18 Eylül 2019 08:38
Son Güncellenme Tarihi: 19 Eylül 2019 17:03

Tuzla'daki fabrika yangını söndürüldü: 2 itfaiye personeli yaralı

Tuzla'da bir fabrikada çıkan yangın söndürüldü. 2 itfaiye erinin yaralandığı, 7 kişinin dumandan etkilendiği yangına dair konuşan Prof. Abdurrahman Kılıç, fabrikada önlem alınmadığını belirtti.

Fotoğraf: AA

Paylaş

Tuzla'da kimyasal üretim yapan fabrikada çıkan yangın çevre ilçelerden gelen itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü. Fabrika içindeki bir tankın patlaması sonucu yangına müdahale eden iki itfaiye personeli yaralandı. İstanbul Valiliği, 7 kişinin yoğun dumandan etkilenerek tedavi edildiğini açıkladı. İBB Eski İtfaiye Daire Başkanı ve Türkiye Yangından Korunma Vakfı Kurucu Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç, fabrikada erken yangın uyarı sisteminin bulunmadığını belirtti. Kılıç, yangının büyümesindeki nedenin gerekli önlemlerin alınmaması olduğunu söyledi. Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi ise yangına ilişkin açıklamasında "Poliüretan üretiminde hammadde ve yardımcı madde olarak birçok tehlikeli kimyasal kullanılmaktadır. Bu kimyasal maddelerin yanma ürünleri de akut ve kronik etkilere sahip çeşitli buhar ve gaz ürünlerin, sis ve duman şeklinde salınımına neden olacağı bilinmektedir. Yangın sonucu atmosfere salınan bu ürünlerden en tehlikeli olanların başında Hidrojen Siyanür gelmektedir. Ayrıca, kronik kanserojen etkiye sahip yanma ürünlerinin çıkması kaçınılmazdır" ifadelerine yer verdi.

YANGIN SAAT 11.40 CİVARINDA BAŞLADI

AA'nın aktardığına göre, Orhanlı Deri Organize Sanayi Bölgesi Deri Yan Sanayi Sitesinde faaliyet gösteren Ema Kimya Sistemleri-Huntsmann'a ait fabrikada bugün (18 Eylül) saat 11.40 civarında yangın çıktı. Olay yerine Tuzla ve çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Zaman zaman patlamaların da yaşandığı fabrikada yangının sıçraması nedeniyle alev alan itfaiye aracındaki yangın da ekiplerin müdahalesiyle söndürüldü. Geniş bir alan üzerine kurulu fabrikadaki yangın, otoparktaki araçlara da sıçradı.

İtfaiye ekipleri, rüzgar nedeniyle güçlükle müdahale ettiği yangını kontrol altına almayı başardı.

TANK PATLADI, 2 İTFAİYE PERSONELİ YARALANDI

Yangın sırasında fabrikadaki bir tank patladı. Patlamanın etkisiyle tanktan kopan parçalar etrafa ve yakındaki ormanlık alana sıçradı. Olayda yangına müdahale eden 2 itfaiye personeli yaralandı.

OLAY YERİNDE İNCELEME YAPILDI

CHP Milletvekili Akif Hamzaçebi, Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı ve Tuzla Kaymakamı Ali Akça da olay yerine gelerek çalışmaları yerinde inceleyip yetkililerden bilgi aldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, yangına İstanbul İtfaiyesi'nin 21 istasyonundan 55 araç, 160 personel ile müdahale ettiğini, çalışmalara ilçe belediyelerden 14, İSKİ'den 3 su ikmal aracı ile Gebze İtfaiyesinden 3 aracın katıldığını bildirdi.

"YANGIN BİR MAKİNEDE BAŞLADI"

Olay yerinde incelemelerde bulunan Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı, yaptığı açıklamada, yangının ilk önce bir makinede çıktığını belirterek, "Petrokimya sektöründe çalışan ve yanıcı hammaddeye sahip. Bunun tutuşmasıyla yangın depolara sıçrıyor" ifadelerini kullandı. Yazıcı, otoparktaki bazı araçların da yandığını belirtti.

"FABRİKADA GEREKEN ÖNLEMLER ALINMAMIŞ"

Yangına ilişkin DHA'ya konuşan İBB Eski İtfaiye Daire Başkanı ve Türkiye Yangından Korunma Vakfı Kurucu Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Kılıç, fabrikada erken yangın uyarı sisteminin bulunmadığını belirtti. Kılıç yangının büyümesindeki nedenin fabrikadaki gerekli önlemlerin alınmaması olduğunu söyledi.

Yangına havadan müdahale etmenin hiçbir faydasının olmayacağını söyleyen Kılıç, yangını söndürmek için alevlerin dibinden müdahalenin daha etkili olduğunu belirtti. Kılıç, şöyle konuştu:

”Bu tip yangınlara özellikle şehir içindeki yangınlara havadan müdahale edilemez. Birincisi üst kısımdan atılan kimyasal madde köpük veya su alevlerin üzerine gelir ve tamamen kaybolur, su buharlaşır, köpük dağılır gider. Yangını söndürmek için alevlerin dibinden müdahale edilmesi gerekir. Yukarıdan atılan su veya kimyasal madde alevlerin dibine inmez. İkincisi en büyük eksiklik ise yukarıdan uçaktan müdahale için atılan su ve köpük, aşağıdaki ekiplerin çalışmasını da engeller. Diğer taraftan rüzgârın durumuna göre tamamen yukarıdan atılan su dağılır. Çok geniş bir arazi yanıyorsa orman ya da çok geniş bir alanda çöp yangını gibi o zaman uçak ya da helikopter etkili olur. Ama bu tip yangınlarda yukarıdan atılan su hiçbir zaman etkili olmaz sadece psikolojik olarak 'uçakla müdahale edildi' denir ama bunun yanında zerre kadar bir faydası olmaz.”

Yanan fabrikada gerekli önlemlerin alınmadığını söyleyen Abdurrahman Kılıç şunları söyledi:

"Bu tip yangınlar aslında yangın başladıktan sonra söndürülmez. Yangın, yangın olmadan söndürülür. Bu gibi fabrikalarda yangın algılama sisteminin olması, köpüklü otomatik söndürme sistemlerinin olması lazım. Bunlar olmuş olsaydı ve bir taraftan da tehlikeli maddelerin kendi içlerinde yangın kompartımanlarına ayrılmış olsaydı yangın sadece belli bir bölümde sınırlı kalırdı. Buradaki en büyük eksiklik yangın olmadan önce fabrika oluşturulurken ve işletme sırasında alınan önlemlerin yetersizliğinden bakım yetersizliğinden yangın önlemlerinin olmamasından kaynaklanmıştır. Daha önce özellikle bu tip yerlerde bir yangın çıktığı zaman patlayabilecek maddeler, alkol tankları benzer tanklar varsa bunların soğutulması lazım otomatik soğutma sistemlerinin olması lazım ki patlamasın. Bu gibi önlemlerin olmadığı kesin. Bu önlemler olmadığı için bir taraftan da yangın başladığı için önlemlerin yetersizliğinden dolayı o tank ısınıyor basınç artıyor ve patlama oluyor. Bu da yangını daha büyük boyutlara getiriyor. Bu fabrikanın yanmasındaki en büyük eksiklik daha önce alınması gereken önlemlerin alınmamış olmasıdır."

KMO: KANSEROJEN YANMA ÜRÜNLERİNİN ÇIKMASI KAÇINILMAZDIR

Yangına dair TMMOB Kimya Mühendisleri İstanbul Şubesi tarafından yapılan açıklamada "Poliüretan üretiminde hammadde ve yardımcı madde olarak birçok tehlikeli kimyasal kullanılmaktadır. Bu kimyasal maddelerin yanma ürünleri de akut ve kronik etkilere sahip çeşitli buhar ve gaz ürünlerin, sis ve duman şeklinde salınımına neden olacağı bilinmektedir. Yangın sonucu atmosfere salınan bu ürünlerden en tehlikeli olanların başında Hidrojen Siyanür (HCN) gelmektedir. Ayrıca, kronik kanserojen etkiye sahip yanma ürünlerinin çıkması kaçınılmazdır" denildi.

Ülkemizde kimyasal tesislerin kapasite raporlarının yasa ile gizli tutulduğu hatırlatılan açıklamada "Bu nedenle yangın olan tesisin depolarında bulunan tehlikeli kimyasalların cinsi ve miktarı bilinmemektedir. Bu bilgiler, İstanbul Sanayi Odası ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü`nde mevcut olduğu halde yangının etkileri ve alınacak önlemler konusunda sağlıklı bir açıklama henüz yapılmamıştır" ifadeleri kullanıldı.

Birikimlerini paylaşmaya hazır olduklarını dile getiren oda, "Sahip olduğumuz sınırlı bilgiler ile yangın olan tesise yakın bölgelerde oturan/çalışan yurttaşlarımızın potansiyel tehlike göz önünde bulundurularak, önlem alabilmeleri için ivedilikle kamu otoritelerini açıklamaya davet ediyoruz" çağrısı yaptı.

Açıklamada şu önerilerde bulunuldu:

"■ Tehlikeli kimyasal elleçleyen tüm tesisler Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi (Seveso) Yönetmeliği kapsamında olsunlar/olmasınlar riskleri hakkında toplumu bilgilendirmelidir.

■ Kamu otoriteleri, AFAD ve itfaiye ekipleri vakit geçirmeden kamuya doğru ve yönlendirici bilgi açıklamalıdır. Bölge halkını, organize sanayi bölgesinde çalışan işçileri doğru bilgilendirebilmek için hangi kimyasalın ne kadar süre ne miktarda yandığı, rüzgarın hangi hızda ne yöne estiği gibi bilgilere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu yüzden süreç kamu otoritelerince sağlıklı, şeffaf bir şekilde ele alınmalı, tüm canlıların ve çevrenin sağlığı için bilgi kirliliğinin önüne geçilmelidir.

■ Soğuk savaş döneminden kalma sivil savunma anlayışı ile, kaza ve yangın sonrası bilirkişiler oluşturup, hazırlanan raporları dosyalara koymak yerine daha çağdaş, önleyici "Risk Demokrasisi" anlayışına geçilmelidir.

■ Yanma ve yangın bir kimyasal prosestir. Yangın söndürme süreci de meslektaşlarımız ve odamızın ilgi alanındadır. Endüstriyel bölgelerdeki itfaiye ekiplerinin endüstriyel yangınlara müdahale bilgisi, iş kazalarının önlenmesi ve yangının ve yangın ürünlerinin çevreyi tehdit etmemesi açısından hayati önemdedir. Yangının meydana geldiği ve etki alanında bulunduğundan şüphe edilen tesislerdeki çalışanlar durumdan haberdar edilmeli ve tahliyeleri sağlanmalıdır.

■ Endüstriyel yangın ve patlamaların önlenebilmesi için yerel yönetimler ve kamu otoriteleri, başta üniversiteler, TMMOB`nin ilgili meslek odaları ve STK`lar ile iş birliği yapmalıdır."

KİMYASAL RİSKİNE KARŞI TATİL YERİNE UYARI YAPILDI

Tuzla'daki fabrikada çıkan büyük yangın sonrası İstanbul, Kocaeli ve Sakarya’da bulunan fabrikalarda işçilere gönderilen mesajlarda kimyasal riskine dikkat çekildi. Patronlar kimyasalların yağmur sebebiyle yeryüzüne inmesi riskine karşı tatil yerine uyarı yapmakla yetindi.

Fabrika yönetimlerince işçilere gönderilen mesajlarda, “18.09.2019 tarihinde Tuzla Deri Sanayi Ema Kimya Sistemleri firmasında yaşanan kimyasal yangınından sonra; firmada kullanılan ve yanan kimyasalların zararlı gazları Kocaeli, Sakarya ve İstanbul bölgesine yayılmıştır. Yarın ve hafta sonu (cuma-cumartesi ve pazar günleri) yaşanması beklenen yağmur sırasında; atmosferde birikmiş kimyasalların yeryüzüne inmesi riskine karşı yağmur altında durmamaya özen göstermenizi önemle rica ederiz” ifadeleri yer aldı. (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

TÜİK verilerine göre yoksul daha yoksullaştı; zengin daha zenginleşti

SONRAKİ HABER

Diyarbakır’da HDP’lilerden kayyumlara karşı oturma eylemi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa