09 Aralık 2018 22:27

Dünden bugüne emperyalizm..

Marksizm Söyleşilerinin ikincisinde akademisyen ve yazar Taner Timur ‘Emperyalizm: Tarihsellik ve Güncellik’ başlıklı sunumunu yaptı.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Can Deniz ERALDEMİR

Sosyal Araştırmalar Vakfı'nda (SAV) düzenlenen Marksizm Söyleşilerinin ikincisi akademisyen, yazar Taner Timur'un ‘Emperyalizm: Tarihsellik ve Güncellik’ sunumuyla gerçekleştirildi. Emperyalizmin tanımından, gelişimine ve bugünkü görünümüne uzanan Taner Timur, güncel verilerin ardındaki ilişkileri aktardığı sunumunda, emperyalizmin dünya üstündeki yıkıcı etkisini ifade etti.

EMPERYALİZMİ ANALİZ ETMEK...

Emperyalizm kavramının çok eski bir kavram olduğuna dikkat çeken Timur, kavramın bugünkü kullanım şeklini aldığı dönemin yüz yıl önceki tartışmalar olduğunu belirtti ve  “Bu tartışmada Lenin, Rosa Luxemburg, Hillferding, Kautsky, Hobson eski bir kavram olan emperyalizme yeni bir anlam verdiler” dedi. Eski anlamıyla emperyalizmin yalnızca siyasal düzlemde imparatorluğu içeren bir tanım olduğunu belirten Timur, “19. yüzyılın başlarında bütün batılı devlet adamları ve partilerin amaçlarından biri krallığın yeterli gelmediği noktada imparator olmaktır; 3. Napolyon, Almanya'da Kayser, Rus Çarı gibi emperyal devletlerin bir imparatorluk kurmak amacının ifadesiydi” dedi. 19. yüzyılın sonlarına gelindiğinde ise emperyalizm kavramının ekonomik etkilerinin ön plana çıktığını vurgulayan Timur, “Emperyalizm kavramının bu ekonomik etkilerini kapsayan tanıma dönüşmesinde saydığım bu isimlerin imzaları yer alıyordu ve fakat bunların en önemlileri ise Lenin ve Rosa Luxemburg'du” dedi.

“Lenin ile Luxemburg emperyalizm tanımında birbirlerine karşıt olarak gösterilirler, oysa ki anlaştıkları nokta ayrıştıkları noktadan daha önemlidir, o da emperyalizmin kapitalizmin bir aşaması olmasıdır” diye ifade eden Taner Timur, her ikisinde de emperyalizmin ‘sanayi ve ticaret sermayesini de kontrol edecek şekilde güçlenmiş bir finans sermayesinin dış ülkelere ihracıyla kendi ulusal sınırlarında kazanamayacağı karları elde etmesi’ olduğunu belirtti. Lenin'in ise bu konuya 2. Enternasyonal'in siyasi kavgaları içinde baktığını belirten Timur, “Paylaşım savaşına giden bir dünyada 2. Enternasyonal'in ayrışmaları içersinde, özellikle Kautsky'nin tekelleşmiş bulunan büyük sermayenin savaşa gerek kalmadan anlaşacağı iddiasına karşı çıkıyor” dedi. Lenin'in haklı çıktığını belirten Timur, başta Kautsky olmak üzere bu görüşteki partilerin daha sonra savaş kredilerini de onayladığını ve ‘rezil bir konuma’ düştüğünü belirtti.

Lenin'in emperyalizmle ilgili analizini 1916'da Zürih'de yaptığını belirten Taner Timur, o dönemde Lenin'in kaçak bir işçi statüsünde gizli faaliyet sürdürdüğünü vurguladı. Bu sebeple ulaşabildiği kaynak olan John Hobson'un elde ettiği verileri kullandığını ifade eden Timur, Luxemburg'un ise 1913 yılında Marx'ın Kapital 3'de geliştirdiği sermayenin büyüme şartları açısından baktığını belirtti. Taner Timur, bu sebeple ‘kapitalizmin gelişebilmesi için kapitalizmden önceki üretim ilişkilerine tabi sömürge yahut yarı sömürge bir ilişki ağı olması lazım’ fikrini taşıdığını ifade etti.

Lenin ve Luxemburg'un her ikisinin de analizlerinin temeline demiryollarını koyduğunu vurgulayan Taner Timur, o dönem için demiryollarının çelik, kömür, telekomünikasyon gibi bütün sanayileri birleştiren bir merkez olduğunu bu sebeple önemli bir sermaye ihracı niteliği barındırdığını söyledi. Keza Bağdat demiryollarının da 1. Paylaşım Savaşının önemli bir çatışması olduğuna dikkat çekti.

“Sermaye ihracı gittiği ülkeleri çok etkiler ve bu ülkelerde kapitalizmin gelişmesini hızlandırır” diyen Lenin'in, feodalizmi çözer diyen Luxemburg'la ortak bir açılım yaptığını vurgulayan Timur, “Böylece sermaye ihracı onu ihraç eden ülkelerde bir dereceye kadar gelişmeyi durdurabilirse de bunu kapitalizmin dünya çapında daha çok yayılması ve derinleşmesi için yapar” diyerek de emperyalizmi formüle ettiğinin altını çizdi. “Kapitalist burada stratejik düşünür” diyen Taner Timur, ulusal gelişime karşıt olsa da amacının kendi çıkarlarını maksimize etmek olduğunu belirtti.

Marx'ın kapitalizm tahlillerinde, özellikle de Komünist Manifesto'da kapitalizmin küresel potansiyelini gördüğünü hatırlatan Timur, bütün sınırların kalkacağını, bir ürün üreten ülkenin her ülkede bu malı pazarlayacağını ifade ettiğini belirterek kendi sınırlarına hapsolmuş feodalizmi tasfiye edeceğini vurguladığını da belirtti. Hindistan'da da benzer etkisini öncelediğini belirtti.

“Kapital 3'te paranın meta üretimine aktarıldığı ve sonunda onun satılarak artı paraya dönüştürüldüğünü, burada ‘en zahmetli’ sürecin metanın üretilmesi olduğunu hatırlamalıyız” diyen Timur, kapitalistin bunun için bir mekan oluşturmak zorunda olduğunu ve işçi sınıfıyla karşı karşıya geldiğini işaret ederek, yine Marx'ın bu süreci anlatırken belirttiği üzere bazı konjonktürel durumlarda kapitalistin bu süreci devre dışı bıraktığını ve paradan para kazanma yolunu seçtiğini ifade ettiğini söyledi. Emperyalizm teorilerinin çıkmasından on beş, yirmi yıl önce bunları Marx'ın yazdığını ifade eden Taner Timur “İşte bu da finans kapitalin egemenliğidir” dedi.

EMPERYALİZMİN GÜNÜMÜZDEKİ YÜZÜ

“Lenin'in emperyalizm analizinden yüz yıl sonra Sovyetler Birliğinin çökmesiyle, 1980'lerde başlayan küreselleşme tartışmalarında da gördüğümüz üzere kapitalizmin emperyalizm aşamasının en hızla geliştiği bir dönem” diye günümüzü tanımlayan Timur, bu dönemin vahşi kapitalizm niteliğini de özellikle vurguladı. “Sovyetler Birliği’nin çökmesi ve artan emperyalist hızla birlikte dünyadaki iş gücü potansiyeli kapitalizm adına artıyor” diyen Timur, “Çin ve Rusya'yı da hesaplarsak iki katına çıktığını 2005 yılında söylüyorlar, 2005 yılında The Economist dergisinin ifadesiyle ücretler üzerinde dünya çapında bir baskının başladığını söylüyorlar” dedi.

Bu veriyi unutmadan 2008 krizine yol açan burjuvazinin finans kapitalinin hegemonyasını gördüğümüzü belirten Taner Timur, ‘bu krizi aşmak için 10 milyonları geçen muazzam çoklukta para basıldığını’ ve bunu batan tahvilleri satın alarak sağladıklarını belirtti. Batan bu bankaların borçlarının ise dolaylı yoldan halklara ödetildiğini belirten Timur, bir banka üstünden 50 milyar doları aşan dünyanın en büyük soygununun yaşandığını ifade etti.

Sermayenin tekelleşmesinde 1910'lar ile günümüz arasında muazzam bir fark olduğunu vurgulayan Timur, “Lenin 1920'de bir giriş yazarken havadan 8-10 milyar franktan bahsediyor, bugün bu rakamları yüz kat arttırsanız bile bugünkü rakamlar için çok küçük bir meblağ, bugün Facebook bir günde borsada 125 milyar dolar kaybediyor” dedi.

“1950 yıllarında Amerikan emperyalizminin yüzü General Motors idi, sloganı ise General Motors için iyi olan şey dünya için de iyidir idi” diye hatırlatan Timur, “General Motors artık iflastan hep devlet yardımlarıyla kurtulur vaziyette, yerini 1970'lerde devasa petrol şirketleri aldı, şimdi yedinci sırada en büyüğü, üstekiler ise Hitech denilen yüksek teknoloji şirketleri; Google, Apple, Facebook, Amazon gibi...” Apple ile Amazon'un borsa değerinin 1 trilyon doları geçtiğini vurgulayan Timur, “Dünyanın 17. büyük ekonomisiyiz diye övünülen ülkenin bir yıllık milli gelirinin bir buçuk misli eder” dedi.

Taner Timur, bu kadar büyüyen sermayelerin ne kadarının reel olduğunun da tartışmalı olduğunu belirtirken, “İki Amerikalı Kapitalsiz Kapitalizm diye bir kitap yazdılar, uluslararası sermaye çevrelerinde büyük ilgi gördü, burada kast ettikleri maddi sermaye yatırımlarıdır, bunlar ortadan kalktı diyorlar” dedi. Bu şirketlerin cirolarına oranla çok az sayıda işçi çalıştırdıklarını ifade ettiklerini söyleyen Timur, bu şirketler arasındaki para trafiğine de dikkat çekti. Taner Timur çıkacak krizlerin öngörülememesinde bu para akışının önemli bir rol oynadığını, paranın nerede ve ne kadar olduğunun bilinmemesi ve vergi kaçakçılığının etkisini vurguladı. Buna rağmen Trump'ın geleneksel şirketlerin adamı olduğunu ifade eden Timur, bu yüksek teknolojinin Demokratlar'a yakın olduğunu da vurguladı.

ABD İLE ÇİN'İN GÜREŞİ...

Amerikan emperyalizminin bir başka rakibinin Çin olduğunu belirten Timur, en önemli Çin şirketlerinden birinin yöneticisinin ABD'nin isteği ile Kanada'da tutuklandığını hatırlattı. Çin'in mikroçip üretimi üstünde stratejik olarak durduğunu ifade eden Timur, Hitech Endüstirisi’nin varoluşunu sağlayan bu teknolojik üretimin aralarındaki çatışmanın önemli bir ayağı olduğunu belirtti. Çin'in otoriter bir rejim olmasının gerek şirketlerin gerek iş gücünün üstünde yönlendirme gücü taşıdığını ve teknoloji transfer ettiğini vurgulayan Timur, bu büyük pazardan batılı kapitalistlerin ne vazgeçebildiğini, ne de barışabildiğini ifade etti.

EMPERYALİZMİN OLAĞAN ÜSTÜ HALİ

2010 ile 2013 arasında Çin'e giren doğrudan yabancı sermaye yatırımın 170 milyar dolar olduğunun altını çizen Timur, bunun için ülkelerin ‘herkes antiemperyalistken, emperyalizme bize gel’ çağrısına tutulduklarını vurguladı; 16 yıllık AKP iktidarında Türkiye'ye 210 milyar dolar yatırım olduğunu ifade etti. Türkiye'de AKP güdümündeki burjuva basınının antiemperyalist bir söylem tutturduğunu ama yabancı sermaye temsilcilerinin sarayda ‘sizler de bizdensiniz’ denilerek çağırıldığını belirtti. “Biz OHAL'i de sizin için kullandık” dendiğini hatırlattı Taner Timur.

Türkiye'nin de kendi gücü oranında, özellikle inşaat sektöründe finans ihracı sağladığını belirten Timur, ENKA'nın verileriyle başlangıçta Türkiye'nin 123 proje bazında 7 milyar dolarlık anlaşma yaptığını, daha sonra ise anlaşmayı 393 proje bazında 38,5 milyar dolara yükselttiğini belirtti.

Siyasal çözülmelerin bir karşılığı olarak AKP'nin kuruluşunun üstünden bir sene geçmeden iktidara geldiğini vurgulayan Taner Timur, “Kapitalizm krizlerinde devamlı dört aşama yaşanır, ilki finans krizleridir, bankalar çöker; ikinci aşama reel ekonomik krizdir, işsizlik artar; üçüncü aşama sosyal kriz aşamasıdır ve dördüncü dönemde de siyasi krizlerin başladığı aşamadır” dedi. Geldiğimiz dönemi sosyal krizlerle birlikte siyasal krizlerin de yükseldiği bir aşama olarak niteleyen Taner Timur, otoriter rejimlerin tehdidinde olduğumuzu belirtti.

ÖNCEKİ HABER

Şükrü Erbaş, Diyarbakır'da okurlarıyla buluştu

SONRAKİ HABER

Emniyet Genel Müdürü değiştirildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa