23 Temmuz 2019 16:58
Son Güncellenme Tarihi: 24 Temmuz 2019 18:15

24 Temmuz Basın Bayramı: Gazetecilerin cezaevinde olmadığı bir Türkiye istiyoruz

Türkiye'de gazeteciler 24 Temmuz Basın Bayramı'nın 11. yıl dönümünü sansür, yargı kıskacı, işsizlik ve hükümet baskısıyla karşılıyor.

Fotoğraf, Gazeteci Barış Yarkadaş'tan temin edilmiştir

Paylaş

24 Temmuz sansürün kaldırılışının yıl dönümü ve Bayramı. Türkiye'de gazeteciler ise bu günü basın özgürlüğü için mücadele günü olarak karşılıyor. Ve bugün Türkiye’de 134 gazeteci hapis, yüzlercesi yargı kıskacında. 10 bini aşkın işsiz gazeteci var, iş bulabilenlerin çoğu ise güvencesiz. Medyanın yüzde 95’i ise iktidar kontrolünde. 24 Temmuz dolayısıyla açıklama yapan Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) gazetecilere özgürlük talep etti.

TGC: GAZETECİLER SANSÜR KISKACINDA

TGC açıklamasında 24 Temmuz’un İkinci Meşrutiyetle (1908) birlikte basından sansürün ilk kez kaldırılışını simgelediğine dikkat çekerek “O gün gazeteciler, yayıncılar olağanüstü bir dayanışma göstererek gazetelerine, matbaalarına görevlerini yapmaya gelen sansür memurlarını içeriye almıyorlar. Ertesi gün ilk kez gazeteler sansürsüz yayımlanıyor. Bu nedenle 24 Temmuz, meslek örgütlerince 1971’e kadar basın bayramı olarak kutlanıyor” ifadelerine yer verdi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından basın kartı verilmeyen gazeteci sayısının 1954’ü bulduğuna dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “24 Temmuz’da gazetecilik mesleği tarihin en güç döneminden geçerken, gazeteciler işsizlik, sansür, oto sansür, davalar ve gözaltılarla baskı altında tutulmaya devam ediyor. Gazetecilerin görevlerini özgürce yapmalarına müdahale edilerek halkın haber alma hakkı engelleniyor. “Şeffaflık ve basın özgürlüğü çağdaş demokrasilerin olmazsa olmazıdır. Çok sesli çağdaş bir toplum olabilmenin yolu, basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılmasından geçiyor. Gazetecilerin düşünceleri ve haberleri nedeniyle hedef gösterilmediği, işten atılmadığı, gözaltına alınmadığı, tutuklanmadığı bir Türkiye’de 24 Temmuz’u bayram olarak yaşamayı diliyoruz.”

TGS: KUTLAMIYORUZ!

TGS’den yapılan açıklamada, sansürün kaldırılışının 111. yıl dönümünde sansüre daha fazla maruz kalınan bir dönemden geçildiğine dikkat çekilerek şu verilere yer verildi:

  • 134 gazeteci cezaevinde
  • Türkiye, dünya basın özgürlüğü sıralamasında 157. sırada
  • 10 bini aşkın işsiz gazeteci var
  • Yüzlerce basın kartı iptal edilmiş durumda
  • Medyanın yüzde 95’i iktidar kontrolünde
  • İnternet gazetecileri güvencesiz
  • Yerel gazeteler resmi ilân kıskacında
  • Medya çalışanlarının çoğu sendikasız, toplusözleşmesiz

“Türkiye böyle bir baskı dönemini yaşıyorken ‘Basın Bayramı’ demek de o günü kutlamak da zül” denilen açıklamada, “Unutulmamalı ki hükümet-patron sansürü kaldırılınca, gazeteciler üzerindeki baskılar son bulunca, cezaevlerindeki meslektaşlarımız özgür kalınca, medya dördüncü kuvvet olarak işlevini yine yerine getirebilince kazanan tüm Türkiye olacaktır. Bayram kutlayabildiğimiz günleri getirene kadar 24 Temmuz bizim için sadece tarihte bir gündür. Gazeteciler haklarına, toplum haberine sahip çıktığında 24 Temmuz bayram olacaktır” ifadeleri yer aldı.

DİSK BASIN-İŞ: BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ AYAKLAR ALTINDA!

DİSK Basın-İş ise sansürün kaldırılışının yıldönümü nedeniyle yaptığı açıklamada; “DİSK Basın-İş olarak sözümüz kısa ve net: Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü ayaklar altındadır! 67 yaşındaki gazeteci Hüseyin Aykol, geçtiğimiz günlerde hapishaneye  gönderildi. Üstelik hakkında yaşı kadar açılmış başka davalar var. Cumhuriyet gazetesinin eski 6 çalışanı, kumpas bir dava nedeniyle, ama esas önemlisi iktidarın da kabul ettiği ağır bir skandal nedeniyle halen hapiste. Meclis, onları ve aynı durumdaki insanları hapishaneden çıkarmak için yapılacak basit bir düzenlemeyi yapmadan tatile çıktı! Onlarca meslektaşımız halen cezaevlerinde tutuluyor. Arkadaşımız Ertuğrul Mavioğlu, yaptığı bir belgesel nedeniyle 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Yüzlerce meslektaşımız hakkında sayısız dava var. Sansür, otosansür devam ediyor. İş, iktidar partisinin bir hizbine mikrofon uzatmanın bile işten atılma nedeni sayılmasına kadar vardı. Koşulsuz ve tam biat isteniyor. Uluslararası yayın organlarında  çalışan meslektaşlarımız hedef haline getiriliyor. Sivil iktidar eliyle ‘andıç’lar hazırlanıyor” denildi.

Açıklamada sadece gazetecilerin değil, siyasetçilerin, akademisyenlerin, kadınların, işçilerin, aydınların ağır baskı altında olduğu vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“İktidar baskısını artırmak için yeni cezaevleri inşa ediyor. Sadece basın ve ifade özgürlüğü değil, demokrasi ayaklar altında. Tüm bu baskılara rağmen gazetecilerin onurlu direnişi şimdiden tarihe geçti. Basın ve ifade özgürlüğü için, demokrasi için mücadelemiz sürecek, hep birlikte kazanacağız.”

ÇGD: DEVLET GÖREVLİLERİ BASINA DOĞRUDAN TALİMAT VERİYOR

Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), 24 Temmuz basında sansürün kaldırılması ve basın bayramına ilişkin açıklama yaparak, Türkiye’de gazetecilerin yaşadıkları zorluklara dikkat çekti. Açıklamada, basına sansürü katbekat artan hallerin devreye sokulmasıyla Türkiye’de 24 Temmuz’un Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü olarak anılmaya başlandığı ifade edildi. Gazetecilerin her türlü zorluğa rağmen karanlığın üzerine yürümesi gerektiğine değinilen açıklamada, “Türkiye’de basının yüzde 90’ı ekonomik olarak bağımlı, siyasi olarak taraf ya da taraf olmaya esir edilmiştir” denildi.

Açıklamada, “24 Temmuz’un yıl dönümü nedeniyle bazı vali ve kurumlar, AKP iktidarında basın özgürlüğünün geliştiği söyleminde bulunacaklar. Hiç zahmet etmesinler, süslü laflarına, kuru kutlamalarına gazetecilerin karnının tok olduğu bilinmelidir. Bugün ‘basın bayramı’ değildir. Basın ve ifade özgürlüğümüz için mücadele günüdür” ifadelerine yer verildi. İktidarın yönlendirmesi ile büyük medya gruplarının el değiştirdiği kaydedilen açıklamada, “ basın kuruluşları ayakta kalabilmek için iktidar yönlendirmeli şirketlere ya da kamu kurumu ilanlarına bağımlı mıdır? Bağımlıdır. Gazete manşetlerine yön veren, manşete girecek kelimeleri dahi belirleyen, basın yöneticilerine doğrudan mesaj atıp talimatlar veren devlet görevlileri var mıdır? Vardır. Cumhurbaşkanı bizzat basın yöneticilerini bir araya toplayıp ulusal çıkarlar bahanesiyle iktidarın dış politika hamlelerine açıktan destek isteyerek medyayı kendi bakış açısına uymaya zorunlu tutmuş mudur? Evet” şeklinde konuşuldu.

"CEZAEVİNDEKİ GAZETECİ SAYISI 137"

Gazetecilerin soruşturmalar, fiziksel saldırılar, kapatılma ya da susturulma tehditleri ve ekonomik darboğazla boğuştuğu ifade edilen açıklamada, “Cezaevindeki gazeteci sayısı 137’ye ulaşmıştır. Mahkemeler olmazsa RTÜK üzerinden yayın yasakları, erişim engelleri konulmakta, cezalar kesilmektedir” denildi. Açıklamada, tüm gazetecilere ifade özgürlüğü için örgütlenme çağrısı yapıldı.

TUTUKLU GAZETECİ AYKOL’DAN MESAJ: DAHA VERİLECEK ÇOK HABERİMİZ VAR

Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi eski Eş Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Aykol, tutuklu bulunduğu Sincan 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nden meslektaşlarına mesaj gönderdi.

Hüseyin Aykol, görüştüğü Halkların Demokratik Partisi (HDP) Van Milletvekili Tayip Temel aracılığıyla mesaj gönderdi. HDP’li Temel’im Twitter hesabından, “Gazeteciliğin yüz akı Hüseyin Aykol Hoca’dan tüm gazetecilere cesaret verici selamlar gelmiştir…” notuyla paylaştığı mesajda şu ifadeler yer adlı: “Gazetecilere mesajım: İçerideki gazetecilerden biri olarak ‘Dışarı’daki meslektaşlarıma iyi ve güzel haberler diliyorum. Daha verilecek çok haberimiz var. Hepinize ayrı ayrı selamlar... H. Aykol , 22 Temmuz 2019 Sincan 2 Nolu F Tipi Cezaevi.”

Aykol, “Örgüt propagandası yapmak” gerekçesiyle kesinleşmiş 3 yıl 9 aylık hapis cezası nedeniyle 12 Temmuz’da tutuklanmıştı.

İLGEZDİ: BAKANLIK VERİ GİZLİYOR

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi de 24 Temmuz Basın Bayramının 111’inci yıl dönümü dolayısıyla bir rapor açıkladı. İlgezdi, yaşanan baskı, sansür, işten çıkarma, kapatma, hapsetme zorluklarına karşı gazeteciliğin gün geçtikçe daha zor şartlar altında yapıldığına dikkat çekerek, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ilk bir yılında en az bin 732 gazetecinin işsiz kaldığı ortaya çıktı. Medya kuruluşlarının el değiştirerek iktidara yakın insanlara geçmesi, kapanmalara ve daralmalara neden olmakta, gazetecilik yaptıkları için “istenmeyen” ilan edilen kalemler işsiz bırakılmaktadır” dedi.

Raporunda çarpıcı verilere yer veren İlgezdi, “2009-2017 yılları arasında Türkiye’de hakkında dava açılan gazeteci sayısı yüzde 17 oranında arttı. Aynı yıllar itibariyle mahkûm olan gazeteci sayısında ise yüzde 160 artış yaşandı” dedi.

İlgezdi, kamu görevini yerine getiren, halkı bilgilendiren gazetecileri sindirmek konusunda özel bir çabası olan iktidarın, 2018 yılında Basın Kanuna ilişkin verileri açıklamayarak, yaşanan adaletsizliği gözlerden kaçırma telaşına girdiğini açıklayarak, “2009 yılından beri basın kanununa ilişkin verileri açıklayan Adalet Bakanlığı, 2018 yılında bu verileri açıklamaktan vazgeçerek, basın emekçilerinin yaşadıkları mağduriyetin görünmesine engel oldu” dedi. (MEDYA SERVİSİ)

ÖNCEKİ HABER

Uzungöl’de saldırıya uğrayan Aldoskî: Suçsuzuz dedikçe suçlamalarla karşılaştık

SONRAKİ HABER

GMİS, düşük zamma imza atan Türk-İş Başkanı Ergün Atalay’a destek çıktı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa