05 Mart 2019 15:10
Son Güncellenme Tarihi: 06 Mart 2019 07:18

ABD siyaseti ve işçi sınıfı hareketinde değişim rüzgarları güçleniyor

ABD’de, Kongre Üyesi Ocasio-Cortez ve Senatör Sanders öncülüğünde emekçiler siyasal alanda daha fazla temsiliyet buluyor.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Ekim KILIÇ
New York

“Özgür doğduk. Ve özgür kalacağız. Amerika asla sosyalist bir ülke olmayacak” sözlerini 5 Şubat tarihli ulusa sesleniş konuşmasında sarf eden ABD Başkanı Donald Trump’ın, bu sözlerine sosyal medyada yapılan yorumlardan birisi oldukça dikkat çekiciydi:

“Komiktir ki, Freedom House, güçlü sosyal sistemlere sahip ülkeleri en özgür olarak sıralarken Birleşik Devletler; Belize, Yunanistan ve Hırvatistan ile birlikte 52. sırada. Bu arada Freedom House, ABD hükümeti tarafından yüzde 85 oranında finanse ediliyor.”

Freedom House (Özgürlük Evi) kuruluşu, ABD akademisince verilerine en çok başvurulan kaynak.

TRUMP’I KORKUTAN NE?

Ancak Trump’ın konuşmasında bahsettiği “sosyalizm tehdidi” zenginlerden daha fazla vergi alınmasını tasarlayan Keynesyen ekonomi politikanın savunucularının artmasıyla açıklanabileceği gibi, doğrudan ABD Kongresinde aktif olan sosyal demokratların varlığına ve onların arkasına aldığı siyasi atmosfere de işaret ediyor.

ABD Kongresindeki New York temsilcisi, kendisini Alexandria Ocasio-Cortez’in ve Massachusetts Senatörü Ed Markey’in sunduğu yeni “Yeşil Anlaşma”, karbon emisyonlarını keserek alternatif enerji yollarının her alanda kullanılmasıyla yeni işler yaratmayı ve ekonomiyi güçlendirmeyi hedefliyor.

Kongrede yeni göreve başlayan Ocasio-Cortez’in inisiyatifli davranması birçok kesimin, olumlu veya olumsuz dikkatini çekiyor. “Amerika İçin Şefaatçiler” adlı sağcı muhafazakar bir grubun başkanı olan Dave Kubal, Ocasio-Cortez’i, “Trump’a büyü yapan bir cadı” olmakla suçluyor. Ancak Ocasio-Cortez temsiliyetinde ABD’li sosyal demokratlara yapılan saldırılar, güçlü ve alaycı bir tepkiyle karşılık buluyor. Ocak ayının başında temsilcinin üniversiteden mezuniyeti için yaptığı dans videosunu “Kongreye yakışmıyor” iddiasıyla paylaşan çevrelere karşılık, destekçileriyle beraber geniş bir kesim Ocasio-Cortez’in sosyal medyada halktan biri olduğuna daha da ikna olduklarını gösteren paylaşımlarda bulundu. Öyle ki, Ocasio-Cortez’in bu iddialara cevaben Temsilciler Meclisinin önünde dans ettiği bir video sosyal medya hesaplarından paylaşıldı.

SANDERS’IN BAŞKANLIK MİTİNGİ

Geçtiğimiz cumartesi günü ise Vermont Senatörü Bernie Sanders, 2020 başkanlık seçimleri için adaylığını, mezun olduğu Brooklyn Üniversitesinde bir mitingle ilan etti. Soğuğa rağmen mitinge halkın ilgisi yoğun oldu. Sabah 10.00 sularında kampüsü doldurmaya başlayanlar, ilerleyen saatlerde kampüsün etrafında uzayan kuyruklar oluşturdu.

Sanders’dan önce konuşan Birleşik Elektrik İşçileri (UE) Yerel 506 Sendikası Başkanı Scott Slawson, “Kardeş Bernie”nin Pensilvanya Erie’de süregelen işçi direnişine desteğinin oldukça önemli olduğunu, onun sayesinde ulusal ve uluslararası olarak dikkat çektiklerini belirtti. Sonrasında eşi Jane Sanders, demokrasiyi sokaklarda ortaklaşarak öğrendiklerini ifade etti. Konuşmacılar arasında bulunan Eski Ohio Senatörü, Sanders’ın zor zamanlarında Nissan işçilerinin yanında olduğunu, iklim mücadelesi ve sağlık hakkı mücadelesinde bulunduğunu ve Amazon’un Patronu Bezos’a karşı durduğunun altını çizdi. Son olarak Gazeteci Shaun King, Sanders’ı kişisel olarak tanıdığını, Yahudi soykırımından kurtulup kaçan akrabaları olduğunu ve çok alçakgönüllü biri olduğunu söyledi.

SANDERS’IN VAATLERİ

Sanders ise konuşmasında “Ben nereden geldiğimi biliyorum” diyerek halktan bir kimse olduğunu vurguladı. Sanders, Cumhuriyetçi veya Demokratlar olarak değil, “emekçiler olarak” bir arada durulması gerektiğini ifade etti.

Kendi yönetiminin temel ilkelerinin “ekonomik, toplumsal, ırksal ve çevresel adalet” olacağını söyledi. Özel sağlık sigortası şirketlerinin “sevseler de sevmeseler de” sağlık hakkını bütün herkesin hakkı olarak tanıyacaklarını ekledi.

Asgari 15 dolar saatlik ücretlerden kreş hakkına, altyapının tümden yenilenmesinden sosyal güvenliğin geliştirilmesine, özel hapishane yapılanmasına karşı gerçek bir adli yargı reformuna, göçmen ailelerin çocuklarına okuma ve çalışma hakkı sağlayan DACA programındaki gençlere legal statü sağlanmasından askeri-endüstriyel yapılanmaya yapılan 700 milyar dolarlık harcamanın kesilmesine ve bunun karşılanabilir barınma ücreti, kamu eğitimine ve çöken altyapıya yatırılacağına kadar birçok konuya değindi. Daha fazla nükleer silaha ve sonu gelmeyen savaşa kaynak sağlamayacaklarını belirtti.

AMERİKALILAR SANDERS’A NE DİYOR?

Sanders’ın mitingine her yaş grubundan katılım mevcuttu. Kızıyla beraber katılan hemşire Rose Ericson (48) Bernie Sanders’a Beyaz Saray’da ihtiyaç olduğunu, herkes için ulaşılabilir sağlık ve “Yeşil Anlaşma”nın ikisini beraber başarabilecek tek kişinin Sanders olduğunu söyledi. Mitinge katılan üniversite öğrencilerinden Kelly Stone (19) özgürleşmiş olduğunu hissederek geleceğe dair umudunun arttığını söyledi. Sam Friedman (18) Sanders’tan ilham aldığını ve insanların hayatını yola koyacağını belirterek bunu başarmasında ona yardımcı olacağını ekledi. Shen Light (19) ise Sanders konuşmasını bitirdikten sonra insanlar alanı terk ederken çalan “İktidar halka” şarkısını hayatı boyunca unutmayacağını ifade etti.

‘BURJUVA SİSTEM İÇİNDE BU VAATLERİ GERÇEKLEŞTİRMEK ZOR’

ABD’li Marksist-Leninistler ise Sanders’ın çıkışını olumlu bulmakla beraber Sanders’ı emperyalist normların dışına çıkmamakla eleştiriyor. Amerikan Emek Partisi (APL) Ulusal Sekreteri Victor Vaughn, Bernie Sanders’ın adaylık ilanı konuşmasını “Kampanyası ABD’deki milyonlarca işçinin yaşamını etkileyen, özellikle sağlık hizmetlerine erişimde, asgari ücretin yükseltilmesinde ve sistemik ırkçılığa neden olan konuları popüler söylemde ortaya koydu. Bu gelişme, komünistlerin yirminci yüzyılın savaşlar arası döneminde ABD’deki komünistlerin örgütlenme taktiklerini hatırlatan ve doğru bir şekilde analiz edilmesi ve anlaşılması gereken önemli bir sosyal güçtür. Ancak, bu reform çağrısını devrimci bir duruma ilerletmek, yalnızca burjuva cumhuriyetçi sistem içinde çalışıyorsak imkansızdır; Marksist-Leninistler ve işçi sınıfı devrimcileri, Bernie Sanders’ın kampanyasının halk için bir çekim merkezi olmasından doğru dersleri almalıdır” diyerek yorumladı.

ABD’DE GREVE ÇIKAN İŞÇİ SAYISINDA REKOR

Democracy Now (Demokrasi Şimdi) haber sitesine göre, ABD İşçi İstatistikleri Bürosunun yayımladığı yeni veriler 2018’de greve giden işçi sayısının 1986’dan bu yana en yüksek seviyeye ulaştığını gözler önüne seriyor. Buna göre 2018 yılında 500 bin ABD’li işçi, iş durdurdu.

Grevler ve direnişler 2019’un ilk aylarında da hız kesmeden devam etti. Yılın başından itibaren sırasıyla Los Angeles, Denver, Batı Virginya, ve Oakland’da öğretmenler, fiili grevlere çıktı. Öğrenci ve ailelerin de destek verdiği eylemler kitleselleşti.

Ocak ayının son haftasında Los Angeleslı öğretmenler bir hafta süren grev kazanımla sonuçlandı. Yüzde 6’lık maaş artışını elde etmelerine rağmen öğretmenler ayrıca, sınıf kapasitelerinin düşürülmesi, her okul için tam zamanlı hemşire ve kütüphanecilerin işe alınması gibi bir çok kazanım elde etti.

Batı Virginya’da ise öğretmen sendikaları şubat ayının ortasında eyalet senatosunda üzerinde görüş birliğine varılan ve eğitimde özelleştirmeyi amaçlayan torba eğitim yasasına karşı eyalet çapında siyasal greve gitti. Geçtiğimiz sene de diğer öğretmen grevlerine örnek olacak eylemleriyle yüzde 5 zam kazanan Batı Virginyalı öğretmenler, eyalet senatosunda yaptıkları gösteriyle senatonun yasaya önceden var olan desteğini geri çektirdi. 20 Şubat günü yasa önerisi resmi olarak geri çekildi.

25 YIL SONRA İLK GREV

ABD’nin Colorado eyaletine bağlı Denver kentinde, maaşlarının artırılması konusunda okul yöneticileriyle anlaşamayan 4 binden fazla öğretmen şubat ayının başında ve 25 yıl sonra ilk defa greve çıktı. Öğretmenler 14 Şubat’ta geçici bir sözleşme imzaladı. Jacobin’den Eric Blanc’ın haberine göre Denver öğretmenlerinin çoğu sözleşmeyi bir zafer olarak görüyor ve okula geri döndükleri için mutlular. Bu sözleşme için mücadeleden önce kent yönetimi, sıfır zam teklif ediyordu. Grevle birlikte öğretmenler ortalama 11,7’lik artış elde etti.

AMAZON’A ŞUBE AÇTIRMADILAR

Öte yandan New York’ta ise emekçiler ve sendikaların kamuoyu oluşturması sonucu Amazon şirketinin ikinci merkezini New York’ta, orta ve düşük gelir seviyesinden emekçilerin yoğunlukla yaşadığı Queens bölgesine kurulması engellendi. Amazon, 14 Şubat günü New York’a bir merkez açmayacağını ilan etti. Queensli emekçi halk, Amazon’un sendika karşıtı ve bünyesinde bulunan işçilere dayattığı kötü koşullara ve Amazon’un gelmesiyle artacak kira fiyatlarına tepki göstererek kasım ayında bir kampanya başlatmıştı.

NEW YORK’TA İNŞAAT İŞÇİLERİNİN MÜCADELESİ

Aralık 2017’den beri, Hudson Yards’ın yeniden geliştirme projesinde çalışan New York inşaat işçileri, açık dükkan modeli dayatan patronların sendika düşmanı taktiklerine karşı mücadele ediyor. Hudson Yards’ın yeniden geliştirme projesi, Kuzey Amerika’daki en büyük inşaat projesi ve ABD tarihindeki en büyük özel gayrimenkul projesi. Related Co. tarafından dayatılan açık dükkan gündemi, zaten büyüyen açık dükkan iş modelinin genişletilmesi için bir örnek oluşturabilir.

Aralık 2017’den beri işçiler düzenli olarak her perşembe sabahı saat 6.00’da inşaat sahasının önünde protesto eylemi yapıyorlardı. Ancak geçtiğimiz şubat ayında Uluslararası Köprü, Yapısal, Süs ve Takviye Demir İşçileri Derneğine bağlı New York İnşaat İşçileri Sendikası Yerel 46’nın mücadeleyi yürüten lideri sendikadan kovuldu. Bu hamle, çatı sendikanın, Related Co. ile müzakeresi ardından geldi.

METAL İŞÇİLERİ İŞ BIRAKTI

Geçtiğimiz salı günü ise Pensilvanya’nın Erie kentinde 1700 metal işçisi iş bıraktı. ABD’de mücadeleci duruşuyla bilinen UE (Birleşik Elektrik İşçileri) Yerel 506 önderliğinde işçiler, yeni işverenlerinin ücretler de dahil olmak üzere bir dizi taviz verdirme çabalarını savuşturmak için iş bıraktı. UE, yeni bir sözleşmeyi müzakere ederken mevcut toplu iş sözleşmesi şartlarını yerine getirmeyi önerdi, ancak Wabtec firması bu teklifi reddetti. İşçiler geçtiğimiz cumartesi günü grev oylamasına gitti.

21 bin işçi kapasitesine ulaşan Erie tesisi, uzun zamandan beri dünyanın en iyi lokomotif üretim tesislerinden biri. GE Transportation, ABD ve Kanada’daki yük lokomotiflerinin lider üreticisi ve aynı zamanda dünya pazarında da önemli bir oyuncu.

PORTO RİKO’DA YENİ BİR MARKSİST-LENİNİST ÖRGÜT KURULDU

Geçtiğimiz ayın 21’inde, ABD’ye bağlı Porto Riko ada ülkesinden bir grup işçi ve öğrenci bir açıklama yayımlayarak Antilla Komünü adlı bir Marksist-Leninist örgüt kurduklarını ilan etti. Açıklamada örgütün kurulmasında öncü gençlerden 2016’da Dominik Cumhuriyeti’nde ve 2018’de Meksika’da gerçekleşen Uluslararası Antifaşist Antiemperyalist Gençlik Kamplarına katılımın olmasının ve 2017’de adanın Maria kasırgasının zarar görmesinin ardından kurulan “Ekim Tugayı”nın etkili olduğu belirtildi. Dışarıda ve içeride tecrübe biriktirerek ve öğrenerek kurulduğunu ilan eden grubun, Porto Riko’nun devrimci Marksist-Leninist geleceği için örgütlenmeyi yükseltmeyi ve mücadele etmeyi hedeflediği ifade ediliyor.

Antilla Komünü açıklamasında diyalektik ve tarihsel materyalist analize bağlılığını teyit ederek Bolşevik yöntemi rehberleri olarak kabul ettiğinin altını çiziyor. Planlı bir ekonomiyle bağımsız Porto Riko hedefi olan örgüt, Porto Riko’da seçimlere katılmayı reddediyor.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Gülten Aşkan’ın katiline ağırlaştırılmış müebbet cezası verildi

SONRAKİ HABER

Karaburun'da şimdi de Güneş Enerjisi Santrali talanı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa