09 Kasım 2019 20:51

Bornovalı kadınlar: Nafaka ve istismar düzenlemesine karşı mücadele etmeliyiz

Bornova Kadın Dayanışma Derneği, ikinci yargı paketiyle hayata geçirilmek istenen nafaka ve çocuk istismarına af düzenlemesine karşı panel düzenledi.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Bornova Kadın Dayanışma Derneği “Haklarımız var” diyerek İstanbul sözleşmesi ve nafaka hakkıyla ilgili panel düzenledi. Bornova Atatürk Mahallesinde bulunan Doktor Sırrı Aydoğan Kültür Merkezi’nde gerçekleşen panelde İzmir Barosu’ndan Avukat Birgül Değirmenci konuşmacı olarak katıldı.

İstanbul Sözleşmesi’nin kadın mücadelesinin kazanımlarından biri olduğunu söyleyen Değirmenci, sözleşmenin kadınlar açısında pek çok şey ifade ettiğini dile getirdi. Medyanın kadın cinayetlerini münferit olarak gördüğünü ifade eden Değirmenci, “Manşetler kadını hedefe koyuyor. Mağdur kadın suçlu duruma düşürülüyor. Asıl sorun gizlenmeye çalışılıyor. Toplum getirdiği süreçlerin getirdiği bir durumun hesabı kadına ödetiliyor” dedi.

Kadının nafaka hakkının alınmaya çalışıldığına dikkat çeken Değirmenci, kadının eve, çocuklara bağımlı kılarak yoksullaştırıldığı bir toplumda nafaka hakkının kaçınılmaz olarak korunması gerektiğini ifade etti. 2015’te açılan boşanma paketini hatırlatan Değirmenci, çocuk istismarı, erken evlilikler ve nafaka hakkının da içinde bulunduğu paketin kadınların mücadelesiyle geri çektirildiğini aktardı. O dönem yasaya giremeyen uygulamaların yeni yargı paketleriyle hayata geçirilmek istendiğini belirten Değirmenci, “Çocukların tecavüzcüleriyle evlendirilmesi, hadım uygulaması, boşanmanın zorlaştırılması, bunun için arabuluculuk uygulamasıyla aile birliğinin temelini savunması için kadını ikna etmeye çalışılıyor. Nafaka hakkının kaldırılmak istenmesi yine gündemde” diye konuştu.

“DEVLET İSTİSMAR YAŞINI 12’YE DÜŞÜRDÜ”

Değirmenci, “Kadını ekonomik hak gasplarına uğratarak boşanmasının önünü kapatmaya çalışıyorlar. Sistem bu düzenlemeyle cinayetlerinin nedenlerini çözeceğine kadını bu şekilde kuşatarak boşanmaları önlemeye ve de cinayetlerin devam etmesine yol açıyor. Nafaka hakkının devletin belli bir asgari düzey belirlemesi gerekiyor. Avrupa’daki mahkemeler kadını boşandıktan sonra koruyan pek çok uygulama var, Türkiye de benzer uygulamaları kanunlarına yansıtmalı. Kadın kendi ayakları üzerinde durabildiğinde güçlenir” diye konuştu.

Çocuk istismarı ve buna dair yargı paketlerinde yer alan düzenlemelere değinen Değirmeci, Çocuk Hakları Sözleşmesinin imzacısı olan Türkiye’nin hükümlülüklerini yerine getirmek zorunda olduğunu vurguladı. Daha önceki düzenlemelerde ailenin rızasıyla evlenme yaşının 17 olduğunu belirten Değirmenci, Çocuk Hakları Koruma Kanunu’nda istismarı önlemek için 103 ve 104. maddelerinde yer alan ‘istismarı işleyene 8-15 yıl arasında ceza verir. 15 yaşın altındakileri ailelerin şikayetiyle, 15 yaşın üstündeyse rıza aranır’ ifadelerini hatırlattı. Bu düzenlemenin tepkilerin ardından iptal edildiğini aktaran Değirmenci, şimdi uygulanan düzenlemede cezaların arttığı görülüyor olsa da istismar yaşını 12 yaşına düşürülmesine dikkat çekti.

“KADINLAR BİRLİKTE MÜCADELE ETMELİ”

Değirmenci, “Bizim çocukları korumak gibi bir derdimiz var. Biz çocuklarımızı cinsel istismara karşı koruyamıyorsak kadınlarımızı şiddete ve cinayete karşı nasıl koruyacağız? Devletin görevi çocukları, mağdur durumda olan kadınları korumaktır. O nedenle bu yasaya karşı çıkmalıyız. Böyle bir yasanın gündeme geldiğinde bizim göstereceğiz direnç çok önemli. Bizim kadınların ve çocukların haklarını gasbedenlere karşı mücadele etmeliyiz. Bu mücadele sadece kadıların değil erkeklerin de mücadelesi. Ama kadınlar daha fazla ezildiği için bu mücadelenin en önünde olmak zorunda. Bu mücadele cinsiyet mücadelesi değil iktidar ve ataerkil sisteme karşı bir mücadele. Bu yüzden birlikte mücadeleyi etmeliyiz” dedi. (İzmir/EVRENSEL)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Bizim yoksulluğumuzun asıl nedeni nedir?

SONRAKİ HABER

Gürcistan'da halk, erken seçim taleplerinde ısrarcı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa