Tahliye olan Özgür Karabulut: Hak arayan işçiden öç almaya çalışıyor

Dev Yapı-İş Genel Başkanı Özgür Karabulut, Havalimanı davasına ilişkin Evrensel’e açıklamalarda bulundu.

İstanbul Havalimanı inşaatındaki insanlık dışı koşullara isyan ettiği için tutuklanan işçi ve sendikacılar tahliye edildi. Ancak adli kontrol uygulaması kapsamında haftada bir karakola imza atma ve yurt dışı yasağı da getirildi. Tahliye edilenler arasında yer alan DİSK’e bağlı Dev Yapı-İş Genel Başkanı Özgür Karabulut, tahliye sonrası getirilen şartların inşaat işçileri için işsizlik anlamına geldiğini belirterek “Böylece hak arayan işçilerden öç almaya çalışıyorlar. Ancak ne yaparlarsa yapsınlar işçiler artık köle değiliz” dedi.

Tahliyesinin ardından gazetemize konuşan Özgür Karabulut, 14 Eylül’de binlerce işçinin katılımıyla yaşanan isyanın servis sıkıntısından başladığını ancak o ana kadar yaşanan tüm sorunlara tepki olarak yayıldığını söyledi. İşçilerin tüm insanlık dışı uygulamalara ve kuralsızlıklara öfkesini dışa vurduğunu anlatan Karabulut, devam etti: “İşçiler karşısında inşaat yetkililerini bulmak isterken, devletin kolluk kuvvetlerini buldu. Sonrasında da gaz bombası ve TOMA’larla işçilerin kendi evi dediği koğuşlar basıldı. 12 Eylül darbesinde görülen bir şekilde askeri operasyon yapıldı ve tutuklamalar yapıldı. Bizim tespit ettiğimiz, 600’ü karakolda olmak üzere 2 bin 700 işçi gözaltından geçti. Tutuklamalar oldu.”

NE YAPARSANIZ YAPIN

Tutuklamalarla sadece havalimanı işçilerine değil, inşaat sektöründe çalışan 2 milyon işçiye “Hak ararsanız siz de tutuklanırsınız” mesajı verildiğini anlatan Karabulut, “Havalimanında kimlik kontrolleri ve başlarına jandarma koyarak işçileri susturmak isterler. Ama tutuklamaların üzerinden 2 hafta sonra bu kez yine sorunlar ıslıklarla protesto edildi. Yine tutuklamalar oldu. Ama ne yaparsanız yapın bir şekilde tepki ortaya çıkıyor ve bu koşullarda bu tepkinin çıkması da normaldir” diye konuştu.

İKTİDARIN DİLİYLE SATAŞTILAR

Tutuklamaların keyfi olduğunu, AİHM kararlarına ve mevcut yasalara aykırı olduğunu vurgulayan Karabulut, şunları söyledi: “Yargılandık ve tutuklandık. 3 aya yakın bir süre tutuklu kaldık. Ben tek başıma tecritteydim. Diğer arkadaşlar arasında da tek başına, ikili üçlü kalanlar oldu. Aynı davadaki arkadaşlar yan yana getirilmedi. Adli tutukluların arasında kalanlardan taciz edilenler oldu. Düşünün adam uyuşturucu satmış, tacizden hırsızlıktan ceza almış bizim arkadaşımıza siz vatan hainisiniz, teröristsiniz diyor. İktidarın diliyle sataştılar arkadaşlarımıza.”

İşçilerin direnişi ve toplumsal baskı sonucu hızlı bir yargılanma süreci yaşandığını ve tahliye edildiklerini dile getiren Karabulut, “Bozuk saat bile günde iki kere doğruyu gösterir denebilir ama tahliye için getirilen adli kontrol şartı ve yurt dışı yasağı inşaat işçilerini açlığa mahkum etmek demektir. Ben imza vereceğim diye şantiye kampından izin alıp karakola gideceksin, buna hangi patron izin verir. Şantiyecilerin ömrü 3 ay. Bir şantiyeden öbürüne gidiyorsun. Bir gün İstanbul, sonra Van ardından gözünü Adana’da açıyorsun. Adli kontrol öç alma, hak arayandan hesap sorma meselesidir. Madem patrona başkaldırdınız işsiz kalın demektir. Yurt dışı yasağı da öyle. Arkadaşlarımız taşeron firmalar aracılığıyla 2-3 aylık bazen bir yıllık Katar’da ya da Cezayir’de iş bulabiliyor. Bu yasakla, yurt dışında iş bulma imkanı da elinden alınmış oluyor” diye konuştu.

Bu yasaklara itiraz edeceklerini ifade eden Karabulut, işçilerin mücadelesinin devam edeceğini, sendika olarak da bu mücadeleyi yürütmenin görevleri olduğunu kaydetti. (İstanbul/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 06 Aralık 2018 18:20
www.evrensel.net