04 Kasım 2019 16:23

Çevre mühendisliği istihdam yaratır mı?

Artan çevre sorunuyla beraber çevre mühendisleri açısından yeni iş olanaklarının oluşacağı düşünülüyordu fakat çevre mühendislerinin iş imkanlarına baktığımızda bu durumun değişmediğini görmekteyiz.

Paylaş

Berfin Ezgi TATLI

Yıldız Teknik Üniversitesi

Çevre mühendisliği bölümüne yeni başlayan öğrenciler olarak ilk dersimize girdiğimizde hocamız neden bu bölümü tercih ettiğimizi sordu. Bununla birlikte “Çevre mühendisliği istihdamı artıyor mu?” sorusuyla karşılaştık. Çevre mühendisliği 1. Sınıf öğrencileri olarak kafalarımızda oluşan bu soruyu birlikte konuştuk.

SORUN=İSTİHDAM

Ceyda’yla başlıyoruz ilk olarak. Arkadaşlarıyla buluştuğunda çevre mühendisliğini tercih eden kişinin tek kendisi olduğunu ve arkadaşlarının “Çevre mühendisliği ileride çok önemsenecek” gibi yorumlar yaparak çok iyi bir bölüm tercih ettiğini düşündüklerini söylemekle başlıyor. “Artan çevre sorunlarıyla birlikte insanların bu konuda bilinçlenmeye başladığını düşünüyorum ve bu da biz çevre mühendislerine yeni iş olanakları doğuruyor.” diyerek arkadaşlarına katıldığını belirtiyor.

Nefise’yle konuştuğumda çevre mühendislerinin çevre sorunlarıyla ilgilendiği için bu sorunların artmasının çevre mühendislerine istihdam yaratacağını düşündüğünü belirtiyor. Hazal katılmakla birlikte istihdam yaratılma olanaklarının olduğunu fakat devletin bu konuda eksik kaldığını, destek vermediğini dillendiriyor. Esra, olanakların kesin olmadığını fakat insanların bilinçlenmesiyle beraber istihdam yaratılabileceğini ve alınan kararla birlikte her fabrikada çevre mühendisi bulunmasının zorunlu hale gelmesinin de bunun önünü açacağını ekliyor. Aksine Yiğit ise çevre sorunlarının günümüzde had safhaya ulaşmasına rağmen geçen senelere oranla çevre mühendislerinin işe alımında bir değişiklik olmadığına dikkat çekiyor. Çevre sorunlarının artması sebebiyle çevre mühendislerinin daha çok çalışıp bu sorunları azaltabileceğine inanmadığını belirttikten sonra insanların bilinçlenmesi gerektiğini dile getiriyor ve çevre sorunlarının artmasının çevre mühendislerine daha çok iş olanakları sağlamadığını söylüyor.

Baktığımızda çevre mühendisliği 1. Sınıf öğrencilerinin çoğunluğunun artan çevre sorunları, iklim krizleriyle birlikte çevre mühendislerine istihdam yaratıldığını düşündüklerini söyleyebiliriz. Peki gerçekten de çevre mühendisliği istihdam yaratır mı? Bakalım birlikte.

GERÇEKLER TAM TERSİ

2018 yılı verilerine bakacak olursak geçtiğimiz senelere oranla artmakla beraber toplam kontenjan sayısının 1323 olduğunu görüyoruz. Bununla birlikte geçtiğimiz sene 996 mezun veren çevre mühendisliğinde Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynaklarının açıkladığı bilgilere göre çevre mühendisliğinde işe girme oranı %49. KPSS’yle birlikte belediyelere alımlara baktığımızda da çevre mühendisliği için Türkiye genelinde toplam 15 kontenjan açılmış. 2017’de açılan kadro sayısı ise 14. 2017’den bu yana dünyada artan çevre krizleri doğrultusunda çevre mühendisleri açısından yeni iş olanaklarının oluşacağı düşünülüyordu. Fakat çevre mühendislerinin iş imkanlarına baktığımızda ise bu durumun değişmediğini görmekteyiz. Yeni çıkan yönetmelikle birlikte fabrikalarda çevre mühendisi bulundurulmasının zorunlu hale gelmiş olması çevre mühendislerine iş imkânı yaratıyormuş gibi görünse de durumun öyle olmadığını görüyoruz. Fabrikalarda kurulan arıtma tesislerinde çevre görevlisi unvanıyla bir inşaat mühendisi hala çalışabiliyor. İnşaat mühendisliği dışında, 4 yıllık üniversite mezunu birisi de fabrikalarda bulunması zorunlu olan bu tesisleri yönetebilme yetkisine sahip. Durum böyleyken işveren çevre mühendisi işe almak yerine “çevre görevlisi” unvanıyla zaten çalıştırdığı birini bu alanda da çalıştırabiliyor. Bu da hem kurulan arıtma tesislerinin işlevsizleşmesi sorununu doğuruyor hem de çevre sorunları artsa da çevre mühendisliğinin iş imkanları açısından pek bir değişiklik olmadığını gösteriyor.

Peki bunca çevre problemi karşısında sürekli çevrenin korunması gerektiği öne sürülmesine rağmen çevre mühendislerine neden hala istihdam sağlanmadığını soracak olursak, aslında burada tartışmamız gereken konunun çevre sorunlarının neden bu denli artış gösterdiği ve bu sorunun kaynaklarıdır.

CİDDİ ÇEVRE SORUNLARI YARATIYOR

Arıtma tesisleri ve geri dönüşümden bahsettiğimizde bunun oldukça maliyetli bir iş olduğunu söyleyebiliriz. Mevcut ekonomi politikaları açısından daha fazla kar elde etme ve kar odaklı üretim ilişkisi içerinde devamlılığını sağlayan kapitalist sistemde bu kar elde edilirken yalnızca çıkar doğrultusunda hareket ettiklerini ve bu aşamada çevre kirliliğinin önemsenmediğini görürüz. Örneğin termik santrallere baktığımızda, fosil yakıtların elektrik enerjisine dönüştürülmesi için kurulan bu tesislerde üretilen enerjiden çok daha fazla atık madde üretiliyor ve üretilen bu atık maddeler esnasında çevreye salınan gazlar yüzünden oluşan çevre kirliliği bulunduğu alanlardaki tarım arazilerini ve insanların sağlıklarını, sinir sistemlerini de kötü yönde etkiliyor. Genellikle şehirden uzak yerlere kurulan bu santraller için, az nüfuslu yerlerde istihdam sağlanması iddiasıyla bu bölgelere kurulduğu öne sürülüyor. Fakat küçük yerlerin seçilmesinin de oluşan zararı bir biçimde gizlemeye yönelik olduğunu görüyoruz. Ucuz elektrik üretmek uğruna doğanın bozulmasının göze alınması, istihdam yarattığı gerekçesiyle üstü kapatılmaya çalışılsa da bu sistemin çevreden, doğal kaynakların korunmasından ve verimli kullanmasından öte olan daha fazla kar kaygısını gözler önüne seriyor. Örneğin Türkiye dünyada en fazla plastik çöp ithal eden ülkeler arasında. Bunca plastik çöpü ithal ederken bunların yalnızca %1’lik kısmını geri dönüştürebiliyor. Plastik çöp ithal etme konusunda dünyada ilk üçte yer alan Türkiye, bu çöpleri geri dönüştürmede en başarısız 20 ülke arasında.* Bu da para karşılığında alınan bu çöpleri dönüştürmediği/ dönüştürülemediği halde ısrarla alımının devam edilmesi ile bırakacağı zararlar görmezden geliniyor.

Sonuç olarak kar hırsı ile doğayı tahrip etmekten çekince duymayan canlılığın yaşam alanlarını yok edenler, aynı doğayı tüm insanlığın yararına korumak için bahsedildiği gibi artan çevre felaketlerine, iklim krizine karşı istihdam yaratmaya gerek duymazlar. Sorunun kaynağı buradayken de çevre mühendislerinin istihdamının artırılmasıyla çevre sorununun çözümüne ulaşmak mümkün görünmüyor.

*https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-45914071

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Bizim hikayemiz milyonlarca gencin hikayesi

SONRAKİ HABER

Tekel bayilerin saat 22.00 isyanı: Alkol satış sınırı gece yarısına alınsın

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa