14 Ocak 2019 04:00

Fişek fiyatındaki indirime tepki: Ölümleri daha ucuza mal edecekler

Bireysel silahlanmayla yaralamalar ve ölümler artıp, görünür hale gelirken, MKE'nin fişek fiyatlarında indirim yapması ne demek, neye yol açacak?

Fişek fiyatındaki indirime tepki: Ölümleri daha ucuza mal edecekler

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Zeliş IRMAK
İstanbul

Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu'nun (MKE), tabanca fişeklerinin fiyatında indirim yapması tepki çekmeye devam ediyor. Kızı Helin’i silahlı saldırıda kaybeden Nihat Palandöken, “İnsan ölümünü daha ucuza mal etmek istiyorlar” diyor.

Umut Vakfı’nın 2017 raporuna göre, her gün en az 5 insan bireysel silahlanma nedeniyle hayatını kaybediyor. 2017 yılında bir önceki yıla göre yüzde 28, son üç yıla göre ise yüzde 61 artışla 3 bin 494 bireysel silahlı olay yaşandı. Doktorlara, öğretmenlere ateşli silahlarla saldırılar arttı, kadın cinayetlerinin bir çoğu da ateşli silahlarla işleniyor. Yaşanan yaralamalar ya da cinayetler sonrası verilen cezalar yetersiz kalırken silaha ulaşım kolaylaşıyor. İnternetten kolayca ulaşılabilen hale gelen ateşli silahların yine internette çokça reklamları yapılıyor. On binlerce insanın izlediği televizyon kanallarında ise ateşli silahlar adeta özendiriliyor. Bireysel silahsızlandırma çağrılarına hükümet yeterli cevabı vermiyor.

Ateşli silahların özendirilme uygulamalarına ise bir yenisi daha eklendi. Makina ve Kimya Endüstrisi (MKE), ‘Enflasyonla topyekün mücadeleye MKE’nin büyük katkısı’ başlıklı açıklamasında Enflasyonla Topyekûn Mücadele Kampanyası’nı sonuna kadar desteklediklerini ve tabanca fişeklerinin sivil piyasa fiyatlarında yaklaşık %7,5 oranında indirime gidildiğini duyurdu. Açıklamanın sonunda ‘ülkemize hayırlı olsun’ ifadesi kullanıldı.

Fotoğraf: MA

‘DAHA UCUZA İNSAN ÖLDÜRMENİN KARARI’

2017’de, İstanbul Pendik’te okul çıkışında pompalı tüfekle katledilen lise öğrencisi Helin Palandöken’in babası Nihat Palandöken’in bireysel silahlanmaya karşı başlattığı imza kampanyası da sürüyor.

Baba Palandöken, yapılan indirime tepki gösteriyor. “Bu karar daha çok cinayetlere yol açar” diyen Palandöken, “200 mermi hakkını bin mermiye çıkarmışlardı. Bu karar daha ucuza insan öldürebilmenin kararıdır. İnsan ölümünü daha ucuza mal etmek demektir bu” sözleriyle isyan ediyor.

Nihat Palandöken, kızının öldürülmesinden sonra bireysel silahlanmaya karşı imza kampanyası başlattı. “Bizim canımız yandı başka canlar da yanmasın. Bir kişi daha ölmesin. Bu yasaları zorlaştırmaları gerekirken maalesef daha kolaylaştırıyorlar. Yılda 4 bin 500 kişi bireysel silahlanma sonucu hayatını kaybediyor. Kimi basına yansıyor, kimi basına bile yansımadan kapanıp gidiyor. Bir savaşa girsen bu kadar zayiat veremezsin” diyor Palandöken.

Topladıkları imzalarla Meclis’e gideceklerini söyleyen Palandöken, “Bizim imzalarımız oydan daha değerli. Rant için, sefa için değil bizim imzalarımız. İnsanların canı için. 400 - 500 liraya bir ölüm makinasını evinize sokabilirsiniz. Silahı evine alan kişiler kendini korumak için olduğunu söylüyor, hayır. Bu insanlar kendi evlerine ölüm makinası sokuyorlar. Evinde silah olanların birçoğu kendileri zarar görmüştür. Aile katili olmuştur” diyerek durumun ciddiyetine dikkat çekiyor.

Baba Palandöken “Bizim hiçbir siyasetle alakamız yok. Biz insan canı için bu kampanyayı yürütüyoruz” diyerek, Helin Palandöken’in öldürülmesinden sonra başlayan imza kampanyasına herkesin gönül rahatlığıyla imza atabileceğini söylüyor.

Umut Vakfı Yöneticisi Dr. Ayhan Akcan | Fotoğraf: instagram.com/psikiyatrayhanakcan

‘MERMİDE YAPILAN İNDİRİM POLİTİK MALZEME HALİNE GETİRİLİYOR’

Umut Vakfı yöneticilerinden Ayhan Akcan’a göre, bu karar yanlış. Cinayetlerde kullanılan, insan öldürme objesi olan mermi indirimi için hayırlı olsun ifadesini kullanmaksa abes.

Ayhan Akcan, bu indirimin bir politik malzeme haline getirip, enflasyonla mücadele diyerek kamuoyuna anlatmanın da doğru olmadığını söylüyor.

Akcan “Devletin asli görevi, insanların en kutsal hakkı olan can ve mal güvenliğini sağlamasıdır. Can ve mal güvenliğini tehdit eder gibi veya sivil halktaki silahlanmayı teşvik eder gibi ‘hayırlı olsun’ ifadesiyle indirim duyurmak yanlış. Sosyal devlet rafa kaldırılmış. Olayın sadece ticari yönü ortaya çıkarılmış” diyerek tepki gösteriyor.

Ayhan Akcan “Bireysel silahlanmada artış var. Artık her alanda cinayet vakaları var. Akademik personel de öldürülüyor, aile içi şiddette kullanılıyor, gençler arasında kullanılıyor, doktorlar öldürülüyor. Silahın her an ulaşabilir olması burada belirleyici. Ruhsatlı ve ruhsatsız olmasından çok o an ulaşılabilir olup kişinin öfkesine bağlı olarak cinayet işleme potansiyeli yüksek” ifadeleriyle bireysel silahlanmanın boyutlarını ortaya koyuyor.

Bireysel silahlanmanın gündemde olduğunu ancak bir türlü TBMM’nin gündemine gelemediğini belirten Akcan, “Bireysel silahlanmayla ilgili Meclis’te bir şeyler yapılması konusunda tüm partiler hem fikir ama ne yapılacağı konusunda anlaşmış değiller. Bizim bu taleplerimizi kanun kapsamı içine alırlarsa en azından kamuoyunu da rahatlatmış olurlar” dedi.

Akcan, 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası yapılan “Sivil halk silahlansın, darbeye karşı kendini korusun” çağrılarının da yanlış olduğunu hatırlatıyor.

Akademisyen Ceren Damar cinayetine de değinen Akcan, “Ceren Damar öldürüldüğünde, öğrenci polis çocuğuydu. Emniyet görevlilerinin evinde silah bulunuyorsa, silah kasası zorunluluğu getirilsin” dedi.

Umut Vakfı Yöneticisi Ayhan Akcan taleplerini şöyle sıralıyor;

  • Bu konuda bir an önce zorlaştırıcı tedbirler getirilsin.
  • Kuru sıkı silah kapsamına alınsın, temini zorlaştırılsın.
  • Denetim sistemi getirilsin. İnternetten reklam ve satışı yapılmasın. Kargo yoluyla gönderilmesin.
  • Özellikle okul çevresi ve herhangi bir tehditte kişinin silahlı olup olmadığı göz önünde bulundurulsun.
  • Hem koruyucu tedbirler hem eğitici tedbirler hem de zorlaştırıcı tedbirler getirilmeli.

Fotoğraf: Evrensel

‘ŞİDDETİ TEŞVİK  EDEN  POLİTİKALARA  AĞIRLIK VERİLMEYE DEVAM EDİLECEK'

“Türkiye'de; her yıl ortalama 4.500 kişinin bireysel silahlarla öldürüldüğü, daha fazlasının yaralandığı, 20 milyon kişinin bireysel olarak silahlandığı ancak sadece 8’de 1’inin ruhsatlı olduğu, 2017 sonu itibariyle son üç yılda bireysel silahlarla gerçekleştirilen şiddet olaylarının ve suçlarında yaklaşık %61 artış olduğu, her ay ortalama 40 kadının bu saldırılarda öldürüldüğü, tespiti yapılmakta” diyen İnsan Hakları Derneği İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri bu verilerin kaygı verici olduğunu ekledi.

Yoleri, MKE'nin 7 Ocak 2019’dan itibaren yerli silah fişeklerinin sivillere satışında indirime gitmesi kararını duyururken yaptığı “enflasyonla mücadele”, “vatandaşın yanında olma” ve “ülkeye hayırlı olması” vurgularına rağmen asıl amacın farklı olduğunu belirtiyor.

“Son yıllarda bireysel silahlanmanın artan oranda teşvik ediliyor olmasıyla hatta 14 Mart 2018 tarihinde İçişleri Bakanı tarafından sivillere tanınan mermi bulundurma hakkının 200’den 1000’e çıkarılmasıyla yakın ilişkisinden ve  şiddeti teşvik eden  politikalara  ağırlık verilmeye devam edileceğini gösterdiğinden söz edilebilir” diyen Yoleri “tüm dünyada şiddeti önleme programları içerisinde sınırlanmaya çalışılan bireysel silahlanmanın yaşam hakkına ağır bir saldırı olması da dahil vahim sonuçları Türkiye'de de yaşanıyor” ifadelerini kullandı.

Gülseren Yoleri, “MKE'nin bu kararı, bireysel silahlanmanın vardığı bu tehlikeli boyut ve devletin bu alana yaklaşımıyla birlikte değerlendirildiğinde; iktidarın, insan haklarına yaklaşımını  yaşam hakkını dahi hiçe sayar bir noktada tutmak istediği, şiddet politikalarına ağırlık vermeye devam edeceği, şiddet politikalarını hayata geçirirken sivilleri de kullanmayı planladığı, toplumda yarattığı kutuplaşmayı iç çatışmaya dönüştürmeyi ihtimal olarak masada tuttuğu ve de bir bütün olarak şiddetin toplum üzerindeki susturucu etkisinden medet umduğu ve benzeri tespitler öne çıkarılabilir” diyen Yoleri, “bu da, bireysel silahlanmaya ve şiddet politikalarına karşı daha uyanık olma sorumluluğu yüklüyor hepimize” dedi.

MKE’nin ilk yaptığı yazılı açıklamada yer alan ‘hayırlı olsun’ ifadesi ise gelen tepkiler üzerine sitede yer alan açıklamadan kaldırıldı.

ÖNCEKİ HABER

AKP’li Fatma Betül Sayan Kaya: Yalan söylemekten yüzleri kızarmıyor

SONRAKİ HABER

İngiltere'de yasalardaki aile içi şiddet tanımı genişletiliyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa