18 Kasım 2019 19:40

Dünyada kadınlar

Dergimizin bu sayısında geçmişten bugüne bir araya gelerek demokratik haklarını kazanan kadınların örneklerini göreceğiz.  

Paylaş

Dergimizin bu sayısında geçmişten bugüne bir araya gelerek demokratik haklarını kazanan kadınların örneklerini göreceğiz.  

1830 LOWELL KADINLARI 

1813 yılında kurulan Lowell şirketi 1840’lı yıllara geldiği zaman Lowellentegre tekstil fabrikalarında çoğunluğu kadın olmak üzere 8000 işçi çalışıyordu. Kadınların erkeklere oranla yarı ücrete çalışmalarına rağmen ekonomik olarak bağımsız hale gelmişlerdi. Fabrika yakınında kadınlar için inşa edilmiş pansiyonlarda saat 22.00’den sonra sokağa çıkma yasağı uygulanıyordu. Bunun yanında tüm kadın işçilere kiliseye gitme zorunluluğu dayatılıyor ve kiliseye gitmeyenler işten çıkarılıyordu. 1834 yılında maaşlara uygulanması önerilen %15 kesintiye karşı kadın işçiler bir araya gelmiş fakat kazanım elde edememişlerdi. Bunun ardından 1836 yılında pansiyon kiralarının arttırılmasına karşı önceki grevlerinden de deneyim kazanan kadınlar bu sefer tekrar bir araya gelerek kira zamlarını geri çektirmeyi başarırlar. Devamında da süregelen grevlerin ardından 1845 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde çalışan kadınların ilk birliği olan “Lowell Kadın İş Reform Örgütü” kuruldu. 

1912 LAWRENCE TEKSTİL İŞÇİLERİ GREVİ 

Amerika’da bulunan “Lawrence” dünyanın en büyük tekstil fabrikasıdır. İşçilerinin yarısı kadın ve çocuklardan oluşan fabrikada, kadın ve çocuk işçilerin haftalık çalışma saatleri 56 saatten 54 saate düşürülür. Aradan 2 hafta geçtiğinde haftalık çalışma saatlerinin düşürülmesiyle birlikte ücretlerinin de yüksek oranda düştüğünü fark eden işçiler iş bırakma ve yürüme eylemi yaparlar. Daha sonra bir yün fabrikasında da aynı ücret kesintisinin yaşandığını öğrenen işçiler burada da iş bırakmaya başlarlar. Grevin bütün fabrikalara yayılmasıyla beraber “Eşit işe eşit ücret” talebi ön plana çıkar. Grev boyunca “Bread and Rose” (Ekmek ve Gül) sloganı etrafına kadınlar bir araya gelirler ve grevleri kazanımla sonuçlanır. 

GÜNEY KORE’DE 12 YILLIK GREV 

Güney Kore’de yapımı başlayacak olan hızlı tren projesi için 2004 yılında 2 yıl sözleşmeli olarak 351 kadın kadrolu olacakları vaadi ile işe alınmışlardı. 1 yıl sonunda hükümetin yaptığı özelleştirme programıyla birlikte kadınlara vaat edilen kadrolu işin yerini geçici sözleşmeler almaya başladı. 2006 yılında işçiler buna karşı greve çıktı. Kadınlar oturma eylemi, yürüyüş gibi çeşitli eylemlerle tepkilerini ortaya koydular. 2008 yılında mahkemeye giderek dava açan kadınlar 2009 yılında bu davayı kazandılar. Fakat Kore Demiryolları Kurumu bu kararı temyiz ettirerek lehine bir karar aldırmayı başardı. 2015 yılında kadınlar bu karara karşı tekrar bir araya geldiler ve mahkemenin usulsüzlüklerini ortaya çıkartarak 12 yıllık bir mücadele sonucunda haklarını ve işlerini kazanmış oldular. 

İRLANDA’DA KÜRTAJA KARŞI 

İrlanda anayasasında kürtaj ihlali karşısında 14 yıla kadar hapis cezası verilebiliyordu. Kadınların kürtajın temel bir hak olduğu üzerine ülke genelinde yürüttükleri tartışmalar ve kampanyalarla birlikte 12 haftaya kadar kürtaj yapılabilmesine izin veren yasa tasarısı İrlanda Meclisi’ne sunuldu. Ülkede yapılan referandum sonucu kürtaj yasasının kaldırılması ve meclise sunulan yeni maddelerin kabul edilmesi  %66.4 geçerli oyla yürürlüğe girdi ve İrlanda’da kadınlar kürtaj hakkını böylelikle kazanmış oldular.  

LÜBNAN’LI KADINLAR TECAVÜZCÜYLE EVLENDİRME YASASINA KARŞI 

Lübnan ceza kanununa göre tecavüzcülerin tecavüz ettikleri kadınlarla evlenmeleri sonucu hapis cezaları kaldırılıyordu. “Beyaz elbise tecavüzü örtmez” diyerek kadınların bu kararın iptaline yönelik uzun süredir verdikleri mücadele ve baskıları sonucunda 522 no’lu kadınları tecavüzcüleriyle evlenmeye zorlayan bu madde iptal edildi.  

BUGÜN NE YAPMALI? 

Tarihin farklı zaman dilimlerinden farklı talepleri için bir araya gelen ve sesini çıkartan kadınları gördük. Eşit işe eşit ücret talebi, kürtaj hakkı, çeşitli demokratik haklar ve temel ihtiyaç maddelerine gelen zamlara karşı ve daha birçok taleple kadınlar geçmişten günümüze dünyanın her yerinde yan yana geliyorlar. Bugün genç kadınlar en temel yaşam hakkı talebinden yaşadığı yurtta maruz kaldığı baskıya, yaşadığı tacizi önlemeye yönelik önlem alınmasına yönelik talepleri var. Bulunduğumuz yurtta dayatılan kıyafet kurallarından tutalım da yurt yolundaki yetersiz aydınlatmalara kadar kaldığımız yurtlara dair birçok talebimiz var. Peki bu yurtlarda kalan genç kadınlar ne yapabilir? Bu ve benzeri sorular yurdumuzda, semtimizde, okulumuzda çevremizdeki kadın arkadaşlarımızla birlikte tartışabileceğimiz bir soru olarak ortada kalıyor. Yurtlarda kalan kadınlar kat temsilcileri seçerek ve kat kat oda oda yan yana gelerek taleplerini gerçekleştirebilir mi? Üniversitelerde genç kadınlar cinsel tacizi önleme komisyonları kurarak üniversitelerde taciz önlemeye yönelik mekanizmaları yan yana gelerek kurabilir mi? Ya da sadece yaşadığı herhangi bir sorun karşısında yalnız olmadığını görmesi için diğer kadınlarla bir araya gelerek bir dayanışma oluşturabilir mi? Tüm bu saydıklarımız açısından biz genç kadınlar olarak bulunduğumuz her alanda gerek sıra arkadaşımızı, gerek oda arkadaşımızı kolundan tutmalı ve bir araya gelebileceğimiz dayanakları oluşturmak için adımlar atmalıyız. Tüm bu yaşadığımız sorunlar karşısında çözüm sadece biziz. Çözüm biz genç kadınların koşullar ne olursa olsun bir araya gelmesi ve tüm bu talepleri etrafında birlikte mücadele etmesidir.  

ÖNCEKİ HABER

Osmaniye Cezaevinde tutuklular 12 Kasım'dan beri açlık grevinde

SONRAKİ HABER

Marmara'da sıcaklıklar mevsim normallerinin 1 ila 3 derece üzerinde olacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa