17 Mayıs 2019 21:04

"Önkol davasında devletin idari kusuru ve sorumluluğu kabul edildi"

Ceylan Önkol davasında Danıştay kararını değerlendiren Avukat Saman "Devletin bu konudaki idari kusuru ve sorumluluğu kabul edildi" dedi.

Fotoğraf: İnanç Yıldız/EVRENSEL

Paylaş

Fırat TOPAL
Diyarbakır

Danıştay 15’inci Dairesi, Ceylan  Önkol davasında, Önkol’un ölümünde idarenin eylemiyle zarar arasında nedensellik bağı bulunması nedeniyle davanın “kusursuz sorumluluk” veya “hizmet kusuru” ilkesi kapsamında görülmesi gerektiğine hükmetti. Kararın ne anlama geldiğini İnsan Hakları Derneği’nden (İHD) davayı takip eden İHD Genel Başkan Yardımcısı Avukat Rehşan Bataray Saman ile görüştük. Saman, “Bu kararla devletin bu konudaki idari kusuru ve sorumluluğu kabul edildi” dedi.

"YILLARCA SÜREN BİR HUKUK MÜCADELESİ"

Danıştay 15. Dairesi, Diyarbakır 2. İdare Mahkemesinin Ceylan Önkol davasında, aileye 5233 sayılı “Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun” kapsamında yer alan “sosyal risk ilkesi” nedeniyle tazminat ödenmesi kararını bozdu. Avukat Rehşan Bataray Saman, “Yıllarca süren  bir hukuk mücadelesi söz konusu, hem AİHM’de hem de idare mahkemesinde. AİHM ihlal kararı vermedi ama ret kararında belli konulardaki tespiti ve tazminin idare mahkemesince mümkün olmasına da dikkat çekmişti” dedi.

"DOSYAYI VE SORUMLULARIN YARGILANMASINI ETKİLEMEYECEK"

Bu dikkatin önemli olduğunu vurgulayan Saman, “Bu çok önemli, bu tür dosyalarda kusursuz sorumluluktan yola çıkarak aileleri, vatandaşları 5233 sayılı yasaya yönlendiriyordu. Orada tazminat almak gerçekten aileleri çok rahatsız ediyordu. Hem yasanın içeriği hem de miktarın düşüklüğü ve devletin bu konudaki sorumluluğunu kabul etmemesi nedeniyle. Burada yapılan tespit çok önemli. Savcılık ve askeriyenin iddiası vardı, orada patlayıcıların varlığına dair. Bir şekilde orada insanlar yaşıyorsa patlamanın olmaması da kaçınılmaz oluyor. Patlamanın ne şekilde olduğundan bağımsız olarak söylüyorum, iddia edildiği gibi Ceylan o patlayıcı ile oynarken yaşamını yitirmiş olsa bile devletin sorumluluğu ve kusuru var. Güvenlik açısından bir hizmet kusuru söz konusu. Oranın temizlenmesi ve güvenilir hale getirilmesi konusunda devletin bir sorumluluğu var. Bu sorumluluğu yerine getirmediği için kusurlu. Mahkeme, bu yöndeki ısrarlı taleplerimizi ve itirazlarımızı haklı buldu. Bu açıdan önemli bir karar. Savcılık dosyasını ve sorumluların yargılanmasını etkilemeyecek karar ama devletin bu konudaki idari kusuru ve sorumluluğu kabul edildi” dedi. 

ÖNCEKİ HABER

Prof. Dr. Füsun Üstel cezaevine girdiği ilk gece yerde yatmış

SONRAKİ HABER

Sağlık çalışanlarına hakaret eden şahıstan özür ilanı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa