13 Aralık 2018 02:50

Savcının adını yazdık diye haberimize ‘terör’ davası açıldı

Evrensel muhabiri Cansu Pişkin'e, savcının adını yazdı diye 'terör' davası açıldı: Savcı nasıl terörle mücadelede görev alan kişi olur?

Küpür, 5 Nisan 2018 tarihli Evrensel gazetesinden alınmıştır. 

Paylaş

Evrensel'e, yaptığımız haberler nedeniyle açılan davalara bir yenisi daha eklendi. Muhabirimiz Cansu Pişkin’e, Boğaziçili öğrencilerin tutuklanmasıyla ilgili haberi gerekçe gösterilerek dava açıldı. İddianamede Pişkin’in “Kamu görevlisini terör örgütlerine hedef gösterdiği” iddiasıyla üç yıla kadar hapsi istendi. Davanın ilk duruşması 6 Mart 2019’da İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek. Davayı değerlendiren Evrensel'in avukatı Devrim Avcı, savcıların ‘Terörle mücadelede görev alan kişiler’ olarak tanımlanmasının, 2005 yılında Budapeşte Savcılar için Etik ve Davranış Biçimlerine ilişkin Avrupa Esasları’na (“Budapeşte İlkeleri”) aykırı olduğunu söyledi. Savcıların asker ya da polis olmadığının altını çizen Avcı, “Savcıların, terörle mücadelede görev alan kişiler olarak kabul edilmesi demek, savcılık makamının, her şeyden önce, bağımsızlık ve tarafsızlık ilkesinin ihlali demektir” dedi. Avcı, savcılık makamının terörle mücadelede görev alan bir kişi olarak tanımlanmasının savcıların, siyasi iktidar karşısında bağımsızlıklarının kaybedilmesi anlamına geldiğinin de altını çizdi.

HEDEF GÖSTERME DEĞİL, GAZETECİLİK

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Bürosu savcılarından Yavuz Şahin, Muhabirimiz Cansu Pişkin hakkında 5 Nisan 2018’de yayımlanan “Boğaziçililere Özel Savcı” başlıklı haberi nedeniyle iddianame hazırladı. İddianamede, soruşturmayı yürüten savcının isminin yazılması nedeniyle terör örgütlerine hedef olduğu öne sürüldü. Davaya konu haber, barış talep eden Boğaziçili öğrencilerin tutuklanmasını konu alıyordu. Afrin operasyonu nedeniyle Boğaziçi Üniversitesinde 19 Mart’ta bir grup öğrenci lokum dağıtmış, barış talep ederek buna tepki gösteren öğrenciler de 22 Mart’ta gözaltına alınarak tutuklanmıştı. Soruşturma dosyası, öğrencilerin adliyeye sevk edildikleri gün değiştirilerek Savcı Ergün Güçlü’ye devredilmişti. Davaya konu haberde Güçlü’nün geçmişte hazırladığı bir iddianamede, HDP’yi ‘Terör örgütünün güdümünde siyaset yapan parti’ olarak nitelendirdiği anımsatılmıştı.

Haberin yayımlanmasından sonra hakkında soruşturma açılan Pişkin savcılığa verdiği ifadede şunları söylemişti: “Haberde, savcıların isimlerine özellikle yer verildi. Savcı Ergün Güçlü’nün daha önce hazırladığı bir iddianamede altı milyon insanın oyunu alan HDP’yi terör örgütünün güdümünde siyaset yapan bir parti olarak nitelendirmesi basına yansımıştı. Dosyanın öğrencilerin adliyeye çıkarılmadan hemen önce bu savcıya devredilmesinin haber değeri taşıdığını değerlendirdim. Bu sebeple isim kullandım. Terör örgütlerine hedef gösterme iddiasını kabul etmiyorum. Bu haberi basın faaliyeti kapsamında kamusal sorumluluk bilinci ile yazdım.”

SABAH, AKŞAM, MİLLİYET’TE DE ADI YAZIYORDU

Hazırlanan iddianamede Savcı Güçlü, “Terörle mücadelede görev alan kişi” olarak tanımlanarak, Evrensel'in haberiyle "Savcının hedef gösterildiği" savunuldu.

Üstelik Savcı Güçlü’nün ismi ilk defa bir haberde yazılmıyordu. Güçlü’nün ismi 17 Ocak 2017’de Sabah, 22 Ocak 2017’de Habertürk ve Akşam, 31 Ocak 2017’de Takvim, 16 Şubat 2017’de Milliyet ve 29 Temmuz 2017’de Türkiye gazetelerinin internet sitelerinde yayımlanan soruşturma haberlerinde de yer alıyor.

AVUKAT AVCI: SAVCILIĞIN TARAFSIZLIK İLKESİNE AYKIRI

Açılan davaya ilişkin konuşan Evrensel'in Avukatı Devrim Avcı, şu değerlendirmede bulundu: “Evrensel Gazetesi Muhabiri Cansu Pişkin’e “Terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme” iddiası ile dava açılmıştır. Bu dava, Boğaziçi Üniversitesinde gözaltına alınma ve tutuklanma süreçlerinde yer alan savcıların görev değişikliği ile ilgili bir haberdir. Burada kanımızca dikkat çekici nokta, iddianamede bir savcının “Terörle mücadelede görev almış bir kişi” olarak tanımlanmasıdır. Ancak, kamu adına soruşturma yapan, yaptığı bu soruşturma esnasında da şüphelinin lehine veya aleyhine tüm delilleri toplayan bir memur olan savcının, terörle mücadelede görev alan bir kişi olduğu tespiti yapmak, öncelikle, 2005 yılında Budapeşte Savcılar için Etik ve Davranış Biçimlerine ilişkin Avrupa Esasları’na (“Budapeşte İlkeleri”) aykırıdır.

Savcılar emniyet görevlisi veya asker kişiler değildir. Savcıların, terörle mücadelede görev alan kişiler olarak kabul edilmesi demek, savcılık makamının, her şeyden önce, bağımsızlık ve tarafsızlık ilkesinin ihlali demektir. Zira, savcılık makamı, ceza yargılaması çerçevesinde görev yaparken, adil, tarafsız, objektif olarak ve hukuk kuralları çerçevesinde bağımsız olarak icra etmekle, masumiyet karinesi ilkesine saygı duymakla yükümlü kılınmıştır Budapeşte İlkeleri gereği. Dolayısıyla, savcılık makamının terörle mücadelede görev alan bir kişi olarak tanımlanması, savcıların, siyasi iktidar karşısında bağımsızlıklarının kaybedilmesi anlamına gelir ki bu durum kabul edilemez.” (İstanbul/EVRENSEL)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Endonezya’da doğal afetler 4 bin 211 can aldı

SONRAKİ HABER

Saadet öğretmen intihardan önce 'öğrencilerin önünde bana yumruk attılar' demiş

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa