02 Mart 2019 08:34

TTB'den uyarı: Aşı reddi salgın endişesini artırıyor

Dr. Recep Koç, 2017 yılında 23 bin ailenin aşılanmayı reddetmesinin ve 2018'de 500'ü aşan kızamık vakasının, salgın endişesini artırdığını belirtti.

TTB'den uyarı: Aşı reddi salgın endişesini artırıyor

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Eylem NAZLIER
İstanbul

Aşı reddi kızamık salgını endişelerini artırıyor. 2017 yılında 23 bin aile aşılanmayı reddederken, 2017’de görülen 84 kızamık sayısı 2018’in ilk 9 ayında 500’ü aştı. TTB vakalardaki artışın kızamık salgını endişesini artırdığını belirtti.

Aşı reddi nedeniyle artan kızamık vakalarıyla ilgili görüşlerini aldığımız TTB Aile Hekimliği Kolu Yürütme Kurulu Üyesi Dr. Recep Koç, 1984 yılından itibaren sağlık ocaklarında aşılama ve düzenli olarak yapılan aşı kampanyaları sayesinde binlerce kızamık vakalarının zaman içerisinde en alt seviyelere düşürüldüğünü, ve tehlike olmaktan çıktığını belirterek, “2013 yılında Sağlık Bakanlığının yabancı vakalara bağladığı bir salgın yaşanmıştır. 7 bin 415 kızamık vakası ile hastalık tekrar gündemimize girmiştir. Yapılan kızamık aşılamaları ve bölgesel kampanyalar ile daha sonraki yıllarda azalan vakalar, 2017 yılında 84 iken, 2018 yılında tekrar artışa geçerek, ilk dokuz ayında 510 vaka tespit edilmiştir. Bu vakaların artarak, yeni bir kızamık salgını oluşmasından endişe edilmektedir” değerlendirmesinde bulundu.

"BAKANLIKTAN BEKLENEN AŞILAMAYA TEŞVİK ETMESİ"

Türk Tabipleri Birliği  Merkez Konseyinin 05 Nisan 2018 tarihinde ‘Aşı Candır, Hayat Kurtarır’ kampanyası ile konuyu gündeme taşıdığını aktaran Koç, “Sağlık Bakanlığı, aşılama hizmetlerini tanımladığı Genişletilmiş Bağışıklama Genelgesi’ni 2009’dan bu yana güncellememiştir. Gerek popülist söylemler, gerekse aşı karşıtlığı üzerinden medyaya yansıyan haberlerle ailelerin kafasında şüpheler oluşturulduğunda, Sağlık Bakanlığı yine sessizliğini korumuştur. Oysa Bakanlıktan beklenen, topluma güçlü mesajlar vererek aşılanmayı teşvik etmesi iken bu suskunluk aşıyı reddedenlerin sayısını büyütmekten başka bir işe yaramamaktadır. Sağlık Bakanlığını aşılama konusunda sorumluluk almaya ve göreve davet ediyoruz” dedi.

"BİLİM DIŞI SÖYLENTİLER AŞI REDDİNİN ÇOĞALMASINA YOL AÇTI"

Fotoğraf: Evrensel

Türkiye’de 2016 yılında 13 binlerden, 2017 yılında 23 binlere çıkan aşı reddinin, 2018 yılında da katlanarak arttığını vurgulayan Koç, “Dini inanış ve cemaatlerin etkisi, içinde domuz serumu ve cıva olduğu yönündeki yanlış bilgiler, kısırlık, otizm ve zeka geriliği yaptığı gibi bilim dışı söylentiler, bazı popüler şarlatan tıp mensuplarının aşı karşıtlığı söylemleri, çevrelerinde yeni vakaların görülmeyişinin verdiği rahatlık, aşı yapılmadan doğal bağışıklık kazanılması gibi tıp dışı düşünceler aşı retlerinin çoğalmasına yol açmıştır. Aşılanmamış kişiler, kendilerini riske attıkları gibi, toplum içerisindeki bağışıklığı zayıf, kanser hastası, yeni doğan, organ nakli yapılmış milyonlarca riskli kişinin sağlığını da tehlikeye sokmaktadırlar” diye konuştu. 

KIZAMIK SALGININ ÖNLENMESİ İÇİN YAPILMASI GEREKENLER

Koç Kızamık salgının önlenmesi için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: 

* Aşılamanın düzey ve takibinin Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulacak, Üniversite ve TTB Temsilcilerinin de yer aldığı Aşı İzleme Kurullarında yapılması, kamuoyunun doğru ve açık bir şekilde aydınlatılması, bilgilerin gizlenmemesi, 

* Sağlık Bakanlığı tarafından, AYM'nin işaret ettiği zorunlu aşıların yapılmasına ait bir kanunun çıkarılması ve bu aşıların yapılmasının toplum sağlığı açısından gerekli olduğunun kamuoyuna anlatılması, halkın bilgilendirilmesi,

* Aşı yaptırmayan ailelere yaptırım getirilmesi, 

* Mevsimlik işçi ve göç edenlerin, göçmenlerin, mültecilerin, kaçakların bulundukları yerlerde aşı yaptırmalarının kolaylaştırılması ve sağlanması, göçmen polikliniklerinin daha aktif hale getirilmesi, Aile Hekimlerine kayıtsız nüfusların, seyahat ve turistik amaçlı yer değiştirenlerin, açılacak olan aşı merkezlerinde  eksik aşıların yapılmasının sağlanması, yapılan bu aşıların merkezi bir bilgi işlem merkezinde kayıt altına alınması, 

* Sınırlarımızın güvenli hale getirilmesi, riskli ülkelerden gelenlerin aşı kontrollerinin yapılması, eksik aşılarının burada tamamlanması aşılama oranlarını artırdığı gibi, salgınları da önlemiş olacaktır.

"KIZAMIK HIZLI BULAŞAN VE YAYILAN ENFEKSİYONLARDAN BİRİ"

Kızamığın sadece insanları enfekte eden, hızlı bulaşan ve yayılan enfeksiyonlardan biri olduğunu söyleyen Koç, “Bir hastanın 9-10 kişiyi enfekte edebildiği bilinmektedir. Virüs, öksürük, hapşırma ile havadaki damlacıkların solunmasıyla, enfekte burun veya boğaz sekresyonlarından temas yoluyla bulaşmaktadır. Kızamık hastalığı olan kişiler döküntünün 4-7 gün öncesine ve 4-7 gün sonrasına kadar bulaştırıcı olmaktadır. Yaygın, deriden kabarık, kırmızı döküntüyle seyreden bir hastalık olan kızamık, 38 dereceden yüksek ateş, öksürük, burun akıntısı, göz iltihabı ve ağız içinde beyaz lekeler ile karakterizedir. Kesin kızamık tanısı laboratuar testleri ile konmaktadır. Hastalık sırasında zatürre ve kulak iltihapları da sıklıkla görülmektedir. Kızamık hastalığının özel bir tedavisi yoktur. Destekleyici ve belirtilerin giderilmesine yönelik tedaviler uygulanmaktadır” diye konuştu. 

AŞI ÜCRETSİZ YAPILIYOR

Kızamık aşısının, 12 aylık ve 6 yaşlarında olmak üzere iki doz olarak uygulandığını belirten Koç; “Birinci aşıdan sonra bağışıklık oranı yüzde 93 iken, ikinci aşılamadan sonra bu oran yüzde 97’lere kadar çıkıyor. İlk aşı, aile sağlığı merkezlerinde ve hastanelerde, ikinci aşı da okullarda, ilkokul 1. sınıfta ücretsiz olarak yapılıyor” dedi.

Yerel Seçim 2019 İl il adaylar ve seçim sonuçları
ÖNCEKİ HABER

ODTÜ Rektörlüğü 8 Mart etkinliğini ‘siyasi’ diyerek yasakladı

SONRAKİ HABER

İran'da içerisinde 100 yolcu bulunan uçak alev aldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa