04 Kasım 2019 16:25

Süslendirilmiş sömürü programı: Sosyal çalışma programı

"Devlet halk dilinde ana ise baba ise borçlarımızı silsin ama devlet patronların babası. Halkın anası babası olsaydı işçiye 2020 TL reva görmezdi."

Paylaş

Alican BAŞ

Munzur Üniversitesi

Üniversitelerde gençliğin sorunları yumak haline dönüşmüş durumda: aldığı burs ya da kredi yetmez olmuş ve geçinebilmek için öğrenciler ders çıkışında veya öğrenci olduğu halde okula hiç gitmeyip kafeterya vb. gibi yerlerde günlük 30 ila 35 lira gibi düşük ücretlerle çalışıyor. Okul dışında sömürü varda içeride yok mu?

Kısaca bu sosyal çalışma programına bakalım: “Sosyal Çalışma Programları, üniversite öğrencilerinin bir yandan kamu kurumlarında toplumsal faydası olan işlerde çalışabilecekleri, diğer yandan mesleki niteliklerini geliştirebilecekleri programlardır. Program düzenlenebilecek alanlar şöyledir: Doğanın korunması, kültürel mirasın restorasyonu, korunması ve tanıtılması, kütüphanelerin bakımı ve düzeni, kamu kurumlarının kültürel ve sosyal hizmetlerinin desteklenmesi”

Bu program ekonomik kriz koşullarında üniversitelerdeki hizmet giderleri masraflarının azaltılması amaçlı olduğu apaçık ortadadır. Bu programı kendi üniversitemden yola çıkarak nasıl işlediğini anlatmaya çalışacağım. Munzur Üniversitesi %85’i bölgeden gelen öğrencilerden oluşuyor. Bölge dediğimiz yer genellikle Kürt halklarının oluşturduğu askeri hareketliliğin, savaş politikalarının yoğun olduğu bir coğrafya. Bölgenin ekonomik durumuna baktığımızda maddi olarak yoksul bir halk ve doğalında gelişen, gelecek kaygısı olan, ekonomisi zayıf, bir gençlik var.

Ancak bu sosyal çalışma programının esası açıkladıkları amaçlar kadar masumane değil. Bu programda çalışmak istiyorsan AKP’ye üye olacaksın yoksa çalışamazsın. Bu şekilde AKP hükümeti yoksul öğrenci kesiminin ekonomik sıkıntılarını fırsat bilerek buna çözüm üretmek yerine kendi siyasal çıkarları için “Sosyal Çalışma Programı”nı alet etmektedir. İŞKUR önlerinde oluşan kuyrukları artık üniversitede de İŞKUR bürolarının önünde görmekteyiz.

Öğrencinin ihtiyacı sosyal çalışma programında sömürülerek para kazanması değil. Burs ihtiyacı ve eğitim hakkının verilmesi. Devlet halk dilinde ana ise baba ise borçlarımızı silsin ama devlet patronların babası. Halkın anası babası olsaydı işçiye 2020 TL reva görmezdi ya da 500 TL karşılığındaki bursun/kredinin asla bir aylık geçinmeye yetmediğini bilirdi. En önemlisi işsizlik tavan yapmazdı bu memlekette. Yurt ücretini aksattırdı diye yurttan atmakla tehdit ederler ancak. Öğrenciye sosyal sömürü değil de geçinebileceği yani asgari ücretin yarısı kadar burs verilmesini, barınma hakkımızın ücretsiz bir şekilde karşılanmasını talep ediyoruz.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Çevre mühendisliği istihdam yaratır mı?

SONRAKİ HABER

Prof. Dr. Ahmet Arslan: Diyanet biraz daha gayret ederse insanlar ateist olacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa