28 Nisan 2019 19:13

1 Mayıs için yazılmış ilk şiirimize bir bakış

Umutsuzluğun boy gösterdiği yıllarda şair işçiler için hür yaşamdan bahseder.

Paylaş

İlkan DOĞAN

Mersin

İlk 1 Mayıs şiirini kim yazdı dersiniz? Kimin yüreği işçiyi düşündü ilk başta? Tutuklanmak uğruna, hayatını tutsak etmek uğruna kim atıldı kavgaya? Kızıl karanfiller diye ilk kim bağırdı? 1 Mayıs için yazılan ilk şiirimiz "Ey işçi…/Bugün hür yaşamak hakkı seninken” diye başlar. Umutsuzluğun boy gösterdiği yıllarda şair işçiler için hür yaşamdan bahseder. Sonra devam eder “Patronlar o hakkı senin almışlar elinden” der. Şiir, işçilerin özgürlüğünü kimler tarafından çalındığını da gösterir. Bahsettiğimiz yıllarda daha cumhuriyet ilan edilmemiş ama yürekli bir kadın şair işçilere yol göstermiştir. Tıpkı babasından gizli gizli okula gittiği gibi tüm risklere rağmen bu dizeleri yazar. Şairimiz şiirine devam eder: “Sa’yınla edersin de ‘tufeyli’leri zengin /Kalbinde niçin yok ona karşı yine bir kin?/Rahat yaşıyor, işçi onun emrine münkâd;/Lakin seni fakr etmede günden güne berbâd./Zenginlere pay verme, yazıktır emeğinden./Azm et de esaret bağı kopsun bileğinden./Sen boynunu kaldır ki onun boynu bükülsün./Bir parça da evlatlarının çehresi gülsün.” Bu dizeler şiirin en can alıcı noktalarından biridir. Şair, işçilerin kendini sömürenlere artık dur demesi gerektiğini belirtir ve işçilerin kalbinde bir kin olmasını ister. İşçileri sömürenlere karşı isyana davet eder. Artı değer sömürüsüne dur demek gerektiğini boyunların artık kaldırılmasını gerektiğini söyler.Şiirin diğer önemli bir kısmı ise işçilerin 1 Mayıs’a çağrılmasıdır.

Şair,işçilerin dünyayı hareketli kıldığını söyler ve makineleri çalıştıran güce boyun eğilmesini ister. İşçilerin grevi ile şehirlerin sessiz kalacağına da dikkat çeker.“Ey işçi… Mayıs birde bu birleşme gününde/Bişüphe bugün kalmadı bir mani önünde…/Baştanbaşa işte koca dünya hareketsiz; /yıllarca bu birlikte devam eyleyiniz siz. /Patron da fakir işçilerin kadrini bilsin/Ta’zim ile, hürmetle sana başlar eğilsin. /Dün sen çalışırken bu cihan böyle değildi../Bak fabrikalar uykuya dalmış gibi şimdi. /Herkes yaya kaldı, ne tren var, ne tramvay sen bunları hep kendin için şan-ü şeref say… /Birgün bırakınca işi halk şaşkına döndü./Ses kalmadı, her velvele bir mum gibi söndü.”Şair, aynı zamanda insanlığın mutluluğunu da işçilere bağlar. İşçilerin üretim ile medeniyetin yükseldiğini ve medeniyeti yükselten bu sınıfın artık esaretin boynundan atması gerektiğinden bahseder. Şiirin son dizeleri bir hayli coşkuludur.“Sayende saadetlere mazhar beşeriyet;/sen olmasan etmezdi teali medeniyet./Boynundan esaret bağını parçala, kes, at!/Kuvvettedir hak, hakkını haksızlara anlat.” Bu coşkulu ve güzel dizeleri, şiirlerine el konulan ilk kadın şair olan Yaşar Nezihe Bükülmez yazmıştır. Yaşar Nezihe, işçileri kavgaya çağıran dizeleri yayınladığında yıl Mayıs 1923’tür. Bu dizeler hâlâ işçileri 1 Mayıs’a çağırıyor. Yedi tepeli şehrin kavga dolu şairi Yaşar Nezihe Bükülmez, tüm ezilenleri tek bir yumruk gibi birleşmeye hâlâ davet ediyor.

ÖNCEKİ HABER

Böyle gelmiş diye böyle mi gidecek?

SONRAKİ HABER

Avcılar'daki kedi evleri hastalıktan kaynaklı ölümler nedeniyle kaldırıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa