17 Ağustos 2019 04:13

İşçi ve sendikacılardan Atalay'a tepki: Hangi işçiyle görüşmüş de memnun diyor?

İzmir'deki kamu işçileri ve sendika başkanları, düşük zammı kendisinin talep ettiğini açıklayan Türk-İş Başkanı Atalay'a tepki gösterdi.

Görsel, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay'ın, Bakan Selçuk’a söylediği sözleri gösteren Fox TV yayınından alınan ekran alıntısıdır

Paylaş

Dilek OMAKLILAR
İzmir

Türk-İş Başkanı Ergün Atalay’ın kamu toplusözleşmesinde düşük zamma imza atması tepki çekmeye devam ediyor. İzmir’deki kamu işçileri, “Hangi işçiyle görüşmüş de işçilerin yüzde 90’ı memnun diyor” diye soruyor. Eyleme hazırlanırken anlaşma yapıldığını ifade eden Tes-İş 1 No’lu Şube Başkanı Muharrem Ekim ise Atalay’ın istifa etmesi gerektiğini söyledi.

Yol İşçisi Asım Pala, “Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu, diyoruz. Masadayken açık kalan mikrofondan duyulan zaten ortada. Masaya oturduğuyla kalkarken kabul ettiği teklif asla kabul edilir gibi değil. Biz işçiler olarak bundan memnun değiliz. Ama elimizden de bir şey gelmiyor, çünkü bir birlik yok. Birlik olmazsa da bir şey olmaz zaten” dedi. Bu sözleşmenin işçiler için hayırlı olmadığını söyleyen Pala, “İşçilerin yüzde 90’ı memnun demiş. Hangi işçiyle görüşmüş acaba bunu soruyorum? Ben kendisinin daha bir kez bile yüzünü görmedim. Hiç kimse memnun değil. Tam sarı sendikacılığa yakışır bir hareket” diye tepki gösterdi.

Bir başka Yol İşçisi Bekircan Daşdemir de işçilerin memnun olmadığını belirterek, “Resmen işçileri masada satmıştır. Böylesi bir dönemde yapılan zamlar ortada, doğal gaza, gıda ürünlerine yapılan zamlar varken işçiler bundan nasıl memnun olabilir?” dedi.

Yol-İş Sendikası İzmir Şube Başkanı Coşkun İz de “Yapılan hiçbir şekilde kabul edilmez” dedi. İşçilerin ekonomik krizle birlikte daha da çok borçlandığı bir dönemde kiminin ‘En azından grev olacağına sabit maaş olsun’ diyebileceğini de söyleyen İz, “Ancak kesinlikle böyle bitirilmemeliydi” diye konuştu.

‘EYLEME HAZIRLANIRKEN ANLAŞMA YAPILDI’

Tes-İş İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Muharrem Ekim, “Bu mevcut toplusözleşmede kamu ile alakalı benim de DSİ’de üyelerim var. İlk önce talep neydi? 300 TL iyileştirmeydi, daha sonra ilk 6 ay yüzde 15 zam talebi ikinci yarısında da yüzde 10. İkinci yılın ilk 6 ayında yine yüzde 10, ikinci yılın da ikinci 6 ayında yine yüzde 10’du. Ana çerçeve buydu. Daha önce birkaç kez görüşmeler oldu, en son Hükümetin teklifi 7+4’tü. Bunun üzerine yönetim kurulu, tüm sendikaların genel başkanları bir araya gelerek karar aldılar. Perşembe günü iş yerlerimizde sabahleyin oturma eylemi yapılacak 1 saat. Bir gün sonra da öğle yemeklerine gidilemeyecek denildi, biz bunun hazırlığını yaparken, hemen anlaşıldığını öğrendik. İyileştirme seyyanen 150 lira ki bunun DSİ ile hiç alakası yok. Brüt maaşın 3 bin 500 lira altında kalıyorsa 150 liradan faydalanacaksın. Zaten kamuya baktığın zaman brüt 3 bin 500’ü geçiyor genelde, DSİ 150 TL’den asla yararlanmıyor. Yüzde 7 vermişti bir katkı sağlayıp 8’e tamam dedi. İkinci altı ayda zaten vermişti ona da onay verdiler” dedi.

‘İNANMADIĞINIZ ŞEYE NASIL İMZA ATARSINIZ?’

Zammın gerçek enflasyonun altında kaldığını dile getiren Ekim, “Türk-İş Başkanı kendisi de söylemişti gerçek enflasyonun farklı olduğunu, rakamlara inanmadığını. İnanmadığınız şeye nasıl imza atarsınız? Siz 1 milyon 130 bin işçiyi temsil ediyorsunuz. Ben yakından tanıyorum kendisini, duyarlı iyi bir insan ama yaptığı şeye akıl tutulması mı diyelim, görev eksikliği mi diyelim veya eğitim eksikliği ama ne dersek diyelim burada bir eksiklik var. Yapılmaması gereken bir durum var. Hele o mikrofon açıkken konuşmasından bile bir vatandaş, sade, okur yazar olmayan bir insan bile ‘İşçiyi sattı’ der. Bu başkana yakışmadı. Sendikacılık dik durmaktır, toplusözleşmeye uymaktır. Ben konuyu kapatacağım demek sendikacılık değildir. Gerçekleri söyleyince de hedef oluyorsun ama gerçekleri konuşmamız lazım. Sendikacılar eğitimli olsa bunlar olmaz. Türkiye de yoksul kalmaz. Asgari ücret ve yoksulluk sınırı belli. Sendikacılar bilinçli olmadığı sürece bunlar devam edecek” diye konuştu.

‘BUNUN NERESİ KADRO?’

Basın toplantısında taşeron işçilerden de söz edildiğini hatırlatan Ekim, “696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle kadroya geçirildi, ya kadro böyle mi olur? Çalışma Bakanlığı hemen kendine göre tek taraflı bir sözleşme yaptı. İçeriğine baktığımızda ilk 6 ay yüzde 4, ikinci 6 ay yüzde 4. 2020’ye kadar yüzde 4 diye gidiyor. 2018’de enflasyon 20.20. 12.30’u kim karşılayacak? 2 tane operatör, 2 şoför, 2 tane de laboranttan örnek vereyim. Biri eski kadrolu biri yeni kadrolu yan yana koyalım. Biri 2 bin 300 lira maaş alıyor diğeri 3 bin 500 lira alıyor. Peki bunun neresi kadro? Biz şube olarak şunu yaptık, tüm 696’da çalışan 256 tane arkadaşımızın maaş bordrolarını alarak bir dilekçe yazdık, enflasyona göre verilen  12.30 arkadaşlara ödenmeli, ayrıca mevcut toplusözleşmeden yararlanması gerekir diyerek bunu gönderdik. Buna rağmen bu yapılmadı” dedi.

‘ERGÜN ATALAY İSTİFA ETMELİDİR’

Ekim son olarak şunları söyledi: “Tarım-İş’ten örnek veriyor. Böyle sendikacılık olmaz, bunu reddediyorum. Her siyaset kendi sendikacısını yaratır, bu kaçınılmaz. Demokrasinin olmadığı ülkelerde olur. Sendikacı olarak bir öz eleştiri yap bakalım. Sendikacılık satmak mıdır? Bir kere örgütlenme yapamıyorlar. Örgütlülük olsa böyle bir sonuç çıkmaz. Koltuğunu düşünenden sendikacı olmaz. Başkanım kendisini hiç yıpratmadan derhal istifa etmelidir. Süreç bu kadarmış, yaptığı kesinlikle yanlış. Kendisine yakışan kesinlikle istifa etmesidir. Bunun altını çiziyorum” dedi.

ÖNCEKİ HABER

İmamoğlu'na karşı bildiriyi okuyan Murat Kazanasmaz’ın görevine son verildi

SONRAKİ HABER

Kemerburgaz ÇODEM’de 3 çocuk 12 gündür kayıp

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa