de insanlar düşüncelerini özgürce ifade edebiliyorlar mı” diye sorulduğunda ise ‘hayır’ yanıtı verenlerin oranı yüzde 52,4’e yükseliyor. “İnsanların düşüncelerini özgürce ifade edebildiğini” söyleyen kişilerin oranı ise yüzde 37,7.

‘UZUN SÜRE SONUÇLANMAYAN DAVALAR HAK İHLALİDİR’

Araştırmada uzun süren yargılama süreçlerine ilişkin soruya verilen yanılar çarpıcı. Araştırmaya göre yüzde 82,6’ bir kesim de uzun süre sonuçlanmayan davaların insan hakkı ihlali olduğunu düşünüyor.

Anayasada güvence altına alınmış olan barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına ilişkin de verilerin yer aldığı araştırmaya göre katılımcıların yüzde 75,3’ü istedikleri konuda barışçıl protesto düzenleyebileceğini söylerken, yüzde 17,7’lik kesim aksi görüş belirtti.

Katılımcıların yüzde 71,8’i “Kendisinden farklı düşünen insanların yaptığı barışçıl protestolarda polisin şiddet uygulamasına ve biber gazı kullanmasına karşı çıkacağını” ifade etti.

Her dört katılımcıdan üçü “polisin vatandaşa vurma hakkı vardır” ifadesine katılmadığını söylerken, söz konusu ifade “polisin gözaltına aldığı suçlulara şiddet uygulama hakkı vardır” diye değiştirildiğinde de kişilerin cevapları değişmedi. Anket sonuçlarına göre, polisin şiddet uygulama hakkı olmadığını söyleyenlerin oranı yüzde 75.

Araştırmada toplumun polis tarafından gözaltına alınan kişilere yönelik bakış açısı da ele alındı. “Bir kişi polis tarafından gözaltına alındıysa suçludur” cümlesine ilişkin görüş bildirmesi istenen katılımcıların yüzde 10,5’i bu ifadeye kesinlikle katıldığını, yüzde 20,7’si ise ifadeye katıldığını belirtti.

HAKLARI İHLAL EDİLEN KİŞİLER ÖNCE POLİSE GİDİYOR

Hakları ihlal edilen kişilerin ilk olarak polise başvurduğu da araştırmada yer alan başlıklardan biri. Buna göre araştırmaya katılanların yüzde 37,6’sı “haklarım ihlal edilince polise başvururum” derken, yüzde 28,9’u adres olarak mahkemeyi gösterdi.

Araştırmanın genelinde insan haklarına önem verdiğini söyleyen katılımcılar, söz konusu başkalarının hakları olduğunda harekete geçmiyor. Verilere göre, katılımcıların yüzde 71,9’u “Başkasının hakkını savunmak için herhangi bir kampanya, protesto veya faaliyete katıldınız mı” sorusuna “hayır” yanıtı veriyor. Bir faaliyet veya protestoya katıldığını söyleyenlerin oranı ise yüzde 18,3’te kaldı. Yine katılımcıların 77,8’i son bir yılda sivil toplumun bir kampanya ve faaliyetine katılmadığını söylüyor.

Türkiye’de insan haklarının korunması ve geliştirilmesi konusunda geleceğe iyimser baktığını söyleyenler yüzde 45,2; kötümser bakanlar ise yüzde 41,7 olarak belirlendi.

BEYHAN: EN FAZLA İHLAL YARGILAMA SÜREÇLERİNDE YAŞANIYOR

Araştırmanın sonuçlarına ilişkin Evrensel'e değerlendirmede bulunan Af Örgütü Kampanyalar ve İletişim Direktörü Tarık Beyhan, araştırmanın sonuçlarının genel olarak olumlu olduğunu söyledi. Hak ihlallerindeki araştırmaya rağmen insanların büyük kısmının ideolojisi, oy verdiği parti, yaşadığı yer fark etmeksizin insan haklarının önemli oluğunu düşündüğünün altını çizen Beyhan, “Herkesin eşit haklara sahip olması gerektiğini düşünenlerin oranı -din, dil, ırk, cinsel yönelim fark etmeksizin- yüzde 80'e varıyor. Bunlar olumlu haberler. Tabii ki olumsuz diyebileceğimiz veriler de var. İnsanların düşüncelerini rahatça ifade edemediklerini sorduğumuzda yaklaşık olarak yarı yarıya oranda düşüncelerini ifade ettiklerinde başlarını bir iş gelebileceğini düşünüyorlar. Bu oran sosyal medyaya gelince daha da artıyor. Toplumun yarısı düşüncelerini ifade ettiğinde başına bir şey geleceğini düşünüyor. Geleceğe dair insan hakları adına umutlarını sorduğumuzda da yine yarı yarıya oranda umutsuz olduklarını görüyoruz” diye konuştu.

Beyhan son olarak şunları söyledi: “Biz istiyoruz ki insanlar gelecekte insan haklarına dair daha o mutlu olsunlar. Ama bunu engelleyen şeyler var, Uluslararası Af Örgütü olarak son dönemde ihlallerinin en fazla yargılama süreçlerinde yaşandığını söyleyebiliriz, yargılama çok büyük zarar görmüş durumda. Yargı reformundan beklentilerimiz vardı, fakat böyle bir paket gelmedi Meclise. Bunları görünce insanların tabii ki geleceğe dair umutları daha da düşüyor.”

 

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Dr. Gülsüm Kav: Şiddete uğrayan kadınların yüzde 11'i hak arama yollarına başvuruyor

SONRAKİ HABER

Dışişleri Bakanlığından "zorunlu olmadıkça Çin'e gitmeyin" uyarısı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa