08 Kasım 2019 04:13

Maltepe direnişi: Ya efsane olacağız ya da gazoz!

​​​​​​​Emek Partisi Maltepe İlçe Yöneticisi Fatih Torum, Maltepe Belediyesi işçilerinin direnişini yazdı.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Fatih TORUM
Emek Partisi Maltepe İlçe Yöneticisi

Yıllar önce bir içecek firmasının kullandığı “Gazoz olma, efsane ol!” sloganı, Maltepe Belediye işçilerinin 8 gün süren direnişleri boyunca işçilerin birbirleri ile olan diyaloglarında kullandığı temel motivasyon kaynağıydı. Dışarıdan gelen desteklerde konuşulan “Maltepe Belediyesi işçisi kazanırsa, Türkiye işçi sınıfı kazanacak” sözlerinin işçilerde karşılık bulan biçimi diyebiliriz.

Maltepe belediye işçileri son beş yıllık çalışma sürelerini çeşitli biçimlerde mücadele ederek geçirdi. KHK ile gelen sözde kadro öncesi taşeron firmaların sömürü çarklarından ağır biçimde geçtiler. İş güvencesi yoksunluğu, düşük ücretler, mobbing, esnek çalışma ve toplanma alanlarındaki düzensizlikler gibi birçok sorunla karşı karşıya geldiler. Belediyenin çeşitli birimlerinde farklılık gösterse de yaşanan sorunlar karşısında işçilerin öfkesi gittikçe büyüyor, çıkış yolu arıyorlardı.

KOMİTELER KURULDU

Belediyenin diğer birimleri gibi temizlik işçileri de bu sorunları en ağır biçimde hissediyordu. Sorunlarına çözüm bulmak isteyen temizlik işçilerinin, taşeron firma ve belediye yetkilileriyle görüşmeleri sonuçsuz kalmış, vaatler tutulmamıştı.

Bu süreçte işçilerde gelişen örgütlenme ve sendikalaşma fikri, Maltepe Belediye İşçileri Komitesinin kurulmasının temelini oluşturdu. Çeşitli işyeri ve birimlerden katılımla kurulan Komite yoluyla işçiler aralarında sorunlarını konuşup, kararlar aldı ve diğer mahalle ve işyerlerindeki arkadaşlarıyla mücadeleyi örgütledi. Belediye yönetimine, taşeron firmalara ve Maltepe halkına çağrılar yaptı. Belediye işçileri komitesi sadece kendi sorunlarını değil, işçi sınıfının temel meselelerini, örneğin dış politikadaki durum ve ekonomik kriz gibi konuları da ele aldı.

Maltepe Belediyesi temizlik işçileri bu komitenin omurgasını oluşturdu. Sendikalaşma süreci diğer birimlere göre daha geç olmasına rağmen (yetki-iş kolu, mahkeme süreci) daha sağlam bir birliğin temelini oluşturdu. Sendikalaşma süreci, diğer birimlerdeki gibi belediye müdürlerinin, amirlerinin izniyle değil sıkı bir mücadeleyle ilerledi. Komitelerde alınan kararların tartışılması ve uygulanması süreci, aynı zamanda bu mücadelenin önderleri olan öncü işçilerin ortaya çıkışını ve gelişimini hızlandırdı. Komitenin zayıflığı ise dış temizlik dışında diğer müdürlüklere henüz daha derinlemesine nüfus etmemiş olmasıydı.

Sonunda 2018 kasımında sözleşme imzalandı. Sözleşmeye göre haftalık çalışma saati 40 saate indirilecek, seyyanen 700 lira zam verilecek, yemek-yol ücreti ve kıdem artırılacak, işçi sağlığı ve güvenliği, disiplin ve zarar tespit komisyonu kurullarında işçi temsiliyeti sağlanacaktı. Ancak geçen sürede sözleşme uygulanmadı.

"BİZE EKMEK YOKSA SİZE HUZUR YOK"

Temmuz 2019’a gelindiğinde sendika şube yönetimi tüm birimlerde bir günlük iş bırakma kararı alarak toplu iş sözleşmesinin uygulanmasını istedi. Belediye yönetimi bu çağrılara kulak vermeyip eylemden kısa bir süre sonra türlü bahanelerle park bahçeler biriminde çalışan Genel-İş 2 No’lu Şube Yöneticisi Alkan Okuducu’yu işten attı.

Yapılan görüşmeler sonuç vermeyince Alkan Okuducu, Maltepe Belediyesi ana binasının karşısında oturma eylemine başladı. Çeşitli destek ziyaretleri ve açıklamalarla eylem devam ederken, belediye yönetimi zabıtalar eliyle eylemi sürekli provoke etti, direnişe karşı gittikçe sertleşen bir tutum içine girdi.

Tarihler 22 Ekim 2019’u gösterdiğinde ise Maltepe Belediyesi, çalışanlarına yönelik bir öğle yemeği organize etti. Bir dönem yemek ücretleri net 7 liraya düşürülmüştü, işçiler aylardır kesintiye uğrayan yemek ücretlerini geri alamıyordu. Temizlik işçilerinin yemek davetine tepkisi “Bizim paramızla bize yemek ısmarlıyorlar” oldu. Direnişte olan Alkan Okuducu’nun yanına gidip soğan ekmek yiyerek belediyeyi protesto etme kararı aldılar. Eylem ulusal medyada çok ses getirdi. Eylemden üç gün sonra, 25 Ekim günü Maltepe Belediyesi soğan ekmeği bile işçiye çok görerek Ali Sönmez, Serkan Bal ve Gürsel Kahriman isimli ikisi sendika işyeri temsilcisi olmak üzere, üç temizlik işçisini işten attı. Böylece cin şişeden çıkmış oldu.

Sendika şube yönetimi ve işyeri temsilcileri hızlıca bir araya gelerek süresiz direniş kararı aldı. 400 temizlik işçisinin tümü süresiz iş bıraktı. Maltepe Aydınevler’deki şantiye artık bir direniş alanına döndü. İşten atmalara karşı ilk slogan “Bize ekmek yoksa size huzur yok” oldu.

HEPİMİZ BİRİMİZ İÇİN

Temizlik İşçileri Komitesi beş yıl içinde olgunlaşmış öncü ileri işçilerin soğukkanlılığı ve işçi hareketini yönetme kabiliyetini göstermiş 400 kadar işçi iş bırakmıştı. Yılların verdiği sıkıntı, yok sayılma, hakaret, hiçleştirme karşısında temizlik işçileri müthiş bir birlik sağlamışlardı. İşten atılan işçi önderlerinin de etkisiyle artık talep sadece atılan işçilerin geri alınması değil, imzalanan toplu iş sözleşmesinin de uygulanması oldu.

İlk günün akşamı işçiler şantiyede toplandı. Süpürgeciler, kamyon arkasında çalışan işçiler ve şoförler de bu direnişe dahil oldu. İlk günün gecesi belediye şirket yöneticilerinin talimatıyla polis çok sert müdahalede bulundu. Coplu, biber gazlı sert bir müdahaleydi bu. Saldırı işçileri mücadele etrafında daha çok kenetlendirdi. İşçiler bu müdahaleyle birlikte kimlerin aslında kendi yanında olduğunun farkına vardılar. Yüzde 70’inden çoğu CHP’li olan işçiler, belediyenin ve partinin bu tutumundan dolayı duygusal kopuş yaşadılar.

Tarihler 28 Ekim’i gösterdiğinde ise belediye işçileri, Maltepe Belediyesine yürüyüş kararı aldı. Temizlik birimi işyeri temsilcileri ve öncü işçiler, fen işleri birimine giderek işçilere direnişe katılım çağrısı yaptı. Ve fen işlerinde çalışan işçiler de iş bıraktı. Artık sokaklar işçilerindi. Bütün mahalleler çöpten geçilmiyor, Maltepe belediyesinin sosyal medya hesaplarına halk tepki mesajları atıyordu.

BİRİMİZ HEPİMİZ İÇİN

İşçilerin Maltepe Belediyesine yürüdüğü gün CHP il merkezinde görüşme masası kuruldu. Belediye başkanı altı ay önce yaptığı teklifi yineledi, bu teklifin kabul edilmesi durumunda işten atılan işçilerin geri alınacağını söyledi. Atılan işçiler, adeta şantaj aracı haline getiriliyordu.

Teklif; 270 lira seyyanen zam, haftalık 40 saat çalışma saati uygulamasına mayıs 2020’de geçilmesiydi. 28 Ekim akşamı görüşmeden sonra bu teklif, Genel-İş merkez yöneticisi tarafından şantiyedeki işçilere iletildi. Teklife kimi işçiler “Arkadaşlarımızın işe geri alınması önemli” kimi işçiler ise “Toplu iş sözleşmemizi mutlaka uygulatmamız gerekir” şeklinde yanıt verdi. İleri işçiler ve işyeri temsilcilerinin önerisiyle şantiyede referandum sandığı kuruldu. İşçiler belediyenin teklifine ya tamam diyecek ya da direnişe devam diyecekti. Şantiyede işçi demokrasisi uygulamaya konuldu.

Oylamanın sonucunda “Direnişe devam” kararı çıktı. Bu dönemde işçiler Genel-İş Sendikasının direnişi anlatan bildirilerini Maltepe sokaklarında dağıtmaya başladı, Maltepe halkından inanılmaz sevgi gördü. Sokakları 8 gün boyunca çöp dolan Maltepeliler, işçi kardeşlerini bağrına bastı, bildiri dağıtan işçilere ilgilerini “Bildirileri bize de verin biz de çevremize dağıtalım” şeklinde gösterdi.

Tarihler 2 Kasım’ı gösterdiğinde ise sabaha karşı protokol işçilere sorulmadan sendika ve belediye arasında imzalandı. Anlaşmaya göre işçi 310 lira seyyanen zam alacak, haftalık 40 saat çalışma uygulamasına mayıs 2020’de geçilecekti. Maltepe Belediyesi geri adım atmıştı. İşyeri temsilcileri ve öncü işçiler bu anlaşmayı doğru bulmasalar da sendikal birliklerini bozmamak ve haziran 2020 de gerçekleşecek yeni toplu iş sözleşmesi için güç biriktirmek amacıyla kabul ettiler.

İŞÇİ BİRLİK OLDUĞU ZAMAN KAZANIYOR

Sonuç olarak 8 gün süren Maltepe Belediye işçileri direnişi, Türkiye işçi sınıfı hareketi bakımından önemli bir deneyim oldu. Maltepe belediyesi işçilerinin direnişi göstermiştir ki; işçiler kendi talepleri etrafında birlik oldukça ve bu birliklerini komitelerle mücadeleye dönüştürdükçe kazanım elde edebilir. İşçilerin kendi birliklerini sağladıkları koşullarda hem sendika içinde hem TİS mücadelesinde ilerledikleri; bunu başarmadıkları, birliklerini sağlayamadıkları ya da birliklerini bozdukları durumlarda ise koşullara teslim olduğunu gösterdi.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Merve Demirel'i taciz eden polisin ifadesi avukatlara haber verilmeden alınmış

SONRAKİ HABER

Balçova'da kadın hakları tartışıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa