12 Ekim 2019 07:32

“Medarı maişet motoru” su alıyor!  

Yeni dönemin kapılarından hakkımız olanı kazanmak için girelim. Ne de olsa eğitim hakkımız, burs ihtiyacımız!

Kaynak: Max Pixel

Paylaş

        Milyonlarca üniversiteli bu hafta itibariyle kampüslere adım attı, ellerde büyük bavullarla yurt odalarına giriş yaptı, cepte olan olmayan paralar emlakçılara, ev sahiplerine verildi, idareten toplama eşyalar ile derme çatma evler kuruldu.

Başını sokacak bir yer bulanlar, şimdi bu başlar ile hayata tutunmanın derdinde.

Borçlar, zamlar, ele geçmeden biten paralar, harçlık avans pençesinde parasının olmaması için bile paraya ihtiyacı olanlar…

Ülkeyi yönetenlerin “Bu ekonomik kriz koşullarında bizim gençler nasıl okuyacak” diye bir dertleri yok.

Gençlik ve Spor Bakanlığı, sorunlarına çözüm bulmakla yükümlü olduğu gençliğin sorunlarına dair tek bir adım atmıyor. Ona bağlı olan Kredi ve Yurtlar Kurumu ise adeta “banka” gibi çalışıyor.

GENÇLİK GİDEREK YOKSULLAŞIYOR

2018 yılının verilerine göre göre 1.621.813 öğrenciye ödeme yapılmış. 1.140.632 kişiye geri ödemeli kredi olarak, 481.181 kişiye burs olarak.Kredi alıp da bunu ödeyemeyenlerin sayısı ise 5 milyona ulaşmış.

280 bin üniversite mezunu hakkında yasal işlem başlatılmış.

350.000 kişi de borç ödemesine başlayacaklar listesinde.

Bir kitap alabilmek için bile akşam ne yiyeceğini düşünen gençlerin ülkesi burası!

Bu ülkede ekonomik krizin bütün yıkıcı sonuçları gençliğin yaşamında hayat buluyor.

Gençlik giderek yoksullaşıyor, üniversite mezunları içinde işsizlik hızla tırmanıyor ama bu ülkede milyoner sayısı artıyor; her üç gençten biri işsiz hale gelirken, milyonerlerin listesine 21 bin 50 kişi daha ekleniyor.

Hak olarak sunulması gereken burs hakkı fiilen kaldırılarak kredi borç sistemine dönüştürülüyor; 1.140.632 genç kredi borcunun altına girerken, bankaların kârı yüzde 10 artıyor.“Nasıl geçineceğiz, bursa ihtiyacımız” var diyerek başvurulan kurum KYK’nin bu tabloya verdiği yanıt yurt fiyatlarına zam yapmak oluyor, burs ve kredilere ise günlük 1 TL zam geliyor.

Kürsülere çıkanlar “Gençlerimiz, bizim değerimiz” diyor ve bu değeri günlük 1 TL ile peşin peşin ödüyor. Ama 1.140.632 sinden geri almak üzere! 

BU KOŞULLAR KENDİLİĞİNDEN DÜZELMEZ

Yazımızın şimdiye dek olan bölümünde bol bol rakam kullandık. Bu rakamlar yalnızca gençliğin ekonomik olarak ne kadar da zor durumda olduğunu anlatmıyor.

Bu rakamlar; kendini sermaye çıkarlarının fedaisi ilan etmiş bir yönetimin gerçek yüzünü ve ona bağlı olan kurumların gençliğe biçtikleri yaşamı anlatıyor.

Hiçbir genç bu yaşamdan memnun değil; üstelik memnun olunmayan bu koşulların kendiliğinden düzeleceği de yok.

Üniversiteler yeni dönem, kapılarını, hem giderek kötüleşen koşullara hem de bu koşulları değiştirmenin olanaklarının güçlendiği günlere açıyor.

Sürekli tüketime teşvik eden AKP, burs gibi en temel hakkı bile ‘bedavacılık’ olarak tanımlarken seçimlerde gençliğin her kesiminden ortak çıkan bir tepki ile karşı karşıya kaldı.Çünkü yazımızdaki rakamlar günlük hayatta, iktidarın lüksü ile toplumsal gelir arasındaki çelişkinin her kesimden gencin tartışmasına zemin hazırladı.Holdinglerin bir çırpıda silinen milyon dolarlık borçları ile bir kalemde faiz işletilen KYK kredi borçları arasındaki sınıfsal çelişki günlük yaşamın her alanında daha da keskinleşiyor.Bu keskinliği, milyon dolarlar harcanarak alınan Amerikan uçakları ile yapılan “yerli milli teknofest” gösterileri bile törpüleyemiyor artık.

TALEBİMİZ, GEÇİNEBİLECEĞİMİZ KADAR BURS!

Geçtiğimiz aylarda sandıkta tepki vermeye iten koşullar, bu koşullara karşı çözüm için mücadelenin de olanaklarını güçlendiriyor. Hatta zorunluluk haline getiriyor.gençliği yukarıdaki rakamların ağırlığını taşımaya zorlamak isteyen hükümetin kendisini taleplerimizi karşılamaya mecbur bırakabiliriz. Seçimde yenilgi almaya mecbur bıraktığımız gibi ama ancak bunu aşacak bir biçimde birleşerek bunu yapabiliriz!

Ki bu talepler bugün eğitim hakkının gaspı, KYK koşullarının berbatlığına bakılırsa çok daha somut.

Bütün kademelerinin kamu hizmeti olarak yeniden örgütlendiği, bütün özel eğitim kurumlarının kamuya devredildiği, her kademesinin parasız, bilimsel ve laik olduğu, bilim ve sanatın genç nesillerin eğitiminin ve gelişiminin temeli sayıldığı, ırkçı, dinci ve cinsiyetçi olmayan bir müfredata sahip olan, kurumlarına ve olanaklarına erişimin eşit olduğu bir eğitim bizim en temel hakkımız.

Birleşmemiz, böyle bir eğitim hakkını kazanma mücadelesini güçlendirmeli.

Bu birleşme bugün acil ve yakıcı hale gelmiş burs ihtiyacından başlayabilir.

Bize 1 TL peşin değer biçen KYK yönetmeliğinin tekrar düzenlenmesi için harekete geçelim.

Yeni dönemin kapılarından hakkımız olanı kazanmak için girelim.

Ne de olsa eğitim hakkımız, burs ihtiyacımız!

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Emekliler açlıkla, memurlar yoksullukla savaşıyor

SONRAKİ HABER

Hollywood yapımcısı Harvey Weinstein tecavüzden suçlu bulundu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...