25 Kasım 2019 15:10

AİHM'in KCK basın davası dosyasını reddetmesine tepki: Karar siyasi

AİHM’nin, “KCK Basın Davası” dosyasını reddetmesini eleştiren dosya avukatı Özcan Kılıç: Kararın arkasında siyasi bir saik var.

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

AİHM’nin, “KCK Basın Davası” dosyasına dair başvuruyu, o dönem böylesi bir hak bulunmamasına rağmen “AYM’ye bireysel başvuru yolu tüketilmediği” gerekçesiyle reddetmesini eleştiren dosya avukatı Özcan Kılıç, “Kararın arkasında siyasi bir saik var” dedi. 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), “KCK Basın Davası” olarak bilinen 46 gazetecinin yargılandığı dava dosyasına dair yapılan başvuruyu, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuru yolu tüketilmediği gerekçesiyle reddetti. AİHM’nin verdiği bu kararı dosya avukatlarından Özcan Kılıç, Mezopotamya Ajansı’na değerlendirdi. Ferhat Çelik’e konuşan Kılıç’a göre AİHM’nin gerekçesi inandırıcı değil. Gözaltı ve tutuklamaların olduğu ve yine soruşturmaların yapıldığı tarihte AYM’ye bireysel başvuru gibi bir hakkın Türkiye’de kullanılamadığını belirten Kılıç, “Dolayısıyla bizim böyle bir başvuru yapma şansımız ve böyle bir hakkımız bulunmamaktaydı. Bu AİHM’nin arkasına sığındığı bir gerekçedir” dedi.

AİHM’nin son 5 yıldır Kürtlerle ilgili bütün başvurularda hemen hemen aynı kararı verdiğini dile getiren Kılıç, kararın arkasında ‘siyasi bir saik’ olduğunu savundu ve ekledi: “Bununla Türkiye’deki muhaliflerin ya da ötekilerin önü kesilmeye çalışılıyor. AİHM bu kararla; ‘Bu işi Türkiye’de halledin, bize gelmeyin’ demek istiyor. Tıpkı bugün Suriye’de yaşanılan meseleler gibi.” AİHM’in kararının “mantığa da aykırı” olduğunu ifade eden Kılıç, AİHM’e sundukları dosyaları anımsattı. 3 yıl boyunca beklediklerini ve karşılarına 3 sayfalık bir karar çıkarıldığını belirten Kılıç, “AİHM ile Türk hükümeti arasında nasıl bir pazarlık yapıldı bunu merak ediyoruz” dedi.

NE OLMUŞTU?

2011'in Aralık ayında Dicle Haber Ajansı, Özgür Gündem, Azadiya Welat, Demokratik Modernite ve Fırat Dağıtım gibi Kürt basınına yönelik yapılan operasyonda 46 çalışan gözaltına alınmış 32'si tutuklanmıştı. Yaptıkları röportajlar, çektikleri fotoğraflar, takip ettikleri basın açıklamaları, notları, haber kaynakları ile konuşmaları ve telefonlarında bulunan haber kaynaklarının isimlerine kadar birçok gazetecilik faaliyeti iddianamede suç delili olarak yer aldı. 32 tutuklunun 17'si iki yıl süren yargılama boyunca tahliye edilirken geriye kalan tutuklular ancak ÖYM'ler kaldırıldıktan sonra tahliye olabildi. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi Şubat'ta Mazlum Özdemir, Seyhmus Fidan, Hüseyin Deniz, Nevin Erdemir, Semiha Alankuş, Kenan Kırkaya, M. Emin Yıldırım ve Haydar Tekin'in tutuklu kaldıkları süre ve mevcut delil durumunu dikkate alarak serbest bırakılmasına karar verdi. Ardından Haziran ayında da gazeteciler Mikail Barut, Nurettin Fırat, Ertuş Bozkurt, Turabi Kişin, Ramazan Pekgöz, Yüksel Genç ve Davut Uçar hakkında tahliye kararı çıktı.

Gazetecilerin tümü serbest kalırken gazeteci Mikail Barut hakkında başka bir davadan hüküm bulunduğu gerekçesiyle serbest bırakılmadı. ÖYM'lerin kapatılmasının ardından gazeteciler, davanın iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvursa da mahkeme AYM sonucunu beklemeden yargılamaya devam etti. ÖYM'lerin kapatılmasının ardından gazeteciler, davanın iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvursa da mahkeme AYM sonucunu beklemeden yargılamaya devam etti. Yargılanan gazeteciler Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 5'inci (özgürlük ve güvenlik hakkı), 3'üncü (işkence yasağı), 10'uncu (ifade özgürlüğü) ve 1'inci (insan haklarına saygı yükümlülüğü) maddeler üzerinden AİHM'e başvuru yaptı. AİHM süreci devam ediyor. (HABER MERKEZİ)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Eski HDP'li vekil Leyla Birlik’in iltica dosyasının MİT'in eline geçtiği iddia edildi

SONRAKİ HABER

Mercedes’te ırkçılık yapana yer yok

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa