03 Ocak 2019 18:19

Ekmek aslanın ağzında değil midesinde

Ekonomik krizle birlikte işsizlik ve yoksulluk her geçen gün artıyor.

Ekmek aslanın ağzında değil midesinde

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Aras ÇİÇEK
Birhat ATEŞ
Elazığ

Ekonomik krizle birlikte işsizlik ve yoksulluk her geçen gün artıyor. İşçilerin işten çıkartıldığı, ağır şartlarda çalışmanın lüks olarak görüldüğü bu günlerde, çocuk yaşta çalışmaya başlayan ve işyerinde zor koşullarda çalışmak zorunda olan lahmacun ustası Serkan’la bir gününün nasıl geçtiğine dair oturup sohbet ettik.

“İşler güçler nasıl?” sorusuna Serkan istemsizce yüzünü buruşturuyor. “Valla gardaş nasıl olsun. Haftada 6 gün çalışıyorum. Sabah 8’de işe gidiyorum, akşam 8-9 gibi ancak çıkıyorum. Üstüne üstlük patronlar 2 dakika dinlenmemize bile izin vermiyor. Dükkânı yeni açıyoruz, daha dükkânda müşteri yok. Temizlik yapıyoruz, biraz oturalım diyoruz. ‘Kalkın’ diyor. Bak daha yaşım 26, belim tutmuyor. Sırtımı duvara yaslıyorum, ‘yaslanma’ diyor. Yorgun argın eve dönüyorum. Zaten varır varmaz kendimi yatağa atıyorum. Şu zamanlarda ekmek kazanmak çok daha zor. Önceden ekmeği aslanın ağzından alıyorduk. Şimdi ise midesinden alıyoruz. Dinlenmek için ise sadece bir günüm var. O bir günlük izinde de ne yapayım bilmiyorum ki. Dinleneyim mi? Arkadaşlarımla mı oturayım? Kalan işlerimi mi halledeyim?” diyor.

YENİ YILDAN NE BEKLENTİMİZ OLABİLİR Kİ?

Sohbetimizin ilerleyen kısmında “Bu kriz koşulları seni nasıl etkiliyor, aldığın maaştan memnun musun?” sorusunu yönelttiğimizde ise yine aynı yüz ifadesiyle karşılaşıyoruz. “Bak gardaş, ben eskiden 900 TL maaş ile ay sonunu rahatlıkla getirebiliyordum. Şimdi ise 1800 TL alıyorum ama ay sonunu borçla kapatıyorum. Önceden 10 TL ye aldığım bir ürünü şimdi 20 -25 TL ye alıyorum. Evim kira değil, babam da çalışıyor ama buna rağmen geçinemiyoruz. Bu durumda benden daha az maaş alanların halini düşünemiyorum” diyor ve “Kriz yok” diyenlere sitem ederek devam ediyor: “Bir de kriz yok diyorlar. Valla anlamıyorum nasıl kriz yok bu ülkede. Kim kriz yok diyorsa gelsin bir de bizim halimize baksın. Başka da bir şey diyemiyorum onlara.”

Son olarak yeni yıldan beklentilerini sorduğumuzda “2018’den sonra 2019, 2019’dan sonra 2020 gelir. Türkiye’deki bir işçinin başka ne beklentisi olabilir ki.” gibi enteresan bir cevapla karşılık veriyor bizlere.

 

ÖNCEKİ HABER

Sigortalı çalışan öğrenciye yurt yok

SONRAKİ HABER

Celal Şengör: Elin dangalağına organ verip onu yaşatmanın anlamı yok

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa