05 Haziran 2019 04:28

Asıl bayramı barışta yaşayacaklar

Çocukları PKK’lilerce alıkonulan anneler ve barış anneleri bir bayramı daha gözyaşlarıyla karşılıyor. Anneler savaşa karşı birlik çağrısı yapıyor.

Fotoğraflar: Evrensel

Paylaş

Buse VURDU
Ankara

Savaş nedeniyle birçok anne bu bayramı da çocuklarından ayrı geçirdi. Asker oğlu 3 yıldır PKK’nin elinde olan Ayşe Kahveci ve Barış Annesi Havva Kıran artık gözyaşı dökmedikleri, çocuklarına sarılabildikleri bayramlar istiyorlar. “Çok bekledim bayramlarda gelir diye. Yine de bekliyorum. Camın önüne oturup bakıyorum, belki oğlum gelir” diyen Kahveci, oğlundan ayrıyken bayram kutlayamadıklarını söyledi. Barış Annesi Havva Kıran da annelerin tabutlara sarılmadığı, evlatları için gözyaşı dökmediği zaman bayramın gelebileceğini ifade ederek, tüm annelere savaşa karşı bir araya gelme çağrısı yaptı.

2015 yılında çözüm sürecinin bitmesinden sonra birçok ölüm, yaralanma ve alıkonulma vakası yaşandı. İnsan Hakları Derneği (İHD) verilerine göre yalnızca 24 Temmuz 2015-24 Temmuz 2017 tarihleri arasında 2 bin 722 kişi çatışmalar sonucu yaşamını yitirdi. Ölüm ve yaralanmaları alıkoyma olayları da izledi. Temmuz-Ağustos 2015 döneminde PKK tarafından alıkonulan 20 gümrük memuru, 8 Eylül günü İHD tarafından Irak Federe Kürdistan Bölgesinde teslim alındı. Ancak yine bu dönemden itibaren alıkonulan 12 asker ve polis aradan geçen 4 yıla rağmen serbest bırakılmadı. Alıkonulanlar arasında Jandarma Uzman Çavuş Mevlüt Kahveci de bulunuyor. Kahveci, 21 Eylül 2016 günü Hakkari-Çukurca karayolu Doğanlı köyü yakınlarında Uzman Çavuş Ümit Gıcır ile birlikte alıkonuldu. Ailesinin tüm başvurularına rağmen Kahveci hala serbest bırakılmadı.

‘ZENGİN ÇOCUĞU OLSA ALIRLARDI’

Biz de bayramı çocuklarından ayrı geçiren iki anne, Mevlüt Kahveci’nin annesi Ayşe Kahveci ve Barış Annesi Hava Kıran ile süren çatışmaları, devletten beklentilerini ve barış talebini konuştuk. Mevlüt Kahveci’nin annesi Ayşe Kahveci, alıkonulduğu tarihten itibaren oğlunun iki kez videosunu, bir kez de mektubunu aldıklarını belirterek, çocuklarının kurtarılmasını beklediklerini ifade etti. Devlet yetkililerin kendilerine “Bekleyin” demek dışında bir şey yapmadığını dile getiren Kahveci,  “Ben o askeri devlete emanet ettiysem devletten istiyorum. Benim oğlum kaçak değil, FETÖ’cü değil. Halkın çocuğu kızım bunlar, zengin çocuğu değil. Zengin çocuğu olsaydı alırlardı şimdiye. Ben 20 senedir eşimden ayrıyım, çocuğumu tek büyüttüm. Ben onu zengin çocuğu gibi bal ile süt ile büyütemedim, ben onu bulaşık yıkadım öyle büyüttüm” dedi.

‘DEVLET SESİMİZİ DUYSUN’

Kahveci, oğlunun açıköğretimden üniversite okumak istediğini, alıkonulduğu gün de açıköğretim işleri için yolda olduğunu anlattı: “26 yaşındaydı. Açıköğretimden üniversite okumak istiyordu. Bekardı, bize ev alacaktı. Benim evim kira. Engelli bir kardeşi var benle birlikte, bize bakıyordu. Kardeşi abisini sayıklayıp ağlıyor şimdi. Kimseden yardım da istemiyorum, para da. Ben çocuğum gelsin istiyorum. Ben inanıyorum onların kılına zarar gelmez orada. Ne o taraf zarar verir, ne bu taraf zarar verir. Onların sorunu devletle, fakir çocuklarıyla değil. Devlet sesimizi duysun artık, çocuklarımızı getirsin”. Oğlundan ayrıyken bayram kutlayamadıklarını ifade eden Kahveci, “Oğlum orada nasıl esirse biz de burada esiriz. Bizim bayramımız yok. Çok bekledim bayramlarda gelir diye. Yine de bekliyorum. Camın önüne oturup bakıyorum, belki oğlum gelir diye” diye konuştu.

‘SAVAŞ VARSA BİZE BAYRAM YOK’

Barış Annesi Havva Kıran ise eskiden bayram gelirken bir iki hafta öncesinden kıyafetler aldıklarını, neşe içinde olduklarını dile getirdi. “Şimdi o hava yok, o bayram yok. Her yerde savaş varsa, her yerde ölümler varsa bize bayram seyran yok” diyen Kıran, annelerin tabutlara sarılmadığı, evlatları için gözyaşı dökmediği zaman bayramın gelebileceğini ifade etti. Kıran, bu bayramın barışa vesile olmasını dilediklerini belirterek “Kimsenin çocuklarının ölmesini istemiyoruz. Tecrit kalksın, savaş son bulsun. Biz herkese sesleniyoruz. Türkiye’nin başındakine de sesleniyoruz, herkes elini vicdanına koysun, artık yeter. Bu ülke güllük gülistanlık olsun, kardeşlik olsun. Herkes bu ülkenin sahibi, sadece bir iki kişi değil. Bu ülkenin kazanması için, barış için herkes bedenini siper etsin” dedi.

‘KİMSE ÇOCUKLARIMIZIN KANI ÜZERİNDEN HESAP YAPMASIN’

Kıran, alıkonulan asker ve polislerin ailelerine de el ele vererek, barışa sahip çıkma çağrısında bulundu: “Çağrımız her anneye... Onların çocukları 3-4 senedir gerillanın elinde. Hiç kimsenin sesi çıkıyor mu? Çıkmıyor. Çünkü fakir fukaranın çocuklarıdır. Eğer bir bakanın çocukları olsaydı, bir zenginin çocukları olsaydı dünya ayağa kalkardı. Ama fakir fukaranın çocukları oldukları için herkes sessiz kalıyor. O anneler de sesini bizim sesimize katsın. Polis anneleri, asker anneleri, gerilla anneleri, gelin el ele verelim bu savaşı durdurmak için çabalayalım. Kimse Türklerin çocuklarının üstünden, Kürtlerin çocuklarının üstünden pazarlık yapmasın. Kimse çocuklarımızın kanları üzerinden hesap yapmasın. Annelerin ciğeri aynıdır, bizim ciğerimiz yanıyor. Aynı acıyı yaşarken birbirimize destek olalım, birbirimize güç verelim. Bu kirli savaşı durduralım.”

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Tazminatın fona devri işçileri öfkelendiriyor

SONRAKİ HABER

12 Baro başkanı çağrısını yineledi: Genel Kuruldan kaçmayın

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa