28 Ekim 2019 14:36

İki kavram: Determinizm - İndeterminizm

344. sayımızın kuram sayfasında determinizm-indeterminizm kavramlarını inceledik.

Paylaş

İNSAN EYLEMİNİ YORUMLAMANIN İKİ METFİZİK YOLU

İnsanın tarihsel eylemiyle, onun dışındaki etkenlerin arasındaki ilişki konusunda farklı görüşler vardır. Diyalektik materyalizm bunların birbirleri üzerinde sürekli etkileşimini vurgularken, metafizikçiler aradaki ilişkiyi koparmış ve insanlık tarihini böyle yorumlamışlardır. İnsan eylemi ve insandan bağımsız olarak var olan nesnel koşullar arasındaki diyalektik ilişkiyi koparan bir anlayış, ya birini ya da diğerini kesinleştirici unsur olarak görür. Bu anlayışın bir ucu determinizm, yani belirlenimcilik, diğer ucu ise indeterminizm, yani belirlenmezciliktir.

BİRİNCİ UÇ: DETERMİNİZM

Determinist görüşe göre evrendeki olay ve olgular önceden belirlenmiştir, onlar öyle olmalarını zorunlu kılan birtakım yasa veya güçlerin etkisiyle meydana gelirler. Buna göre doğada olup biten her şeyde katı bir şekilde belirlenmiş neden-sonuç ilişkisi vardır. Bu nedenler ve sonuçlar zinciri kırılamaz veya insan iradesi ile değiştirilemez. Burada bir insan iradesinden ve onun özgür eyleminden bahsedemeyiz.

İKİNCİ UÇ: İNDETERMİNİZM

İndeterminizm ise determinizmin tam karşıtıdır. Hiçbir neden sonuç ilişkisinin sürekli bir zincir oluşturamayacağını söyler. Buna göre insanın eylemi dış etkilerden bağımsızdır, onu belirleyen, etkileyen veya kısıtlayan hiçbir dış unsur yoktur. İndeterminizmin en yaygın şekillerinden birisi ise voluntarizm, yani iradeciliktir.

İnsan eylemini yorumlamanın Marksist yolu: TARİHSEL MATERYALİZM

Tarihsel materyalizm Marks ve Engels’in, toplumlar tarihini yorumlamakta kullandıkları bilimsel yöntemin adıdır. Marks ve Engels metafizikçilerin aksine tarihte insanın rolüyle onu çevreleyen unsurların birbiriyle olan ilişkilerini görmüş ve bunların aralarındaki ilişkiyi incelemişlerdir.  Bu ilişki içinde bir toplumun üretim biçimi, son kertede insanların bütün bir toplumsal yaşamını koşullayan temeldir. 

Tarihsel materyalizmin ortaya koyduğu görüş ekonomik ilişkilerin “tek” değil “temel” belirleyici olduğu yorumudur. Elbette tarihsel olayların oluşmasında veya gelişmesinde ekonomik ilişkilerin dışında da birçok etken (hukuk, felsefe, din, bilim, sanat vb.) bulunur; bunlar da örneğin ekonomi üzerinde etkide bulunabilir, ancak “son kertede” belirleyici olan, diğerlerinin var oldukları temeli belirleyen, toplumun maddi yaşamı yani ekonomik altyapıdır.

Mark ve Engels’ın tarih anlayışı, insanı tarih karşısında pasif ve edilgen varsayan Feurbach’ın mekanik materyalizminden de ayrılır. Evet, insanlar kendilerinin seçmedikleri nesnel koşullarda doğar ve yaşarlar, bu onların eylemlerini sınırlar. Ancak insan bu nesnel koşullar üzerinde etkide bulunabilir. Sonuçta diyebiliriz ki, tarihin belirli yasalarla açıklanabilmesi, onun insan tarafından yapıldığı gerçeğini değiştirmez. 

EKONOMİK DETERMİNİZM NEDİR?

Ekonomik determinizm toplumsal olay ve olguları belirleyenin ekonomik unsur olduğunu söyleyen anlayıştır. Yani ekonomik ilişkiler toplumların düşünce dünyasını, yaşayışlarını kesin olarak belirler. Bu kavram sık sık Marksizm’le ilişkilendirilir ve Marksizm’in materyalist tarih anlayışının da ekonomik determinist ve indirgemeci olduğu iddia edilir, daha basit bir ifadeyle Marksistlerin her toplumsal olayı ekonomiyle açıkladıklarını ve bunun hatalı olduğunu söylerler.

PEKİ MARKSİZM EKONOMİK DETERMİNİST MİDİR?

“… materyalist tarih anlayışına göre, tarihte en sonunda belirleyici etken, gerçek yaşamın üretimi ve yeniden üretimidir. Marx da ben de bundan daha çoğunu asla ileri sürmedik. Bundan ötürü, herhangi bir kimse bunu ekonomik etken biricik belirleyici etkendir diyerek bozarsa, bu önermeyi anlamsız, soyut, saçma bir söze dönüştürüyor demektir. Ekonomik durum temeldir, ama üstyapının çeşitli ögeleri –sınıf savaşımının politik biçimleri ve sonuçları, örneğin başarılı bir çarpışmadan sonra yenen sınıfın koyduğu anayasalar vb., hukuksal biçimler, özellikle de bu gerçek savaşımların onlara katılanların beyinlerindeki yansımaları, politik, hukuksal, felsefi teoriler, dinsel görüşler ve daha sonra bunların dogma sistemlerine gelişmeleri- de tarihsel savaşımların gidişinde etkilerini gösterirler ve birçok durumda özellikle onların biçimlerini belirlerler.”

F. Engels

Tarihsel Materyalizm Üzerine Mektuplar, Kor Kitap, s. 13.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Emperyalist güçlerin oturduğu masadan halklara fayda çıkmaz

SONRAKİ HABER

İzmir'de anaokulunda şiddet iddialarına soruşturma

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa