28 Ekim 2019 15:17

Her dağcı doğa konusunda hassastır

Son günlerde doğa talanlarının, iklim krizinin gündemimize oturmasıyla birlikte biz de Mersin Üniversitesi Doğa Sporları Topluluğu başkan yardımcısı ile topluluğu ve doğayı konuştuk.

Paylaş

Merve KARATAŞ

Mersin

Son günlerde doğa talanlarının, iklim krizinin gündemimize oturmasıyla birlikte biz de Mersin Üniversitesi Doğa Sporları Topluluğu başkan yardımcısı ile topluluğu ve doğayı konuşmak için bir araya geldik.

TOPLULUĞA DESTEK VERİLMİYOR

Merakımıza yenik düşerek çok hızlı bir biçimde Doğa Sporları Topluluğu’nun neler yaptığını sorduk. Yanımızdaki arkadaşımız da heyecanlı bir şekilde söze atıldı: “Mersin Üniversitesi Doğa Sporları Topluluğu olarak, Türkiye Dağcılık Federasyonu tarafından verilen eğitimleri tamamlamış bireyler tarafından üyelerimize eğitim veriyoruz. Türkiye Dağcılık Federasyonu ile birebir aynı eğitimleri veriyoruz: dağcılık eğitimi, kaya tırmanışı eğitimi ve spor tırmanışı eğitimi verme yetkimiz var ancak bizim okulumuzda spor tırmanış duvarı olmadığı için spor tırmanışı eğitimi konusunda zorluklar çekiyoruz.  Spor tırmanışı eğitimi dışında diğer bütün dağcılık branşlarında başarılı eğitimler veriyoruz.” “Bu gibi teknik aksaklıkların giderilmesi hakkında nasıl bir adım atmalıyız, neler yapabiliriz?” gibi düşüncelerime dalarken arkadaşım sinirli ve usanmış bir sesle söze atılıyor: “Bu eksiklerin giderilmesi için biz gerekli birimlere defalarca başvuruda bulunduk ancak sorunumuz bir türlü çözülmüyor. Üniversite bize gerekli bütçeyi vermiyor. Biz bu sebeple farklı üniversitelerin duvarlarını kullanmak zorunda kalıyoruz. Bunun dışında daha çok doğal kayaya gidiyoruz.”

Mersin’de yaşamanın bu topluluk için artılarını merak ederken arkadaşımız Mersin’de olmanın avantajı çok diyerek ve az önceki siniri biraz yatışarak konuşmaya devam ediyor: “Mersin’de olmanın avantajı çok fazla çünkü iklim bakımından Mersin çok iyi. Mersin’de doğru dürüst kış yok. Dezavantajı ise kış tırmanışı yapamıyoruz. Kış tırmanışı yapmak için Torosların yüksek yerlerine çıkmak zorunda kalıyoruz.”

ÇEVREYE KARŞI SORUMLULUK

Konumuz iklime gelmişken bu günlerde de gündemimize oturan iklim krizini soruyoruz: “Her dağcı doğa konusunda çok hassastır. Benim 81 ilde en az bir dağcı arkadaşım vardır. Bu sebeple onları yakından tanıyorum. Dağcıların doğaya olan bakışları bana umut veriyor. Örneğin, dağ tırmanışı yaptığımızda çöplerimizi hep yanımızda taşırız. Çöp konteynırı bulana kadar çöplerimiz hep yanımızdadır. Çevre sorunları nasıl çözülür? Bu sorular tartışmaya açıktır. Topluluk olarak çevre kirliliğine karşıyız. Bazen insanları çöplerinizi yere atmayın diye uyardığımızda kötü tepkilere maruz kalıyoruz. Bunu değiştirmek için bireysel değil toplumsal bir birliktelik olması gerektiğini düşünüyorum.”

Topluluk olarak iklim ve çevre sorunlarına değinen etkinlikler yapıp yapmadıklarını merak ediyoruz ve arkadaşımız merakımızı hemen gideriyor: “Geçen sene ilkokul çağındaki çocuklara çevre ile ilgili bir sunum yaptık. Bunu çocuklarla yapmak çok güzeldi. Çünkü bu sorunun çocuklara iyi anlatabilirsek gelecek nesiller sorunu kökünden çözebilirler. Yetişkin bireylerle ise herhangi bir etkinlik yapmadık. Çünkü bunu düzenleyebilecek bir destekçi kurum yoktu. Biz bunu planlasak okuldan bir salon istesek buna pek sıcak bakılacağını düşünmüyorum. Çünkü biz dağcılık eğitimi vermeye çalışıyoruz bununla ilgili bile salon istediğimizde sorunlarla karşılaşıyoruz. Buna rağmen çevre için ufak da olsa elimizden gelen her şeyi yapıyoruz.”

DAĞCILIK BÜYÜK BİR AİLE

Son olarak bir öğrenci neden Mersin Üniversitesi Doğa Sporları Topluluğuna üye olmalı diye sorduğumuzda şöyle bir yanıt alıyoruz: “Dağcılık özel bir spor dalıdır. Herkese ‘hadi gel dağcılık topluluğuna üye ol’ diyemezsin çünkü insanların aklına gelen ilk şey güvenlik oluyor. İnsanları bu topluluğa üye etmeden önce onların önyargılarını kırmalısın. Tercih etmelerinin ana sebebi, dediğim gibi benim 81 ilde 81 evim var. Bu topluluğa üye olan insanlar Türkiye’nin her yerinden hatta dünyanın her yerinden insanlarla tanışacaklardır.  Bu açıdan mutlaka tercih edilmelidir. Her sporun elbette riskleri vardır ancak doğru malzemeleri doğru yerde kullanırsak sağlıklı bir şekilde eve dönebiliriz. Ayrıca doğayla iç içe olmanın inanılmaz bir rahatlığı vardır. Bu sebeple herkese dağcılık topluluğunu tavsiye ediyorum.”

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Denizcilik hayalleri vs staj gerçekleri

SONRAKİ HABER

TGS etik gazetecilik için cinsiyet eşitliği rehberi hazırladı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa