03 Kasım 2019 15:25

Savaş bir halk sağlığı sorunudur

Savaş, doğada ve insanda tahribat yapan, toplumsal yaşamı tehdit eden ve insan eliyle yaratılan bir halk sağlığı sorunudur.

Paylaş

Tıp fakültesi öğrencileri 

Dokuz Eylül Üniversitesi 

Bugün ülkemizin ana gündemini “Barış Pınarı” harekatı oluşturuyor. Fırat’ın doğusunda Suriye sınırlarının 30 km kadar içinde güvenli bir bölge oluşturma, bu bölgede kendi denetiminde mülteci kampları oluşturmayı hedefleyen bir hareket olarak duyuruldu. Türkiye’nin güvenliği sağlamak ve mülteci sorununu çözmek iddiaları ve beka söylemi ile savaşın gerçek yüzü gizlenmeye çalışılıyor. Fakat biz hekimler ve hekim adayları için bütün haklılık iddialarına rağmen savaş, doğada ve insanda tahribat yapan, toplumsal yaşamı tehdit eden ve insan eliyle yaratılan bir halk sağlığı sorunudur. 

SAVAŞ ÖLÜM VE HASTALIK NEDENİDİR 

Savaş ölüm (mortalite) nedenidir. Tarihsel düzlemde bakıldığında savaşlar iki ya da daha fazla rakip güçler arasında olan biten kanlı mücadeleler olarak yazılmaktadır. Fakat ölenlerin ve yaralananların %80’ini sivil halk oluşturmaktadır. Örneğin 2011 yılından beri süregelen Suriye iç Savaşında kayda geçen 185 bin ölümün 113 bini sivil ölümlerdi. Resmi olmayan verilere göre kayıp ve ölüm sayısı 400 bini bulmakta. 

Savaş hastalık (morbidite) nedenidir. İnsanların evleri, fabrikalar su ve yiyecek depoları yıkılmakta, ölen insan ve hayvan cesetleri kokuşmakta, her türlü hastalık vektörü (taşıyıcı) üremekte ve kalabalık, sağlıksız koşullarda yaşanması nedeniyle bulaşıcı hastalıklar yaygınlaşmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre Nisan 2017'den Mart 2019’a kadar Yemen’i vuran kolera salgını 2500’ün üzerinde kişinin hayatını kaybetmesine neden olurken, 1,2 milyon şüpheli kolera bildirimi yapıldı. 

BURSA BÜTÇE YOK, SAVAŞ İÇİN  

Savaşların getirisi olan göçler ve mülteci sorunu beraberinde ölüm ve hastalıkları arttırmaktadır. Mülteci kamplarındaki insani olmayan koşullardan dolayı ölüm hızları 10 katına yer yer 20 katına çıkabilmektedir. Ölenlerin büyük çoğunluğunu ise 5 yaşının altındaki çocuklar oluşturmaktadır. İran-Irak savaşı sürecinde kurulan Zakho kamp bölgesinde göç öncesi kaba ölüm hızı 0.7 iken göç sonrası 12.6’ya yükselmiştir. Hatta Sudan İç Savaşında oluşturulan Ayod kamp bölgesinde ölüm hızı 1.6’dan 23.0 ‘a yükselmiştir. 

Savaş sürecinde sağlık hizmetlerine ulaşım kısıtlanmakta büyük çoğunlukla da sağlık hizmetleri devam ettirilememektedir. Bunun yanında aktörler toplumsal kaynakları askeri harcamalar için kullanmaktadırlar. Öğrencilerin çok cüzi olan KYK kredi/burslarına zam yapmayı bütçe yokluğundan reddeden, öğrencilerin burs isteğini beleşçilik olarak nitelendiren hükümet temsilcileri S400’ler için 2,5 milyar dolar ayrılmasını Türkiye bekası için hayati olduğu halkımıza inandırmaya çalışmaktadır.  

Biz hekimler için sağlık tanım insanın biyopsikososyal açıdan tam iyilik halidir. Görülüyor ki savaş tüm yüzüyle insan sağlığının düşmanıdır. Savaşa hayır, barış hemen şimdi! 

Savaş karşıtı tutum almak hekimlerin görevidir.

Dünya Tabipler Birliğinin bildirdiği şekilde: 

Hekimler, çatışmalar sırasında nüfusun katlandığı acıların hafiflemesi için tarafları etkileme çabası içinde olmalıdır. 

Hekimler ve ulusal tabip birlikleri (UTB) savaşın insani açıdan yol açacağı sonuçlar konusunda hükümetleri ve devlet dışı aktörleri uyarmalıdır. 

Hekimler, siyasetçilerin, hükümetlerin ve yetki sahibi diğer kesimlerin, silahlı çatışmayla ilgili aldıkları kararların sonuçlarının daha fazla farkına varmalarını sağlamak için çalışmalıdır. 

 

 

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Yeni bir bölüm “rekreasyon yönetimi”

SONRAKİ HABER

15 yaşındaki kız çocuğunu istismar eden sanığın tutuksuz yargılanmasına tepki

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa