05 Ekim 2019 12:22

Gelmesini istemediğim yıl: Mezuniyet yılı!

"Bugün de sizlerle üniversite son sınıfa gelmiş, işsizlik kaygısı yaşayan ve mezun olduktan sonra ne yapacağını bilmeyen birisi olarak düşüncemi paylaşacağım."

Paylaş

Erciyes Üniversitesi’nden bir öğrenci

Kayseri

Erciyes Üniversitesi Edebiyat bölümünden son sınıf öğrencisi bir genç olarak sizlere bu mektubu yazıyorum… Bu yılı üniversiteye geçtiğimden bu yana “gelmesini istemediğim yıl” olarak değerlendiriyorum. Bölümümü gerçekten severek ve yapmak istediğim iş olduğu için tercih ettim. Daha iyi üniversitelerde okuma imkânım vardı fakat yaşadığım şehirde okumak zorunda kaldım. Sebebi çok basit: Maddi imkansızlıklar. Bugün de sizlerle üniversite son sınıfa gelmiş, işsizlik kaygısı yaşayan ve mezun olduktan sonra ne yapacağını bilmeyen birisi olarak düşüncemi paylaşacağım.

DİPLOLAMANIN YERİ SALONDAKİ DOLAP OLMAMALI

Günümüz Türkiye gençlerinin temel sorunları işsizlik ve gelecek kaygısı. Bu durum gençlerin geleceğe ve kendisine dönük plan yapmalarını olumsuz etkiliyor, Türkiye’nin eğitimde geldiği nokta ve ekonomik şartları, gençleri üniversitede okudukları alanları dışında çalışmaya zorluyor. Bu durum sonucunda gençler başka mesleklere yöneliyor. Üniversiteden mezun olup işsiz kaldığımızda diplomalarımız göstermelik olarak elimizde kalıyor. Öte yandan bölümde öğrendiğimiz bilgileri kullanabileceğimiz bir imkan da karşımıza çıkmıyor. Bu iş böyle giderse diplomalarımız da evlerimizin misafir odalarında çerçevelenmiş bir şekilde sadece göstermelik kalacak.

Benim bölümümde devlet kadrosuna atama uzun zamandır yok. Özel sektörde de durum çok farklı değil. Bu ikisinde iş olanağının çok kısıtlı olması birçok üniversite mezununda olduğu gibi diğer bir seçenek olarak akademiye ilgiyi yoğunlaştırıyor. Ancak basit bir şeklide özetlersek eğer, akademinin birinci basamağı olan yüksek lisansta bile “torpil” hepimizin bildiği bir gerçek. Bu saydığımız şeylerin toplamında, gençlerin işsiz kalması ve ekonomik olarak sıkışmış hissetmesi önümüzde duran en büyük problem. KYK borçlarının birikmesi ve ödenememesi bu sıkışmışlığın bir parçası. Tüm bu saydıklarıma benim çözüm önerim bu eğitim ve ekonomi sistemini yönetenlerin değişmesi. “Farklı kişilerin gelmesi çözüm olacak mı?” sorusuna ise, kendini bildiğinden beri aynı hükümetle yaşayan biz genç insanların yaşayarak deneyim elde edeceği bir durum olarak duruyor.

ÖNCEKİ HABER

Aile Hakkari'de, çocukları Tekirdağ, Diyarbakır ve Van'daki cezaevlerinde

SONRAKİ HABER

Ege İnsan Hakları Okulu "Ablukayı Dağıtmak" forumuyla sona erdi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa