20 Haziran 2019 17:31

İzmir İSİG Meclisi: Savaştan kaçan mülteciler iş cinayetlerinde ölüyor

İzmir İSİG Meclisi, Dünya Mülteci Günü'yle ilgili açıklama yaparak Türkiye’deki mültecilerin yoksulluk, güvencesiz çalışma, iş cinayetleri, sömürü ve nefret söylemi kıskacında olduğunu belirtti.

Fotoğraf: Volkan Pekal/Evrensel

Paylaş

İzmir İSİG Meclisi, 20 Haziran Dünya Mülteci Günü'yle ilgili yazılı açıklama yaparak Türkiye’deki mültecilerin Mülteciler Günü'nü yoksulluk, güvencesiz çalışma, iş cinayetleri, sömürü, geleceksizlik, statüsüzlük, nefret söylemleri ve linç girişimlerinin kıskacında karşıladığı belirtti, 2019'da 49, son 7 yılda ise en az 485 mültecinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini açıkladı.

İzmir İşçi Sağlı İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, 20 Haziran Dünya Mülteci Günü'yle ilgili yazılı açıklama yaptı. Savaş, çatışma, işkence, kötü muamele ve ekonomik koşullardan nedeniyle ülkelerini terk ederek Türkiye'ye göç eden mültecilerin bir Dünya Mülteciler Günü'ne daha statüsüz ve gelecek belirsizliği ile girdiği ifade edilen açıklamada, mülteci işçilerin ise en ağır koşullarda, ölümle burun buruna kayıt dışı çalışmak zorunda kaldığı ifade edildi.

"BİR MİLYONUN ÜZERİNDE MÜLTECİ ÇALIŞMA HAYATINDA"

Türkiye’deki kayıtlı Suriyeli mülteci sayısı 3 milyon 606 bin 737 iken diğer Asya ve Afrika ülkelerinden gelen mültecilerle bu rakamın 4 milyonu aştığı ifade edilen açıklamada,"Ocak 2016’da çıkarılan “Geçici Koruma Sağlanan Yabancıların Çalışma İzinlerine Dair Yönetmelik” ile mültecilerin çalışma izinleri düzenlendi ancak bu düzenleme hayatta yer bulamadı. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Uluslararası İşgücü Genel Müdürlüğü'nün 2018 dahil rakamlarına göre çalışma izni verilen yabancı sayısı 100 bin civarında. Ancak Türkiye genelinde 1 milyonun üzerinde mültecinin çalışma hayatında olduğu tahmin ediliyor" denildi.

"SON 7 YILDA EN AZ 485 MÜLTECİ İŞ CİNAYETLERİNDE YAŞAMINI YİTİRDİ"

"İSİG Meclisi olarak elimizdeki bilgileri göre; 2013 yılında en az 22, 2014 yılında en az 53, 2015 yılında en az 67, 2016 yılında en az 96, 2017 yılında en az 88, 2018 yılında en az 110,  2019'un ilk 5 ayında ise 49, son 7 yılda en az 485 mülteci iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. 2013 yılında yüzde 2 olan mülteci işçi ölümü 2018 yılında yüzde 6'ya kadar yükseldi. Ölümlerin en çok yaşandığı iş koşulları ise inşaat, tarım, belediye ve tekstil. Yakın zamanda Ankara'da 5, Kocaeli'nde de 4 mülteci işçi çalıştıkları atölyelerde çıkan yangınlarda yaşamını yitirdi" ifadelerine yer veridi.

"MÜLTECİLER UCUZ İŞ GÜCÜ OLARAK GÖRÜLÜYOR"

Açıklama şu şekilde devam etti: "Mülteciler, kent merkezinde patronlar, kırsalda ise dayıbaşları tarafından özellikle kayıt dışılığın yaygın olduğu sektörlerde çalıştırılıyor. Ucuz iş gücü olarak görülen mülteciler Türkiyeli işçilere göre daha uzun saatler ve daha düşük yevmiyelerde çalıştırılıyor. Patronlar karlarına kar katarken mülteci işçiler artan işsizliğin ve düşen yevmiyelerin sorumlusu olarak görülüyor. Mültecilerin yoğun olarak çalıştığı Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesi'ndeki 'Suriyelileri İstemiyoruz' eylemleri bir süre sonra Türkiyeli ve Suriyeli ayakkabı işçilerinin ortak eylemlerine döndü ve kazanım getirdi. Yine Torbalı'da çalışan Türkiyeli ve Suriyeli tarım işçilerinin yevmiyelerin artırılması için kurdukları birlik ve iş bırakma, kısmi zam getirdi. Ancak gerici ırkçı politikalar gün geçtikçe mülteciler üzerinden tırmandırılmaya hatta plajlardan Suriyelilere kovmaya kadar varan bir iklimin de zemini hazırlanıyor."

ŞÇİ SINIFININ HER MİLLİYETTEN ORTAK MÜCADELESİ ÖRÜLMELİ"

Son olarak dünya kapitalizmi halkları düşmanlaştırma ve savaş politikaları ile sadece insanları yerinden yurdun etmediği belirtilen açıklamada, "Ucuz işçi sömürüsüyle ekonomik krizlerin bedelini hem işçi sınıfına ezilen halklara ödetmekle kalmıyor, aynı zamanda kitleleri gerici, ırkçı politikalarla sürekli yedeklemenin aracı olarak kullanıyor. Bu nedenle işçi sınıfının her milliyetten ortak mücadelesinin örülebilmesi bugün başta sendikalar olmak üzere tüm demokrasi güçlerinin ırkçılığa, gericiliğe karşı mültecilerin yanında olması gerekiyor. Elimizi bugün ülkemizde en zayıf halkaya uzatmalı, enternasyonalizmi geliştirmeliyiz" denildi. (İzmir/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Çiğli'de kadın cinayeti | Cezaevinden izinli çıkan erkek iki kadını öldürdü

SONRAKİ HABER

Suruç İçin Adalet Platformu: 33 düş yolcumuz için adalet hâlâ uzak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa