13 Mayıs 2019 03:23

Kağıdın arkeolojisi: Efemera

Anıl Yurdakul, Karikatürist Kaan Ertem'e sordu: "Nedir bu efemera?"

Karikatürist, Kadıköy Filatelistler Derneği Yönetim Kurulu ve Türk Filateli Akademisi Üyesi Kaan Ertem | Fotoğraf: Anıl Yurdakul

Paylaş

Anıl YURDAKUL
İstanbul

Günümüz modern insanın en büyük sorunu "Vaktinin olmaması!" Teknolojideki ilerlemenin boş zaman kazandırdığı iddia edilse de gerçek öyle değil. Uzun ve yorucu çalışma saatleri insanlara kendilerine ayıracak zaman bırakmıyor. Kendisiyle, sevdikleriyle ilgili belgeleri arşivlemek bir yana tekrar bakma fırsatı bile bulamıyor. Teknolojinin ilerlemesi birçok şeyi de hızla değiştiriyor. Sinema biletlerini, afişleri, posterleri, kibritleri hatta çikolata ambalajlarını... En sevdiğiniz çikolatanın 20 yıl önceki ambalajını hatırlıyor musunuz? Ya da ilk sevgilinizle gittiğiniz sinema biletini... Yani kişisel belleğinizin arşivi var mı? İşte pek bilinmese de efemera kavramı bu noktada devreye girerek; bir nefes almanızı ve kendi kişisel belleğiniz depolamanızı sağlıyor. “Efemera” kavramına bir örnek vermek gerekirse; arkadaşlarınızla sinemaya gittiniz, ardından güzel bir gün geçirdiniz. Sinema biletini bir deftere yapıştırıp, altına o güzel günü anlatan birkaç satır yazdınız. Böylelikle geleceğe kişisel arşivinizi, belgenizi bırakırken birey olduğunuzu hatırlayacak, aceleci yaşamanıza soluklanma imkanı bulacaksınız.

“Efemera” kavramını Karikatürist, Kadıköy Filatelistler Derneği Yönetim Kurulu ve Türk Filateli Akademisi Üyesi Kaan Ertem’e sordum.

Osmanlı posta tarihi konusunda ödülleri olan Ertem, uzun yıllardır filateli ve efemera koleksiyonu yapıyor, aynı zamanda bu konuda ulusal jüri üyesi.

Uzun yıllar Leman dergisinde karikatür çizen ve başta “Erdener Abi” olmak üzere sayısız karakterin yaratıcısı olan Kaan Ertem’i resim atölyesinde ziyaret ettim. Atölyede ilk göze çarpanlar, sayısız yağlı boya tablonun yanı sıra daktilolar ve nostaljik bir radyo. Bir sandalye çekerek atölyelerin olmazsa olmazı boya ve terebentin kokuları eşliğinde sohbete dalıyoruz. Soruyorum “Nedir bu efemera?”

“Bununla ilgili gazeteci (ve aynı zamanda koleksiyoner) ağabeyimiz Burçak Evren’in ortaya attığı güzel bir tanım var: “Kağıdın arkeolojisi” diye. Bence çok doğru bir tanım. Günlük kullanıma ait her türlü belge ve objenin koleksiyonudur efemera. Bir otobüs bileti, bir fatura, bir dilekçe, bir kartvizit gibi günlük hayatta kullanılan ve çok da önemsenmeyen her şeyin koleksiyonudur.”

KOLEKSİYONCULAR

Koleksiyonculuk ise ciddi emek istemesinin yanı sıra, araştırma ve bilgi istemektedir. Kaan Ertem bu konuyu kibrit kutusu toplama örneği ile açıklıyor;

“Örneğin kibrit kutuları topluyorsun, bunları belli bir düzende bir araya getiremezsen, kibrit kutusunun tarihsel gelişimini, işlevini ve diğer özelliklerini araştırmazsan, elindeki malzemeyi buna göre tasnif edemezsen, “koleksiyoncu” olmazsın. Sadece ‘Kibrit kutuları toplayan bir adam’ olursun.”

“Koleksiyoncu” kelimesi akla, müzayedelerden uçuk fiyatlara resim satın alan insanları akla getiriyor. Kaan Ertem ise koleksiyonculuğun bedavaya dahi yapılabileceğini söylemekte;

“Herkes koleksiyoncu olmanın çok para harcamakla doğru orantılı olduğunu söyler ama buna katılmıyorum. Koleksiyonculuk aslında ucuz bir uğraştır. Sokakta yürürken yerde bulduğun bir şeyin bile koleksiyonunu yapabilirsin. Çok ucuz -hatta bedava- şeylerin koleksiyonlarını yapan insanlar tanıyorum. Bir akademisyen dostum kitap ayraçları koleksiyonu yapıyordu. Tarihlerine ve konularına göre tasnif edilmiş klasörler dolusu kitap ayracı vardı. Mesela ben kitap ayracı kullanmam. Post-it kullanırım. Kitap ayraçlarını da çöpe atarım. Adam bizim çöpe attığımız şeyin koleksiyonunu yapmış. Hayran kalmıştım.

FİLATELİ İLE EFEMERA ARASINDAKİ FARK

En yaygın koleksiyonculuk “Filateli” denilen herkesin bildiği adıyla ‘Pul koleksiyonculuğudur. Yaygınlığı, toplumda ‘Sana pul koleksiyonumu göstereyim mi?’ gibi esprilere(!) konu olmuştur. Filateli günümüzde de devam ediyor, hatta teknik bilgi içeren sergiler açılıyor. “Efemera”nın bir alt kavramı değildir. Kaan Ertem, filateli ile efemera arasındaki farkı şöyle açıklıyor: “Filateli, pul koleksiyonculuğudur. Dünyada en yaygın ve kuralları belirlenmiş koleksiyon türüdür. Ama çok teknik bilgi ister. Koleksiyonları izlerken erör, varyete, tetbeş, abklaç falan filan bir sürü ıvır zıvır teknik özelliği bilmeniz gerekir. Dolayısıyla bizim pul sergilerine gelen vatandaşlar, bir iki panoya baktıktan sonra sıkılıp giderler. Bunun nedeni orada sergilenen sayfalarda yazan bilgilere uzak olmalarındandır. Bu insanlara efemera daha sıcak geliyor. Günlük hayata dair veya geçmişlerinden bir şeyler buluyorlar. Çok fazla teknik terim veya özellik yok. Bana sorarsan “efemera” geleceğin koleksiyon türüdür.”

ÜZERİNE TARİH DÜŞÜLMÜŞ BİR PEÇETE...

Buradan yola çıkıp nostalji takıntısının olup olmadığını soruyorum Ertem’e. “Bizim hiç öyle takıntılarımız yoktur. Hiçbir zaman “Aaah nerede o eski İstanbul?” filan demeyiz. O zaman öyle yaşandı bugün böyle yaşanıyor. Bizim yaptığımız koleksiyonlar aracılığı ile bu değişimi göstermek. Yalnız şu var, bizim millet, kendi kişisel tarihine önem vermez. Kişisel arşiv, insana birey olduğunu hatırlatır. Nostaljiyi filan bir kenara koy, bir yemekten hatıra üzerine tarih düşülmüş bir peçete, bir tren bileti, bir fotoğraf, bir kartpostal, sararmış bir not kağıdı bile yeri geldiğinde sana bir birey olduğunu ve bir geçmişin olduğunu hatırlatır. Bu daha önemli. Günce alışkanlığımız da yoktur bizim. En aydın, entelektüel diyebileceğimiz insanlar bile günce tutmazlar. Bunlar için illa ki koleksiyoncu olmaya gerek yok.”

"ARŞİV YAPMADAN TOPLAMAK İSTİFÇİLİKTİR"

Fakat arşiv yapmadan, hedef belirlemeden her şeyi toplamak ise istifçilik olabiliyor. Sırf eşyalarla dolu odaların kapılarının açılmadığını çevremizden, komşularımızdan duyarız. İstifçilik bir üst sınırda ise gazeteler için “Çöp Ev” manşetli haber malzemesine dönüşüyor. Üstelik evde huzursuzluklara yol açabiliyor!  Aman dikkat diyelim.

Sohbetin üzerine yorgunluk kahvesi yapan Kaan Ertem’e muzipçe, konuyu karikatüre kaydırarak kendisinin yaratmış olduğu karakteri olan “Zıçan Adam”ın ne zaman albüm olacağını soruyorum. Gülüyoruz…

ÖNCEKİ HABER

Vedat Türkali kimdir, eserleri nelerdir?

SONRAKİ HABER

Çerkes Soykırımının 155. yılında yaşamını yitirenler anıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa