23 Kasım 2018 15:18

Türkiye'nin kaçak maden gerçeği: İşsizlik kaçak ocağa itiyor

Zonguldak'ta son 5 yılda TTK'da ve özel kömür işletmelerinde 54, kaçak ocaklarda ise 29 maden işçisi yaşamını yitirdi.

Fotoğraf: Gürkay Gündoğan/DHA

Paylaş

21 Kasım günü ruhsatsız maden ocağında meydana gelen patlamada 3 maden işçisi hayatını kaybetti. Yaşanan iş cinayetiyle Türkiye'nin en büyük taşkömürü havzası Zonguldak'taki kaçak maden ocakları tekrar gündeme geldi.

Zonguldak'ta Maden ocaklarında son 5 yılda göçük, patlama, zehirlenme nedeniyle yaşanan iş cinayetlerinde 83 maden işçisi yaşamını yitirdi. 83 işçiden 29'u kaçak çalıştırılan maden ocaklarında yaşamını yitirdi. İşsizlik nedeniyle madenciler, iş kazalarına ve ölüm tehlikesine rağmen iş güvenliği tedbirlerinden yoksun ocaklarda günlük ortalama 100 liraya çalışıyor.

Son 5 yılda TTK'da 14, ruhsatlı özel kömür işletmelerinde 40, kaçak ocaklarda ise 29 maden işçisi yaşamını yitirdi. Kaçak ocaklarda 1992'den bu yana ise göçük, patlama, gaz zehirlenmesi ve diğer iş kazaları sonucu toplam 142 kişi hayatını kaybetti.

BU İŞ CİNAYETLERİNE ‘DUR’ DENİLMELİ

Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Ahmet Demirci, hayatını kaybeden 3 madenciyle birlikte 2018 yılında ölen 8 maden işçisinin hepsinin kaçak ocakta hayatını kaybettiğini söyledi.

Hayatını kaybeden tüm işçilerin kaçak ocaktan olmasının bölgedeki işsizliğin hangi boyutlara geldiğini gözler önüne serdiğini ifade eden Demirci, şöyle konuştu: “Ölen 8 işçinin tamamının kaçak ocakta çalışıyor olması bölgedeki işsizlik nedeniyle insanların ölümü göze alarak kaçak ocaklardan ekmek parası kazanma derdine düştüğünü açıkça gösteriyor. Önceki gün, özel sektör olarak bildiğimiz ama sonradan ruhsatsız olduğunu öğrendiğimiz bir ocakta 3 kardeşimizi, canımızı toprağa verdik. Zonguldak’ın maalesef kaderi diyoruz ama bu artık kader olmaktan çıktı. Biz bu tür iş cinayetlerine ‘dur’ denilmesini istiyoruz. İnşallah gencecik çocuklarımızın bu tür maden kazalarında şehit vermekten kurtuluruz diye ümit ediyoruz. Maalesef istihdam yaratacak bir yer yok. TTK’de istihdamın arttırılmaması Zonguldak’ta işsizliğin artmasına neden oldu. Bunlar olmayınca gençler ya başka illere gidiyorlar ya da kaçak ocaklarda karın tokluğuna, çocuklarının geçimini sağlamak için maalesef mecburiyetten kaçak ocaklarda çalışıyorlar.”

‘YA ÖLECEĞİZ, YA EMEKLİ OLACAĞIZ’

Daha önce kaçak ocakta çalışan şimdi ise özel bir maden şirketinde vinç operatörü olarak görev yapan maden işçisi Cemil Genç de insanların işsizlik nedeniyle kaçak ocaklara girdiğini söyledi. Genç “Madenci ya ölecek o madende ya da çocuklarına, ailesine bakacak. Ya öleceğiz, ya emekli olacağız? Devlet buna çare bulsun.” dedi.

'İŞ KAZASI DEĞİL, GÖZ GÖRE GÖRE CİNAYETTİR'

Zonguldak Demokrasi Platformu, Zonguldak Kilimli'deki ruhsatsız maden ocağında yaşanan iş cinayetine dair açıklama yaptı.

Platform adına açıklamayı yapan Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı Erdoğan Kaymakçı, “Göçük, grizu, yangın vs gibi yaşanabilecek riskli durumları ve can kayıplarını önlemenin yegâne/biricik yolu; ancak mühendislik bilim ve tekniğine uygun davranılması, madencilik faaliyetlerinin işçi sağlığı iş güvenliği açısından alınması gereken güvenlik önlemlerinden taviz vermeden yürütülmesidir. Asgari ve olmazsa olmaz koşulu budur. Devletin ilgili kurumlarının da bu koşulların yerine getirilip getirilmediğinin denetimini yapmasıdır. Bunlar yerine getirilmeden madencilik faaliyeti yürütülemez. Eğer aksi olursa bu yaşadığımız olayda olduğu gibi daha çok canlarımızı kaybederiz” dedi.

'KAÇAK ÜRETİMİ ÖNLEMEK DEVLETİN SORUMLULUĞUNDA'

Kaçak ocaklarla karşı yapılması gerekenler konusunda önerileri defalarca dile getirdiklerini vurgulayan Kaymakçı “Bunların bir kısmını kamuoyuyla bir kez daha paylaşmakta fayda görüyoruz. Bilindiği gibi kaçakçılık bir devletin yasalarına karşı gelerek yapılan ticarettir. Yani bir suçtur. Dolayısıyla yasal bir dayanağı olmadan izinsiz olarak üretilen kömürün ülke içinde serbestçe satılması veya satın alınması da bu suça ortaklık etmektir. Kaçak üretimi önlemek de devletin ilgili birimlerinin görevleri arasındadır. Kömür kaçakçılığı hala bölgemizin en büyük sorunlarından birisi olmaya devam etmektedir. İşsizlik nedeniyle insanlar her türlü denetimden, iş güvenliğinden ve sosyal güvenceden yoksun 'kaçak ocaklar'da canları pahasına çalışmakta ve buralarda meydana gelen kazalarda hayatlarını kaybetmekte ya da sakat kalmaktadırlar" ifadelerini kullandı.

Kaymakçı devamında eğitim ve örgütlenmenin önemine vurgu yaptı ve "Hiçbir madencilik bilgisi içermeyen, teknolojisi olmayan, kömürü, gazı, tahkimatı, havalandırmayı bilmeyen, işçi sağlığı iş güvenliğinden habersiz ve hiçbir teknik denetim olmadığı için son derece ilkel koşullarda sürdürülen çalışmalar sonucunda ise kazaların olmaması mümkün değildir. Dolayısıyla mayınlı bir tarla olarak nitelendirilebilecek kaçak ocaklarda meydana gelen bu tür kazalar bir iş kazası olarak nitelendirilemez. Bunun adı olsa olsa “göz göre cinayet”tir…” dedi.

Kaçak ocakları kapatmanın kalıcı bir çözüm olmadığını, sürekli yenilerinin açıldığını ifade eden Kaymakçı; “Bu tür ocakların açılmasını ve adeta bir ölüm tüneli olan böyle yerlerde insanları çalışmaya zorlayan nedenleri ortadan kaldırmalıyız. Ana babaların evlatlarını, çocukların yetim, kadınların eşsiz kalmalarının acısını ve sorumluluğunu yüreğimizde hissetmeliyiz. Bu sağlanıncaya kadar geçmiş yıllarda defalarca dile getirdiğimiz gibi kaçak ocakların açılmasını, işçilerin yasal olmayan şekilde buralarda çalıştırılmasını ve üretilen kömürün piyasada satılabilmesinin önüne geçilmeli ve bu süreç mutlaka önlenmelidir” dedi. (Zonguldak/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Birleşik Metal-İş: TARİŞ direnişinin yanındayız

SONRAKİ HABER

2019 YKS sonuçları açıklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa