15 Ocak 2019 04:07
Son Düzenlenme Tarihi: 15 Ocak 2019 10:28

TARİŞ attığı işçilere ve sendikacılara dava açtı!

TARİŞ yönetimi, sendikalaştıkları için işten attığı işçiler ve işçileri destekleyen sendikacılar hakkında suç duyurusunda bulundu.

TARİŞ attığı işçilere ve sendikacılara dava açtı!

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Dilek OMAKLILAR
İzmir

TARİŞ yönetimi DİSK/Gıda-İş Sendikasına üye oldukları için işten çıkarılan işçilere ve TARİŞ işçilerini destekleyen sendikacılara ‘işgal’ gerekçesiyle dava açtı. Gıda-İş ve TARİŞ işçileri duruma tepki gösterdi.

TARİŞ işçilerinin işten atıldıkları gün fabrikada eylem yapmalarının ‘işgal’ olarak gerekçe gösteren yönetim, işten attığı işçilere dava açarken, Gıda-İş Sendikası Ege Bölge Temsilcisi Mazhar Uzbek ile ilk gün eylemde işçilere desteğe gelen Genel-İş 2 No’lu Şube Mali Sekreter Ümit Gültekin, DERİTEKS Genel Merkez Yöneticisi ve İzmir Şube Başkanı Makum Alagöz ile Birleşik Metal-İş Sendikası Schneider Electric İşyeri Baştemsilcisi Sedat Sadak hakkında suç duyurusunda bulundu.

‘TARİŞ’İN TUTUMU SERMAYENİN ORTAK TUTUMUDUR’

Duruma tepki gösteren Gıda-İş Genel Başkanı Seyit Aslan, TARİŞ yönetiminin işçilerin sendikalaşma mücadelesini kırmak için her yolu denediğini ifade etti. Aslan, “İşverenin şikayeti üzerine dayanışmaya gelen üç emek örgütü temsilcisi, sendikamızın Ege Bölge Temsilcisi ve işten atılan beş üyemizin de olduğu dokuz kişiye dava açılmış bulunuyor. TARİŞ işvereninin bu tutumu, sermayenin ortak tutumudur. TARİŞ yönetimi işçilere karşı sendikal hak ve özgürlükler mücadelesinde sınıf tutumu almıştır” dedi. Aslan, “İZENEREJİ işçilerine karşı alınan tutum, 3. havalimanı işçilerinin gözaltına alınması, aylarca tutuklu kalmaları, Flormar ve Cargill işçileri üzerindeki baskılar ve daha birçok işçi direnişleri ve hak alma mücadelesi üzerindeki baskıları düşündüğümüzde yaşanan gelişmeler sermayenin ve iktidarın her alanda nasıl ortak tutum aldığını gösteriyor” diye konuştu.

‘AÇILAN DAVA KEYFİYETTİR’

TARİŞ yönetiminin yaptıklarıyla işçilerin bu mücadeleden geri duracağını, sineceğini sandığını belirten Aslan, “Mahkemelerin işverenlerin her şikayetini dava konusu yapması, dayanışmaya gelen ve atılan işçilere dava açması tam bir hukuksuzluk ve keyfiyettir Polis fezlekesi ve işveren şikayetiyle dava açılması kabul edilemez. Her alanda olduğu gibi hukuk alanında mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

TARİŞ direnişinde 69 günü geride bırakan işçiler ise “İşyeri müdürlerinin talimatı üzerinde dava sadece kapıdaki işçilere ve sendikacılara yönelik açılıyor. İşverene açtığımız davaya misillemedir. İşçilerin taleplerini dinlemek yerine sendikaya ve bize saldırıyorlar” dedi.

‘HUKUKA AYKIRI BİR DURUM YOK’

İşçilere ve sendikacılara, 2911 sayılı toplantı ve gösteri yüryüşleri kanununun 28/1 maddesi uyarınca dava açıldığını belirten Avukat Özgür Metin, “Bu maddede ‘Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşleri düzenleyen veya yönetenlerle bunların hareketlerine katılanlar, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır’ hükmü bulunmaktadır. İşçilerin fabrikanın üretim alanı dışında bulunan fabrika bahçesinde beklemelerinden ibaret olayın demokratik bir hak kapsamında olan toplu eylem hakkının kullanımından ibaret olduğu, bu yönü ile de olayda hukuka aykırı bir durumun olmadığı açıktır” dedi.

Metin, “Toplu eylem hakkı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, ILO sözleşmeleri, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi lararları ve ILO kararları gibi birçok uluslarası metin ve mahkeme kararında yer alan, işçilerin ekonomik, sosyal ve çalışma koşulları alanındaki hak ve çıkarlarını korumak için toplu olarak başvurdukları, düşünme ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilen demokratik ve temel bir insan hakkıdır” dedi.

ÖNCEKİ HABER

Arjantin Sağlık Sekreteri: Hantavirüs vakasından oldukça endişeliyiz

SONRAKİ HABER

Danıştay, Muhsin Yazıcıoğlu davasındaki takipsizlik kararını kaldırdı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa