20 Kasım 2019 04:42

"Bizim için kriz, patrona parasını katlama fırsatı"

Şirketler kâr üstüne kâr katıyor. İşçilere ise 'ekonomik kriz' dayatmasıyla düşük ücret ve kötü çalışma koşulları dayatılıyor. Ford ve Şişecam işçileri Evrensel'e yazdı.

ARŞİV | Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Borsada işlem gören şirketler 3. çeyrekte iyi bir performans sergileyerek net kârını geçen yılın 3. çeyreğine kıyasla yüzde 31.3 artırdı ve 25 milyar 740 milyon liraya ulaştırdı. Şişe Cam ve Ford Otosan da dahil olmak üzere 20 şirket net kârını 1 milyar liranın üzerine taşıdı. Evrensel'e mektup yazan Ford ve Şişecam işçisi, "Biz işçiler de önümüzde sergilenen oyunları böyle seyrettikçe, daha çok semer vuran olur bize. Artık bıçak kemiğe dayanmadı mı? Artık inisiyatifi ele alma zamanı gelmedi mi?" diyor.


"BİZİM İÇİN KRİZ, PATRONA PARASINI KATLAMA FIRSATI"

Ford Otosan işçileri
Kocaeli

Biz Ford Otosan’da çalışan işçileriz. Bu yazıyı fabrikamızda yetkili sendika olan Türk Metal’in Genel Başkanı Pevrul Kavlak dahil tüm sendikacılar iyi okusun.

Ey “Sözleşmede kırmızı çizgimiz yok, uzlaşarak anlaşalım” diyenler, Koç Holdingin ve holdinge bağlı Ford Otosan’ın 9 aylık kârı açıklandı haberiniz var mı! Koç’un da içinde yer aldığı şirketler bir önceki yıla göre kârını yüzde 30 artırmış. Dikkatli okuyun yüzde 30 kâr etmemiş, bir önceki yıla göre kârını daha da artırmış. Ford Otosan’n net kârı ise 1 milyar liranın üzerine çıkmış.

Bugün MESS ile yürütülen sözleşme kapsamında masaya 4. kez oturacaksınız. Görüştüğünüz sözleşme taslağını biz işçiler oluşturmadık, siz belirlediniz. Patronlar her yıl kârlarını artırırken, bize gelince krizi öne sürerek “Azla yetinin, makul olun” diyorsunuz.

Patronların vergisi yüzde 22’den, yüzde 18’e inecek. Bizim ödediğimiz vergi ise artacak, ücretlerimiz daha da düşecek. Siz sözleşme masasına verginin sabitlenmesi, artan kısmının patron tarafından ödenmesi talebini getirmiyorsunuz, diğer taraftan şov yapıp imza topluyorsunuz. Bu kadar milletin hakkı var ve sizin yatacak yeriniz yok.

Bizler ay sonunu getiremiyoruz. Okullar açıldı mı bir masraf kış, geldi mi katmerli masraf... Elde yok avuçta yok.

Birileri sıkıntı içinde kıvranırken, azınlık ise hiç sıkıntı çekmiyor, ay sonu nasıl gelir diye bir derdi yok. Milletin canına tak etmiş durumda. Yoksulluktan intiharlar arttı. AKP Hükümeti patron yanlısı, çünkü sadece işçiye gelince zam yok. Kriz sadece bize kriz. Patrona ise parasını katlama fırsatı.

Biz işçiler de önümüzde sergilenen oyunları böyle seyrettikçe, daha çok semer vuran olur bize. Artık bıçak kemiğe dayanmadı mı? Artık inisiyatifi ele alma zamanı gelmedi mi?


"BİRLİK OLMAMIZ GEREKİYOR"

Şişecam işçisi
Lüleburgaz

Son dönemlerde Şişecam işvereni bazı fabrika ve bölümlerde, zarar yaptığını, cam siparişi ve üretimi alamadığını ve işlerin kötü gittiğini hissettiriyor. Tabii ki Şişecam’ın bir fabrikayla başlayıp daha sonrasında yurt dışı dahil birçok fabrika açtığını ve bunları bizlerin sayesinde yaptığını biliyoruz. Sözleşmenin bizim istediğimiz gibi değil, 3 yıllık yapılmasının kayıplarımızı daha çok artıracağı, siyasi iktidarın sürekli vergiler getirdiği, her geçen gün ülkede zamlarla birlikte süregelen hak kayıplarından hepimiz etkileniyoruz. Bizler bu kadar sorun ve sıkıntılar yaşarken, Şişecam kârlarını açıklarken; içimizde ne sendikacıların bahsettiği iş barışı, ne gidişat kötü dediklerine inanıyoruz. Şişecam her gün kârlarına kâr katarken, bizler daha çok kötü çalışma koşullarına, daha çok yoksulluğa, daha çok hak kayıplarına maruz kalıyoruz.

Ülkede konfederasyon ve sendikaların işçinin gözünde değerini yitirmesi, güveninin kalmaması, siyasi iktidar ve patronların yaptığı baskılardan dolayı iyice pasif hale geldiği bir dönemdeyiz. Siyasi iktidar, patron ve sendikal bürokrasi üçlüsü; kötü sözleşmelerden işten atmalara, hak kayıplarından tüm kötü yaşama ve çalışma koşullarını üstümüze bir ağ gibi örmeye devam ediyor. Siyasi iktidarın işverenlere verdiği teşvikler, işsizlik fonundan dağıtılan paralar, vergi indirimine kadar bütün haklar patronlara hizmet ediyor.

Bu durum da sendikal bürokrasinin üst sınırlara çıktığı, işverenlerin bizleri daha çok sömürerek kârlarına kâr kattıkları dönemde...

Biz işçilerin;

En bu kötü gidişata karşı birlik olmamız gerekiyor

Konfederasyonların birleşip vergi diliminin düzeltilmesi için giriştikleri birliğe karşı istekli olmamız ve tabandan bastırmamız gerekiyor.

Yarın siyasi iktidarın “Kıdem tazminatını kaldırıyoruz” tehlikesini bilerek hazırlıklı olmamız gerekiyor.

Sendikaların özüne dönmeleri ve kağıt üstünde veya masada çözmeye yönelik, gece saatlerinde imzalanan 3 yıllık sözleşmelerin olmaması için birlik olmak... ve kötü çalışma ve yaşama koşullarını kabul etmemek.

Şirketler bizim üstümüzden kârlar yaparken, bizim buna karşı birlik olmamız ve haklarımız için mücadele etmemiz gerekmektedir.

Haksızlığa hayır diyen bir işçi bile varsa, orada umut var demektir!

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

AYM, gazetecilere fazla mesai faizi ödemesini "külfet" diyerek iptal etti

SONRAKİ HABER

Mersin’de fotoğraflı mezar taşlarına saldırı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa