10 Ekim Ankara Katliamı'nda hayatını kaybedenler mezarları başında anıldı

10 Ekim Ankara Katliamı'nda hayatlarını kaybedenler katliamın 4. yılında Ankara Karşıyaka'daki mezarları başında anıldı. Katliamda yaşamını yitiren Güney Doğan da İstanbul'da anıldı.

07 Ekim 2019 11:21
Son Güncellenme Tarihi: 07 Ekim 2019 15:22
Paylaş

10 Ekim 2015’te gerçekleştirilmesi planlanan “Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi”ne yönelik bombalı saldırıda hayatlarını kaybedenler, katliamın dördüncü yılında da Ankara’da mezarları başında anıldı. Katliamın tüm sorumlularının yargılanması için mücadele sözü verilen anmada, Gar Meydanı’nda yapılması kararlaştırılan anıt için uluslarası bir yarışmanın başlatılacağı duyuruldu.

10 Ekim Ankara Katliamı'nda yaşamını yitirenler, katliamın dördüncü yılında mezarları başında anıldı. Karşıyaka Mezarlığı T19 Meydanı'nda bir araya gelen Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. Saygı duruşunun ardından bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Mezar ziyaretlerinden önce kurumlar adına ortak açıklamayı okuyan TMMOB Ankara İKK Sekreteri Özgür Topçu, 2015 yılında Türkiye'de şiddetin hızla tırmandığı bir dönemde karanlık güçlerin harekete geçtiğini belirterek, Diyarbakır ve Suruç katliamlarının bunun örneği olduğunu dile getirdi. Bu ortama karşı ses çıkarmak ve barış talebini savunmak için Emek, Barış ve Demokrasi güçlerinin Ankara'da bir miting gerçekleştirme kararı aldığını hatırlatan Topçu, "Ülkemizin aydınlık yüzlü insanları, kadınları, gençleri, emekçileri bu anlamlı buluşmaya katılmak için ülkenin dört bir yanından geldi. Ancak patlayan iki bomba Ankara Garını kana buladı. 103 kardeşimiz hayatını kaybetti. Hastaneye götürme ve ilkyardım yapma çabalarımız gaz bombaları ile engellendi" dedi. Topçu, acıları ve öfkelerinin tazeliğini koruduğunu belirterek toplumu şiddet ve kaos ortamına sürükleyenleri asla unutmayacaklarını ifade etti. Devletin katliamı engellemek için gerekli önlemleri almadığını dile getiren Topçu, katliamın tüm sorumlularının hesap vermesi ve kamu görevlilerinin de yargılanması için mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.

ANIT İÇİN YARIŞMA BAŞLATILIYOR

Katliamda yaşamını yitirenler için ismi "Demokrasi Meydanı" olarak değiştirilen Gar Meydanına geçici sembolik anıt yerine gerçek bir anıt yapılması için Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığıyla fikir birliğine vardıklarını ifade eden Topçu, bu doğrultuda hazırlanacak projenin belirlenmesi için TMMOB, KESK, DİSK, TTB ve 10 Ekim-Der ile uluslararası fikir ve tasarım yarışması düzenleyeceklerini duyurdu. Topçu, yarışma şartnamesinin önümüzdeki günlerde kamuoyu ile paylaşılacağını belirterek Kasım 2019-Mart 2020 tarihleri arasında sürecek yarışma ile 10 Ekim Katliamını uluslararası kamuoyunun gündemine de taşımayı hedeflediklerini dile getirdi.

"BARIŞ BAYRAKLARININ YENİDEN KALKMASI İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ"

10 Ekim-Der adına konuşan İhsan Seyhan katliamın üstünden geçen 48 ayda birçok şey yaşandığını belirterek " Biz 10 Ekim'in artçı şoklarını da atlatmaya çalıştık. Ailelere davalar açıldı. Piyonlar yargılandı, kamu görevlilerinin yargılanmasına izin verilmedi. Hala evinden çıkamayan insanlar var. Vicdanlarına sesleniyoruz, biz katilleri tanıyoruz" dedi. Barış istemeye devam edeceklerini ifade eden Seyhan "Gar meydanında düşen barış bayraklarının yeniden kalkması için mücadele ediyoruz. Bizi onlardan güçlü ve büyük kılanın bu olduğunu biliyoruz. 48 ay oldu, bin 48 ay olsa da o günün barış söylemi dalga dalga büyüyecek" diye konuştu.

"KADINLARIN VE ÇOCUKLARIN SORUNLARIYLA İLGİLENİRDİ"

Konuşmaların ardından katliamda yaşamını yitiren Korkmaz Tedik, İdil Güneyi, Uygar Coşgun, Sevgi Öztekin ve Ali Kitapçı'nın mezarları ziyaret edildi. İdil Güneyi’nin mezarı başında konuşan Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) Ankara Şube Başkanı İsmail Özdemir, BTS Ankara Şube yöneticisi olan İdil Güneyi’nin birçok kampanyanın ve çalışmanın içinde yer alan çalışkan bir insan olduğunu ifade etti. Özdemir, Güneyi’nin özellikle kadınların ve çocukların sorunlarıyla ve eğitimleriyle ilgilendiğini dile getirdi. İnsan hakları, eşitlik ve özgürlük mücadelesini sürdürmeye devam edeceklerini belirten Özdemir, “Bugüne kadar bedel ödemiş tüm arkadaşlarımızın yansımalarını mücadelemizde yaşatacağız” diye konuştu.

“BUNDAN SONRA AĞLAMAYACAĞIZ, MÜCADELE EDECEĞİZ”

Katliamda hayatını kaybeden Emek Partisi (EMEK) GYK üyesi Korkmaz Tedik’in babası Erdoğan Tedik, “Şu an oğlum Korkmaz’ın mezarı başındayım, ona söz verdim. Dik duracağız, mücadeleye devam edeceğiz. Onun zulme su gibi gülüşünü, vicdanlı duruşunu, zulme karşı direnişini asla unutmayacağız, unutturmayacağız” diye konuştu. Zulüm iktidarının son bulması için tüm emek, barış ve demokrasi güçlerinin birlikte hareket etmesi gerektiğini ifade eden Tedik, “Bundan sonra ağlamayacağız, mücadele edeceğiz, güçlerimizi birleştireceğiz” dedi.

“EMEĞİN İKTİDARI GERÇEKLEŞENE KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ”

Erdoğan Tedik’in ardından konuşan EMEP Genel Başkan Yardımcısı Şükran Doğan ise her yıl olduğu gibi yine hayatını yitirenlerin huzurunda olduklarını belirterek geçen bir yılda hayatını kaybeden yoldaşlarının bıraktığı bayrakları daha yükseğe çıkarmak için çalıştıklarını ifade etti. Dört yıl önce tek başına iktidar olamadığı için IŞİD’e yol veren AKP iktidarının bu katliamların müsebbibi olduğunu belirten Doğan, “Bugün gelinen noktada ise başkanlıklarını sürdüremeyeceklerini anladıkları için 40+1 formülü üretmeye çalışıyorlar. Onlar da biliyor ki artık ayaklarının altındaki zemin kayıyor. Bu kayan zeminden de kendine umut devşirmeye çalışanlar var. Ama biz onların da 10 Ekim katliamında kendilerine oy devşirmeye çalıştıklarını unutmadık. O dönemin başbakanı olduklarını da unutmadık. O nedenle biz diyoruz ki umut bizim kendi ellerimizde. Biz bugün Korkmaz yoldaşın şahsında bütün ölümsüzlerimizin huzurunda şunu ifade etmek isteriz ki barışı kazanıncaya kadar, ülkemizde demokrasiyi tesis edinceye kadar, işçilerin emekçilerin, Kürt halkının talepleri gerçekleşinceye kadar ve aslolarak emeğin iktidarı gerçekleşinceye kadar bu mücadele bayraklarını yılmadan daha yukarıya taşıyacağız” diye konuştu.

“HİÇBİR KATLİAMI UNUTMAYACAĞIZ”

Katliamda yaşamını yitiren BTS üyesi Ali Kitapçı’nın mezarı başında konuşan eşi Emel Kitapçı ise katliamlara karşı hayatın her alanında var olmaya devam edeceklerini ifade etti. Devletin kendilerini ötekileştirmeye çalışmasına karşın bu toprakların asıl sahiplerinin kendileri olduğunu dile getiren Kitapcı, “Onlar hangi katliama başvurursa başvursun, hayatta kalan binlerce insan bu mücadeleye devam edecek. Hiçbir katliamı unutmayacağız, unutturmayacağız” dedi.

“BU MÜCADELE BİZİM AZMİMİZ VE SABRIMIZLA ŞEKİLLENDİ”

Avukat Uygar Coşgun’un mezarı başında konuşan eşi Mehtap Sakinci Coşgun, “Bu süreçte biz büyük bedeller ödeyen insanlar olarak büyük kazanımlar da elde eden büyük bir aile olduk. Bugün burada akrabalarım yok, bugün burada sizler varsınız” dedi. 2 yaşındayken babasını kaybeden oğlu Sarp’ın bugün ilkokula başladığını ifade eden Coşgun, Sarp’ın ilk kalemini bugün babasının mezarına getirdiğini söyledi. Çoşgun, “Bunu herkesin görmesini istiyoruz. Bugüne kadar hiçbir zaman ‘mağdur aileler’ olarak anılmak istemedik. Şunu göstermek istiyoruz. Biz yaşamaya devam ediyoruz, nefes almaya devam ediyoruz ve edeceğiz. Asla ve asla ölümü kutsayan tarafta olmayacağız. Katledilen insanları da unutmayacağız. Bu mücadele bizim azmimiz ve sabrımızla şekillendi, şekillenmeye devam edecek. Bunu çocuklarımıza da öğreteceğiz” diye konuştu. (Ankara/EVRENSEL)


MUSTAFA DOĞAN: "BARIŞ, HERKES İÇİN GÜZEL BİR KELİMEDİR, GÜZEL BİR DUYGUDUR"

10 Ekim Katliamı'nda hayatını kaybeden İTÜ İnşaat Mühendisliği öğrencisi Güney Doğan, Çekmeköy'de bulunan Vahide Sultan Mezarlığı'nda anıldı. Anmaya Güney Doğan'ın annesi Derman Doğan, babası Mustafa Doğan'ın yanı sıra, HDP ilçe yöneticileri, Emek Partisi Sancaktepe yöneticileri ile Halkevleri Eş Başkanı Nuri Günay ve Güney Doğan'ın arkadaşları da katıldı.

Anmada konuşan Güney Doğan'ın annesi Derman Doğan, Barış mitinginin izinli bir miting olduğunu hatırlatıp devletin gereken güvenlik önlemlerini almadığına dikkat çeken Derman Doğan, "Bir bomba yetmemiş ki iki bomba patladı. İki bomba yetmiyormuş ki gaz sıkıldı. Gaz yetmiyormuş ki cop yediler. Belki Güney'im copla yıkıldı. Güney'imin astımı vardı. Belki nefes alamadı" dedi.

Oğluna duyduğu özlemi vurgulayan Derman Doğan, "Sen pırıl pırıl bir gençtin ve barış için gittin biliyorum. Ama egemenlere pırıl pırıl gençler değil katiller gerekliymiş. Pırıl pırıl gençlerimizi yok ettiler" diye konuştu.

Güney Doğan'ın babası Mustafa Doğan ise, Güney Doğan'ın barış talebinde bulunmak için Ankara'ya gittiğini hatırlattı ve "Barış herkesin arzusudur, herkesin istediğidir" diye söze başladı. "Barış bu ülke halkları için, herkes için güzel bir kelimedir, güzel bir duygudur" diyen Mustafa Doğan, 10 Ekim Katliamının barış talep edenlere karşı olduğunu vurguladı ve katliam sonrasında adaletin sağlanmadığına dikkat çekti. "Bu katliamları gerçekleştirenler, bu topraklarda bu gençleri heba edenler gerçekten yargılanmıyorsa bu ülkede gerçekten adaletin olduğuna kimseyi inandıramazlar" diye belirten Mustafa Doğan gerçek adalet talebinin ülke çapında bu katliamları gerçekleştirenlerin bağımsız mahkemelerde yargılanması ve cezalandırılmasıyla olabileceğini vurguladı.  Mustafa Doğan mahkeme sürecinde yaşadıklarına dikkat çekti ve "Gerçek adalet bu ülkenin emekçileriyle tüm ezilen halklarının ortak mücadelesi ile gelecektir" dedi.

BARIŞ OLMADAN SAĞLIKLI KOŞULLARDA YAŞAYAMAYIZ

Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şube yöneticisi Beyza Metin ise Güney Doğan'ın genç bir inşaat mühendisi öğrencisi olduğunu hatırlattı ve "Çıkar dünyasının genci olsa bu ülkenin en iyi üniversitelerinden birinde okuyan ve mezun olduktan sonra çok rahat bir şekilde yaşayabilecek olan genç bir meslektaşımızdı" dedi. Güney Doğan'ın halkın çıkarları için mühendislik yapmak isteyen bir mühendis adayı olduğuna dikkat çeken Metin, "Güney Doğan barış dedi. Çünkü bu ülkede barış olmadan hiçbirimizin sağlıklı koşullarda yasayamayacağımızı Güney biliyordu" diye konuştu.

Halkevleri Eş Başkanı Nuri Günay ise 10 Ekim Katliamı'nın siyasi önemine dikkat çekti ve "Baskı ve savaşla yöneten iktidar, Türk'ün Kürt'e el uzatmasını en büyük tehlike olarak gördü" diye konuştu. (İstanbul/EVRENSEL)


ANKARA KATLİAMINDA YAŞAMINI YİTİRENLER ADANA’DA MEZARLARI BAŞINDA ANILDI

Adana’dan barış mitingi için yola çıkıp 10 Ekim Ankara katliamında hayatını kaybedeler mezarları başında anıldı. KESK Adana Şubeler Platformu Adıyaman, Siirt ve Urfa'da toprağa verilen Yılmaz Elmascan, Rıdvan Akgül, Bilgen Parlak, Başak Sindar Çevik ve Yunus Delice'nin ailelerini ziyaret etti. Adana’daki programda ise Emek Partisi ile KESK üye ve yöneticileri Gökhan Gökbönü ve Fevzi Sert'in ailelerini ziyaret ederek mezarları başında andı.

“KATLİAMIN ARKASINDAKİ GÜÇLER AÇIĞA ÇIKARILANA KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ”

Fevzi Sert’in mezarı başında yapılan anmada konuşan BTS Genel Başkanı Hasan Bektaş, geçen 4 yılda tiyatro salonuna çevrilen bir yargılama sürecinin ardından maşa denilebilecek kişilerin ceza aldığın belirterek “Katliamın arkasındaki güçler ortaya çıkıncaya kadar mücadelemiz devam edecek. Bizlere düşen bu süreci unutturmamak ve katliamın arkasındaki zihniyet ortaya çıkarılıp yargılanıncaya kadar mücadele etmek” dedi.

“ONLARI ANARKEN BUGÜNÜN SORUNLARINA SAHİP ÇIKMALIYIZ”

Gökhan Gökbönü’nün mezarı başındaki anmada Emek Partisi GYK Üyesi Halil İmrek konuştu.  Hayatını kaybedenleri hatırlamanın önemli olduğunu dile getiren İmrek, “Onları anarken bugünün sorunlarına sahip çıkmamız lazım” dedi. Gökhan’ın son sosyal medya paylaşımında “Bekle bizi Ankara demokrasi getirmeye geliyoruz” dediğini hatırlatan İmrek,

“Onların mücadelesini verdiği barış içerisinde kardeşlik içerisinde bir dünya için insanların geceleri aç yatıp gündüzleri işsiz gezmediği hakça bir düzen için mücadele etmemiz lazım. Bu memleketi kötü noktaya getiren işsizlikten, yoksulluktan, KHK ile binlerce inanın işten atılmasına tek adam rejimine karşı emek demokrasi güçleri olarak birleşmemiz lazım” diye konuştu.

“10 EKİM ANMASI ADANA GARI ÖNÜNDE”

10 Ekim günü 10.04’te Adana Garı önünde anma töreni yapacak olan demokrasi güçleri anmadan önce Salı gün Gülhan Elmascan Karaman'da, Çarşamba günü de Karaisalı’da Şebnem Yurtman, Adana’da Dilan Sarıkaya, Erhan Avcı, Hacı Mehmet Şah’ın aileleri ziyaret edilecek. (Adana/EVRENSEL)


10 EKİM'DE HAYATINI KAYBEDEN METİN KÜRKLÜ MERZİFON'DA ANILDI

10 Ekim Ankara Katliamı'nda hayatını kaybeden EMEP ilçe yöneticisi Metin Kürklü katledilişinin 4. yılında anıldı.

10 Ekim 2015 yılında IŞİD üyesi 2 canlı bomba tarafından katledilen 103 barışseverden biri olan, Emek Partisi (EMEP) ilçe yöneticisi, Metin Kürklü, katledilişinin 4’üncü yılında Merzifon’da anıldı. Merzifon Demokrasi Platformu tarafından yapılan anma etkinliğinde, platform adına, Arif Küçükkahyaoğlu, Emek Partisi adına İlçe Başkanı Erdal Alkan, Metin Kürklü’nün kardeşi Çetin Kürklü konuşma yaptı.

BU HESAP MAHŞERE KALMAYACAK

10 Ekim Ankara Katliamı’nda hayatını kaybeden Hakan Dursun Akalın Amasya’da mezarı başında anıldı.

Anmada konuşan Eğitim Sen Başkanı Bülent Erciyas, “Bu saldırı sadece aramızdan 103 canımızı almadı. Aynı zamanda barış umutlarımızı elimizden alarak dört yıl boyunca nice insanı da yitirmemize neden oldu. Saldırıyla, ‘kapitalist düzeni devam ettirmek için biz her yola başvururuz’ mesajını verdiler. Saldırı sonrası yaşananlar da bunu gösterdi. Emekten, barıştan, demokrasiden asla vazgeçmeyeceğiz, Hakan yoldaşımıza, Metin yoldaşımıza ve yitirdiğimiz tüm canlara verdiğimiz sözü yerine getireceğiz, sorumlulardan mutlaka hesap soracağız, bu hesap mahşere kalmayacak” dedi. 

Ardından konuşan Emek Partisi Merzifon Yöneticisi Erdal Alkan, katliamın mağdurlarından biri de benim. Ağır bir yara aldık. Ancak gün be gün iyileştik ve ayağa kalktık. Her anmada o gün gözlerimin önüne geliyor. Metin yoldaşımızı, Hakan yoldaşımızı ve nice güzel insanı orada yitirişimiz gözümde canlanıyor. Mücadele bayrağı asla bırakılmayacak. Amacımız bu bayrağı en yukarıdan taşımak. Bunun için sistemin içinde mağdur olan işçiler, emekçiler, yoksul halk bir araya gelmelidir. Bunu da yine bizler başaracağız” ifadelerini kullandı.

Tüm Emekli Sen adına Enver Laçin, HDP adına Hamza Yılmaz da yaptıkları konuşmada, barışı, emeği, demokrasiyi savunmaya devam edeceklerini söyledi. (Amasya/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: Parti devleti, hanedan devleti oldu

SONRAKİ HABER

Ahmet Türk: Savaş hiçbir zaman sorunu çözmemiştir, diyalog çözmüştür

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa