20 Temmuz 2019 11:42
Son Güncellenme Tarihi: 20 Temmuz 2019 16:35

Suruç'ta katledilen 33 kişi için her yerde anma: Adalet gelene kadar

Suruç Katliamı'nda yaşamını yitiren 33 kişi, Türkiye'nin pek çok ilinde anıldı: Adaleti 4 yıldır sokaklarda arıyoruz, onlar için adaleti bulana kadar buradayız.

Fotoğraf: MA

Paylaş

Urfa’nın Suruç ilçesi Amara Kültür Merkezi’nde 20 Temmuz 2015’te Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyelerine yönelik IŞİD’in canlı bombalı saldırısının üzerinden 4 yıl geçti. 33 kişinin hayatını kaybettiği Suruç Katliamı’nın 4’ncü yıldönümünde başta Suruç olmak üzere birçok ilde anma etkinliklerinde katliamın üzerinden geçen 4 yıla rağmen adaletin sağlanamadığına dikkat çekildi.

SURUÇ’TA KATLEDİLENLERİN AİLELERİ İSYAN ETTİ: 4 YILDIR ADALET YOK

Katliamın yaşandığı Suruç’ta Amara Kültür Merkezi ve mezarlık sabahın erken saatlerinde polis ablukasına alındı. Katliamda yaşamını yitiren Osman Çiçek ve Kasım Deprem’in mezarları ziyaret edildi. Mezarlık girişini tutan polis, mezarlığa giren herkesi üst araması yaptı.

"O GÜN BU ÖNLEMLER ALINMADI"

Mezarlıkta konuşan HDP Urfa Milletvekili Ömer Öcalan, “Şimdi alınan önlemler 4 yıl önce alınsaydı, 33 düş yolcusu aramızda olacaktı” dedi. Katliamda yaşamını yitiren Murat Yurtgül’ün babası Nimet Yurtgül ise katliam günü alınmayan önlemlerin bugün alındığına dikkat çekti. Katliamdan yaralı kurtulanlardan biri olan Erkan Keskin, yaşamını yitirenlerin halkların eşitliği için, barış ve özgürlük içerisinde yaşayabilmeleri için yola çıktıklarını söyledi.

Konuşmaların ardından kitle katliamın yaşandığı Amara Kültür Merkezi'ne gitti ve katliamda yaşamını yitiren 33 kişinin fotoğraflarının yer aldığı  “4. Yılında Suruç için adalet herkes için adalet” yazılı pankart açtı ve karanfil ve oyuncaklar bıraktı.

"BOMBACI ELİNİ KOLUNU SALLAYARAK GELDİ"

Burada Suruç Aileleri adına konuşan Çağla Seven, “4 yılın ardından bu bahçedeyiz. Acı tüm dünyaya düştü, sadece buraya değil. Acımız 4 yıldır hep taze. Burada hepimiz yaralanırken böyle güvenlik önlemi yoktu. Bombacı emniyetin önünde elini kolunu sallayarak geçti. Bizler 4 yıldır boş sanık sandalyelerine derdimizi anlatmaya çalışıyoruz. Herkesin cebinde olan telsiz kayıtları 4 yıldır dosyada değil. Bizim can güvenliğimiz sizin umurunuzda değil. Mezarlarımızda paramparça taşlar görüyoruz. Aydınlık gelecekte yaşamak istiyorsak, katliamların aydınlatılması gerekiyor” diye konuştu. ESP Eş Genel Başkan Yardımcısı Beycan Taşkıran da katliamların hesabını soracaklarını belirtti. Konuşmaların ardından Suruç Belediye Konferans salonunda “Gitmek” adlı belgesel gösterimi yapıldı.

İSTANBUL- ADALET MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK

En kitlesel anma Sultangazi'ye bağlı Gazi mezarlığı oldu. Katliamda yaşamını yitirenler Duygu Tuna, Cemil Yıldız ve İsmet Şeker anıldı. Anmaya, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul milletvekili Hüda Kaya’nın yanı sıra çok sayıda siyasi parti temsilcisi ile yurttaş katıldı. 

Katliamda yaşamını yitiren Polen Ünlü ve Hatice Ezgi Sadet için de Ihlamurkuyu mezarlığında anma gerçekleştirildi. “Adalet için Suruç'u unutma Polen Ünlü, Hatice Ezgi Sadet, Şennur Ayaz Ünlü ölümsüzdür” pankartının açıldığı anmaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Erol Katırcıoğlu ile Murat Çepni, HDP ilçe örgütü yöneticileri, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyeleri, ESP ve Sosyalist Kadınlar Meclisi üyeleri katıldı. 

Anmada konuşan Hatice Ezgi Sadet’in annesi Sunay Sadet, “Böyle bir anda konuşmak çok duygulandırıyor. Sizleri burada görmek ayrı bir huzur kattı bize. Hepinize çok teşekkür ediyorum” dedi. 
 
SGDF Eş Başkanı Alev Özkiraz da “Adaleti 4 yıldır sokaklarda arıyoruz, onlar için adaleti bulana kadar buradayız” diye belirtti. 

Ardından konuşan HDP Milletvekili Murat Çepni, “4 yıldır adalet mücadelesi sürüyor ama biz biliyoruz ki gerçek adalet halkların mücadelesiyle gerçekleşecek” diye konuştu. 
 
Katliamda yaşamını yitiren Ece Dinç için de Karacaahmet mezarlığında anma gerçekleştirildi. Dinç'in mezarı başında "Ece Dinç ölümsüzdür" pankartı açıldı. Dinç'in ailesinde çok sayıda kişi eşlik etti. Nazegül Bahar Boyraz için de Küçükyalı Mezarlığı’nda anma gerçekleştirildi. Vatan Budak içinde Karlıtepe mezarlığında anma gerçekleştirildi. Büşra Mete içinde Şeyhli Mezarlığında anma gerçekleştirildi. Anma öncesi Mete'nin arkadaşları yürüyüş gerçekleştirdi. Alper Sapan içinde Kurtköy Mezarlığında anma gerçekleştirildi. 

BÖLGEDE FAİLLER YARGILANSIN TALEBİ

Katliamda yaşamını yitiren Yunus Emre Şen Van'da, Süleyman Aksu Yüksekova'da, Mücahit Erol, Medali Barutçu ve Serhat Devrim ise Muş'ta mezarları başında anıldı. 

HDP Van İl Örgütü, Yunus Emre Şen'in mezarlığını ziyaret etti. Karşıyaka mezarlığında yapılan anmaya HDP Milletvekilleri Murat Sarısaç ve Muazzez Orhan, Şen'in annesi, babası ve yakınlarının yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. 

Saygı duruşuyla başlayan anmada konuşan HDP Milletvekili Murat Sarısaç, katliamın üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen hala tek bir yargılananın olmadığını dile getirerek, “Rojava’da devrim gerçekleşmiş oldu. Rojava'daki devrim gerçekleşmesine rağmen bir yanımız eksik. Devlet bu katliamı hala aydınlatmış değildir. Bu arkadaşlarımızın katilleri ortaya çıkıncaya kadar, baştan sona kadar sorumlusu kim olursa olsun,  yargılanıncaya kadar takipçisi olacağız" dedi. 

Sarısaç'ın konuşması sırasında polisler mezarlığa gelerek anmaya ve basının çekim yapmasına engel olmaya çalıştı. 

Diyarbakır’da da Veysel Özdemir ve Nazlı Akyürek için anma etkinliği düzenlendi. Anmada Suruç Aileleri İnisiyatifi adına konuşan Mesut Çeki, “Kanımız kurumuş değil. Adalet gelmeden ne kan kurur ne de vicdan rahatlar” dedi. Çeki, Suruç katliamının faillerinin yargılanmasını isteyerek, failler yargılanmadan mücadele etmekten vazgeçmeyeceklerini vurguladı.

Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde ise HDP'nin öncülüğünde Suruç'ta yaşamını yitiren Süleyman Aksu'nun mezarı ziyaret edildi. Anmaya HDP Hakkari Milletvekili Sait Dede’nin yanı sıra Barış Anneleri, HDP il ve ilçe yöneticileri katıldı. Ardından konuşan Süleyman Aksoy’un annesi Kudret Aksu, katliamı kınayarak faillerin yargılanmasını talep etti. Anmada Aksu'nun mezarına oyuncaklar bırakıldı. 


SURUÇ İÇİN ADALET PLATFORMU: 33 DÜŞ YOLCUMUZ İÇİN ADALET HALA UZAK

Suruç katliamının 4. yıl dönümü ile ilgili Suruç İçin Adalet Platformu tarafından yapılan açıklamada “33 düş yolcumuz için adalet, hâlâ uzak” denildi.

Kobanê'de, Kuzey Suriye'de IŞİD’in tarih sahnesinden silindiği vurgulanan açıklamada; “Düş yolcularının inşa için çıktıkları topraklarda halklar bugün daha umutlu, geleceğinden daha emin. Tesellimiz de büyük. Ama bir yanımız eksik: Adalet! 20 Temmuz'da Amara Kültür Merkezi bahçesinde bıraktığımız 33 düş yolcumuz için adalet, hâlâ uzak” denildi.

4 yıldır asıl suçlular, suçluları yönlendirenler ve onları koruyanlar; devlet görevlileri ve yetkililerinin katliam soruşturmasından ve davalarından uzak tutulduğu ifade edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi; “Göstermelik olarak birkaç polis hakkında açılan soruşturma ve davalar, devletin işlediği suçu aklamaktan başka bir amaca hizmet etmiyor. Suruç Ana Davası, tüm itirazlarımıza rağmen Hilvan Cezaevi kampüsünde görülmeye devam ediyor. Birçok şehirden Urfa’ya gelerek adalet arayışını sürdürenler, olağanüstü önlemler ve jandarma baskısı altında duruşma salonlarına girebiliyor, yine ailelerin davaya ilişkin açıklama yapması dahi jandarma zoruyla engelleniyor. Fakat yılmadan davayı takip etmeye devam ediyorlar. Her defasında şu çığlık yükseliyor duruşma salonlarından: Bu kadar önlemi çocuklarımızı korumak için alsaydınız bu katliam gerçekleşmezdi!”

Katliam davasında 10. celsenin geride kaldığı hatırlatılan açıklamada; “Katliamın yargı önüne çıkarılabilmiş tek sanığı olan Yakup Şahin’in duruşmada hazır edilmesi talebimiz önce mahkemece kabul edildi, fakat celse arasında ‘bilmediğimiz bir nedenle’ bu karardan dönülerek SEGBİS'le duruşmaya katılmasına karar verildi. Amara Kültür Merkezi’ni gören kamera görüntüleri ancak üç buçuk yıl sonra dosyaya getirtilebildi, gelen görüntülerin ise katliamdan sonraki beş saatlik kısmının kesildiği ortaya çıktı. Katliam günü halk tarafından yakalanarak polise teslim edilen fakat polis tarafından hiçbir işlem yapılmayarak serbest bırakılan ve devamında hakkında takipsizlik kararı verilen Abdullah Ömer Aslan, ısrarlı taleplerimiz sonucu duruşmada tanık olarak dinlendi. Tüm ifadeleri çelişkili olan, imam olmasına rağmen ikindi namazı saatini dahi bilmediği ortaya çıkan, Suruç’a geldiği motorunun satışını bir polis memurunun yaptığını bildirmesine rağmen kim olduğunu dahi hatırlamayan Abdullah Ömer Aslan hakkında suç duyurusunda bulunulması talebimiz mahkeme tarafından kabul görmedi” denildi.


ADANA - SURUÇ KATLİAMININ ASIL SORUMLULARI ORTAYA ÇIKARILSIN

Suruç katliamında hayatını kaybeden 33 kişi, katliamın 4’üncü yılında Adana’da düzenlenen basın açıklaması ile anıldı. ESP’nin düzenlediği basın açıklamasına katılan İHD, HDK, HDP, EMEP, SYKP, Devrimci Parti, Anadolu Hakları Derneği, Halkevleri üyeleri ve 10 Ekim aileleri katliamın gerçek sorumlularının yargılanmasını istedi. Basın açıklamasını okuyan ESP PM Üyesi Osman Kara, 4 yıl geçmesine rağmen katliamın failleri ve perde arkasındakilerin kim olduklarının tespitinin yapılmadığını belirterek gerçek faillerin ortaya çıkarılması için ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşları sorumlu davranmaya çağırıyoruz” dedi.

MERSİN - KATİLLER SADECE BOMBAYI PATLATANLAR DEĞİL

KESK Mersin Şubeler Platformu üyeleri Özgür Çocuk Parkı'nda bir araya geldi. Kamu emekçileri adına Tüm Bel-Sen Şube Başkanı Canan Solak konuştu. Solak, başta Suruç Katliamı olmak üzere, Suruç’tan sonra yaşanan katliamların arkasındaki güçleri ve gerçek sorumluları ortaya çıkarmak için verilen tüm araştırma önergelerinin AKP tarafından reddedildiğini hatırlattı. Solak, "Suruç’ta hayatını kaybedenlerin katilleri, tıpkı 10 Ekim Ankara Katliamında olduğu gibi, sadece bombayı patlatanlar değil, o bombanın hiçbir engelle karşılaşmadan oraya girmesine seyirci kalanlar, katillerin ve saldırıda sorumluluğu olan kamu görevlileri sorumlularının hesap vermesini engelleyenlerdir. Suruç katliamını gerçekleştirenlerin üzerine gidilmemesi nedeniyle gerçekleşen davanın takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz" dedi.

RİZE/FINDIKLI - ANMA ETKİNLİĞİ YAPILDI

Fındıklı Belediyesi sosyal tesislerinde yapılan etkinlikle katliamda hayatını kaybedenler anıldı.

Anmada Ezilenlerin Sosyalist Partisi İlçe Başkanı Tugay Köse açılış konuşmasını yaptı. Katliamdan yaralı olarak kurtulan Erkut Küçükşahin yaşadıklarını anlattı. Belgesel gösteriminin ardından Küçükşahin gitarıyla tek bir parça söyleyerek geceyi sonlandırdı

SAMSUN - "KATLİAMLAR ÖNLENEBİLİRDİ"

Samsun’da ESP'nin çağrısıyla Tes-İş toplantı salonunda anma etkinliği düzenlendi.

Saygı duruşu ile başlayan etkinlikte 33 gencin katledilme sürecini anlatan bir sinevizyon gösterisi yapıldı, tiyatro oyunu sergilendi ve müzik dinletisi sunuldu.

ESP Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş, yaptığı konuşmasında 33 devrimci gencin yanıbaşımızda yürütülen savaş sonrası barış umutlarını büyütebilmek için oyuncaklarıyla, umutlarıyla çıktıkları yolculukta Suruç’ta Amara Kültür Merkezi’nde IŞİD katliamı ile katledildiklerini söyledi.

Gümüştaş, "Eğer Suruç katliamı aydınlatılmış olsaydı 10 Ekim katliamı önlenebilirdi. Bu katliamlar organize katliamlar ve ülke içindeki egemen güçlerin de bilgisi ve kontrolü dahilinde gerçekleştirilmiştir. Bütün dostlarımızı ortak bir mücadeleyi örgütlemeye ve büyütmeye çağırıyoruz" dedi.

STUTTGART - "YAŞASIN ENTERNASYONEL DAYANIŞMA!"

Almanya’nın Stuttgart kentinin en kalabalık caddesi Königstrase’de (Kobanê meydanı) anma düzenlendi.

Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu’na (AvEG-Kon) bağlı Almanya Göçmen İşçiler Federasyonu (AGİF) ve Sosyalist Kadınlar Birliği’nin (SKB) düzenlediği anma etkinliğine, HDK Stuttgart, FCK, SYKP,  ATİF, YDG, DİDF, Yeni Kadın, ADHK gibi kurumlar da katılarak destek verdi.

“Suruç için adalet, herkes için adalet” içerikli Almanca pankartın açıldığı, Suruç şehitlerinin dövizlerinin taşındığı eylemde, Almanca ve Türkçe “Yaşasın enternasyonal dayanışma”, “faşizme karşı omuz omuza”, Suruç’un hesabı sorulacak”, “Suruç şehitleri ölümsüzdür” sloganları atıldı.

Açılış konuşmasında, “Bundan tam 4 yıl öceydi. Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) öncülüğünde yüzlerce genç, Türkiye ve Kürdistan kentlerinden ‘Kobanê’yi birlikte savunduk, birlikte inşa edeceğiz’ şiarıyla Kobanê’ye doğru yola çıktılar.” denilerek, Suruç’ta AKP-MHP faşizmi ve IŞİD çetelerinin bombalı saldırısına uğradıkları, 33’ünün ölümsüzleştiği anımsatıldı. “Adları Büşraydı, Eceydi, Cebraildi, Aydındı, Polendi, Alperdi, Duyguydu, Cemildi” denilen konuşmada “33 düş yolcusunu unutmadık, unutturmayacağız.  Suruç için adalet, herkes için adalet.” çağrısı yapılarak sonlandı

Açılış konuşmasından sonra 33 düş yolcusu anısına yapılan saygı duruşunun ardından AvEG-Kon’un açıklaması ekseninde Almanca konuşma yapıldı.

Almanca konuşmada, “Katliamın hesabını sormak, katillerin ve arkasındaki güçlerin hesap vermesi için yüzlerce düş yolcusunun ailesi Suruç Aileleri İnisiyatifi olarak bir araya geldiler ve büyük bir adalet mücadelesine başladılar.” denilerek “Bu dört yıl boyunca; ailelerin tüm ısrarlarına rağmen faillerin hepsi yargılanmadı. Dört yıldır çeşitli gerekçelerle Suruç yaralısı gençler tutuklandı. Suruç davasını takip eden avukatlar tutuklandı. Suruç için adalet isteyenler tutuklandı” vurgusu yapıldı.

Konuşmada son olarak, “Düş yolcularının düşleri yarım kalmayacak. Bugün Kobanê’de inşa edilen çocuk parkından gülümseyen çocuklar, hastaneden zafer işareti yapan savaşçılar bunun tanığıdır. Dört yıl sonra AvEG-Kon olarak taleplerimizi yineliyoruz. Suruç katliamı ve diğer tüm katliamlar aydınlatılmalı, siyasi sorumlular başta olmak üzere tüm failler yargılanmalıdır.” çağrısı yapıldı.

Eylem, 10 Temmuz’da Dersim’de ölümsüzleşen Taylan Kutlar ve Hıdır Çallı için düzenlenecek anma etkinliği duyurusuyla sonlandı.

NE OLMUŞTU?

2014 yılında IŞİD, Suriye'nin Kobanê kentine saldırı başlatmış ve kentte IŞİD'e karşı direniş başlamıştı. Kobanê halkı ile dayanışmak için birçok ülkeden insan kentin sınırına akarak direnişe destek olmuştu. IŞİD'in bölgeden çıkartılması ardından da kentin yeniden inşası için birçok destek kampanyaları örgütlenmiş, Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) öncülüğünde Kobanêli çocuklarla dayanışma amacıyla oyuncak kampanyası başlatılmıştı. 20 Temmuz 2015 tarihinde ise Suruç Amara Kültür Merkezi'ne gelen SGDF üyesi gençler basın açıklaması yaptıkları sırada IŞİD'in canlı bomba saldırısına uğramış ve 33 kişi yaşamını yitirmişti. (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

Prof. Dr. Atasoy: Dizilerdeki şiddet okullardaki akran şiddetinin artırıyor

SONRAKİ HABER

Boğaziçi Caz Korosu Tarkan'ın Uyan şarkısını Kaz Dağları için seslendirdi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa