29 Nisan 2019 01:15

“Biz martı mıyız ki sürekli simit yiyelim?” 

Okulun dört bir tarafında üçerli beşerli gruplar, kendi aralarında sohbete muhabbete koyulur; kendi deyimleriyle “mevzuyu kollar.” 

Görsel: Vikipedi

Paylaş

Deniz ORTAKÇI 
Zeynel GÜRBÜZ 
Ankara 

Abidinpaşa Endüstri Meslek Lisesi’nin önündeyiz. Ankara’nın en ünlü meslek liselerinden birisidir burası. Bugün Ankara’da pek çok sanayi sitesinde, fabrikada “ Paşa Mezunlarına” denk gelebilirsiniz. Kafamızdaki yazı planı için öğle arasına denk getirelim dedik, saatin geçmesini beklemeye koyulduk. Paşa’da öğle arası bir başladı mı, herkes bir tarafa dağılır. Kimisi ucuza simit poğaça yemeye caminin altındaki pastaneye, kimisi okulun karşısındaki büfenin arka tarafına; kendime bir kıyak çekeyim diyen ise beş liraya tavuk döner yemeye koyulur. Okulun dört bir tarafında üçerli beşerli gruplar, kendi aralarında sohbete muhabbete koyulur; kendi deyimleriyle “mevzuyu kollar.” 

“KENDİ MAAŞLARINA %100 ZAM YAPANLAR BİZİ DÜŞÜNMÜYOR” 

Öğle arasından biraz erken çıkan bir grubun yanına gidiyoruz. Çoğu henüz onuncu sınıf olduğunu söylüyorlar. Durdukları yerin hemen biraz ilerisinde market var, önünde de meyve sebze tezgahı. Kendimizi tanıtıp, soruyoruz; “Bu domatesin biberin fiyatı böyle uçukken, siz meslek liselilerin hayatı nasıl geçiyor?” diye. Aralarından biri “Hayatımız etkilenmez mi abi, seninki de soru.” diyor gülerek. “Her öğle arasında kara kara ne yesek diye düşünüyoruz, en ucuza ne yenirse onu yemeye çalışıyoruz; Allah’a şükür cebimize üç beş lira harçlık giriyor, ona göre bir şekilde yaşamaya çalışıyoruz.” diyor. İşsizliği soruyoruz, “Önceden ‘beş gençten biri işsiz’, ‘dört gençten biri işsiz’ diyorlarken rakamlar artık ‘üç gençten birinin işsiz’ olduğunu göstermeye başladı”  diyoruz. “En büyük sıkıntı işsizlik zaten.” diye araya giriyor başkası, “Biz meslek liseli olsak da, hiçbir şekilde işimizin garanti olmadığını biliyoruz. Staj yerini bile zor buluyoruz, henüz daha staj yapmadık ama bir yandan araştırıyoruz.” Geçenlerde AKP Grup Başkanvekili’nin yapmış olduğu “Asgari ücretli üç öğün simit yese, kendisine para bile kalır” açıklamalarını duymuşlar. Aralarından biri şunları söylüyor: “Oradan esip gürlemesi kolay. Gelip de halkın halini görmüyorlar. Kendi maaşlarına yüzde yüz zam yapanlar, bizi düşünmüyor. Yiyorsa gelip bir ay asgari ücretle yaşasınlar.” diyor. Bir başkası ise “Abi ulaşım sorunumuzu da yaz.” diyor. “Zaten aldığımız harçlık belli; Kayaş’tan, Şahintepe’den, Gülveren’den gelenler olarak harçlığımızın yarısını yola veriyoruz” diye belirtiyor. 

“ÜNİVERSİTE MEZUNU BİLE İŞSİZ, BİZ NE YAPALIM?” 

Bir başka grubun içine giriyoruz, konu direk “işsizlik sıkıntısına” geliyor. “İşsizlik en büyük sıkıntı.” diyor birisi, “Bu okulun yarısından fazlası ilerde garanti işsiz.” diyor. “Çok fazla bölüm var, nereye elini atsan elektrikçi, bilişimci. Mutlaka çoğu işsiz kalacak. Makineciler nispeten daha iyi durumda ama onların da geleceği garanti değil.” diye gerekçelendiriyor düşüncelerini. Bir başkası, “Üniversitelerde çok iyi bölümlerden mezun olanlar bile işsiz geziyor, biz ne yapalım “ diyor. “Üniversite hayaliniz var mı?” diye sorduğumuzda hepsi üniversite okumak istediklerini ama aldıkları eğitimin buna yetmeyeceğini söylüyor. “Başka sıkıntılarınız var mı?” diye sorunca, “Çok yorucu geçiyor hayat.” diyor aralarından biri. Okulda tezgah başında sürekli ayakta bekleyip hiç oturmadıklarını ve bu yüzden çok yorulduklarını ifade ediyor. Bir diğeri “İş güvenliği de önemli bir sorun.” diyor. Daha önce atölyedeki iş aletlerine parmağını kaptıran, kesen kişiler olduğunu; bunun için daha fazla önlem alınması gerektiğini vurguluyor.  

“GÜNLÜK HARÇLIK 10 LİRADAN AZ” 

Üç kişilik başka bir grupla tanışıyoruz. “Öğle arası nasıl geçiyor, nerelerde yemek yiyorsunuz?” diye soruyoruz; “ Menüde genelde simit, poğaça oluyor. Biraz fazla paran varsa, beş liraya tavuk döner yiyebilirsin. Ama biz genelde caminin altındaki pastaneden poğaça, simit yiyoruz.” diyor birisi. Günlük en fazla 10 lira harçlıkla okula gelebildiğini söyleyen arkadaşımız; okuldaki çoğu arkadaşının da en fazla bu kadar parayla gelebildiğini, 10 liranın üstünde harçlıkla gelen çok az öğrenci olduğunu söylüyor. “İşsizlik” deyince, biri “Benim babam dört aydır işsiz.” diyor ve ekliyor, “İstediğin kadar okul oku, işsizlik hep karşına çıkacak bir sorun.” “Bir elektrikçi dükkanı açmak istiyorum.” diyor yanındaki, “Olmadı, bir fabrikaya bir şekilde kapağı atmak lazım. Savunma sanayii üzerine çalışan yerlerde genelde iş bulabiliyoruz.  Ama ne olursa olsun en azından iki yıllık bir meslek yüksekokulunu bitirmek gerek.” diyor. İki yıllık MYO’lara sınavsız geçişin birkaç sene önce kaldırıldığını hatırlatıyoruz, “ O çok önemli bir hakmış. Her ne kadar ek puan verseler de çoğu meslek lisesi mezunu sınavda barajı bile aşamıyor ki.” diyor.  

“ÇOĞU ZAMAN HARÇLIKLARIMIZI BÖLÜŞÜYORUZ” 

Ayrılmadan son olarak dört kişilik bir grubun yanına uğruyoruz. İlk olarak, hayat pahalılığına ilişkin ne düşündüklerini soruyoruz. “ Domates, biber, soğan sizi de vurdu mu? “ dediğimizde, “Vurmaz olur mu be abi?” yanıtını alıyoruz hepsinden. “Gariban yemeği olan menemen bile lüks oldu” artık herhâlde diyoruz, “Biz daha oraya gelemedik, anca simit – poğaça - çay üçlüsü” diyor birisi. Başkalarına da sorduğumuz AKP’li Başkanvekili’nin “üç öğün simit” açıklaması hakkında aralarından birisi yazımızın da başlığını atıyor: “ Abi biz martı mıyız ki, sürekli simit yiyelim. Sabah ya da öğle arasında mecburiyetten bir kere yiyoruz o da bize yetiyor. Her gün her gün nasıl simit yiyelim. Lüks içinde yaşayan adamlar bizim gibilere yukardan anca bağırıp çağırıyorlar böyle” diyor. Günlük harçlıklarının yetip yetmediğini merak ediyoruz. “Abi kimimiz günlük on lirayla, kimimiz yedi lirayla geliyor. Kimimiz evden harçlık bile alamıyor. Yemek yemeye gideceğimiz zaman, cebinde parası olmayan ‘ben gelmeyeyim, canım istemiyor’ falan dese bile biz bütün paramızı birleştiriyoruz. Harçlıklarımızı bölüşerek öğle yemeğimizi alıyoruz” diyor. 

 

ÖNCEKİ HABER

Meslek liselerinde biz de varız!

SONRAKİ HABER

Cumhurbaşkanına hakaretten yargılanacak Hilal Nesin hakkında yakalama kararı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa