Felsefenin düşündürdükleri

Felsefenin düşündürdükleri

Fen-edebiyat öğrencileri olarak bilimsel ve laik eğitimden giderek uzaklaşan akademi sistemi içerisinde kaybolmamak için bir çıkış kapısı aradık.

Meryem UZAY

Kocaeli

 

Felsefe deyince aklımız da birden fazla kelime yer edinir. Düşünmek, sorgulamak, yorumlamak, üretmek, değiştirmek… Ne yazık ki felsefenin eğitimde ki yeri bugün açısından bu kavramları karşılamamakta ve içi giderek boşaltılmaktadır. Bu bakımdan fen-edebiyat öğrencileri olarak bilimsel, demokratik ve laik eğitimden giderek uzaklaşan akademi sistemi içerisinde kaybolmamak için bir çıkış kapısı aradık. Ders dışında kampüsün monotonluğundan uzaklaştığımız bahçede, kafede insanı, doğayı, felsefeyi tartıştığımız bir alan yaratmak istedik. Bu ihtiyaç doğrultusunda sınıflarda duyurular yaptık, broşürler dağıttık ve bir grup oluşturduk. Birbirinden farklı duygulara sahip ve birbirinden farklı düşünen felsefe severler olarak bu grup sayesinde tanışma fırsatını yakaladık, bir araya geldik.   Üniversiteye bu yıl başlayan Sadiye ve Merve arkadaşlarımızla da topluluk hakkında sohbet ettik.

FELSEFENİN HAK ETTİĞİ...

Türkiye’de felsefe ne durumda, nereye gidiyor diye sorduğumda Sadiye “Türkiye’de iyi gitmeyen şeylerin içerisinde maalesef felsefe de var. Düşünceyi belli kalıplara sığdıran sistem içerisinde felsefe de etkisini giderek kaybediyor. Felsefenin yerini daha çok popüler kültürün ürünü olan, günü güzel geçirme odaklı anlayış alıyor bu hiçbir kazanç sağlamıyor” diyor. Bir taraftan da bilim, sanat gibi dalların kökeninde felsefenin olduğu, bilimin ve sanatın sürekli değiştiği ve geliştiği göz önünde bulundurulursa felsefenin gelecekteki durumu adına umutlu olduğunu dile getiren Sadiye, “Felsefeye duyduğumuz ihtiyaç yadsınamaz bir gerçektir. Günümüzde etkili olan birçok alan, felsefenin sorduğu sorularla ortaya çıktı. Bu nedenle araştıran, sorgulayan, tartışan, neden-sonuç ilişkisine dayalı bağlantılar kuran topluluklarla felsefeye hak ettiği değeri ancak biz kazandırabiliriz” diye ekliyor.

“ÖĞRENCİLER BİREYSELE İTİLİYOR”

Merve ise evrim teorisinin müfredattan çıkarılmasıyla birlikte eğitimde dini etkinin giderek çoğaldığını söylüyor. “Hayata daha dogmatik bir yönden bakmamız isteniyor, manevi değerler ön plana çıkartılıyor bu topluma da yansıyor. Kişi evreni, kendi varlığını sorgulamaya başladığı andan itibaren çevresindeki insanlar tarafından dinsiz, cahil diye kategorize ediliyor.” diyor. Felsefenin bilimsellikten uzaklaştırılıyor olmasını ekonomi ile de ilişkilendiren Merve, “Bizim ülkemizde insanlar geçim sıkıntısı derdine düşmüş durumda. Öğrenciler bile bugün bu işi, yarın şu işi fazladan yaparsam belki ek bir kazancım olur demekte, daha bireysel düşünmeye itilmektedir. Bu evrensel değerler ile bireye empoze edilen kavramlar arasında bir tezatlık oluşturmaktadır.” diyor.

FELSEFENİN İÇİNİ DOLDURMAK

Topluluğu neden tercih ettiklerini öğrenmek istediğimde ise Sadiye “sanata, politikaya, bilime, insan doğasına sorular soran felsefe, bu toplulukta tartışılıyor. Bu durum beni meraklandırıyor. Elbette ki bu alana olan ilgim ve bu topluluğun ilgimi karşılayacak bir noktada olması önemli” diyerek sözlerini bitiriyor. Merve de “felsefe günün belli bir saatinde dört duvar arasında işlediğimiz derslerden ibaret değil, bizim hayata bakış açımız. Bu yüzden okul dışında böyle işlerin var olması ilgimi çekiyor.” diyor. Ayrıca topluluğu fikirlerini özgürce aktarabileceği ve sorunları daha etkili bir şekilde çözebileceği inancıyla tercih ettiğini de ekliyor. Sadiye ve Merve son olarak içi boşaltılmakta olan felsefeyi doldurabilmek için yan yana gelip söyleşiler düzenleyeceklerini, fakültede pasif olan kulübü önlerine koyacakları etkinliklerle aktif hale getireceklerini, film gösterimleri yaparak tartışmalar gerçekleştireceklerini ve okulu temsil edecek konferanslara katılmayı amaç edindiklerini söylediler. Felsefeye ilgi duyan herkesin bu topluluğa dahil olması gerektiğini vurguladılar.

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Aralık 2018 23:19
www.evrensel.net