14 Kasım 2018 14:15
Son Güncellenme Tarihi: 15 Kasım 2018 15:33

Sağlık yasasına sağlık emekçilerinden tepkiler yükseliyor

Ankara, İstanbul, İzmir ve Bursa’da sağlık emekçileri AKP'nin sağlığa ilişkin kanun teklifine tepki gösterdi: Göreve başlamak için haraç vermeyeceğiz.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Ankara'da Türk Tabipleri Birliği (TTB), İstanbul Tabip Odası (İTO), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İstanbul Şubeleri, İzmir Tabip Odası ve Bursa Tabip Odası AKP'li milletvekillerinin güvenlik soruşturmasından geçemeyen hekimler için önerdiği 120 bin TL'ye varan tazminat ödeyerek göreve başlama teklifine tepki gösterdi.

HEKİMLER: GÖREVE BAŞLAMAK İÇİN HARAÇ VERMEYECEĞİZ

Türk Tabipleri Birliği (TTB), AKP'nin teklifini “Bu resmen haraç kesmedir. TTB olarak bunu kabul etmemiz mümkün değil” değerlendirdi.

Henüz kanun teklifinin geneli üzerine Meclis Genel Kurulu'nda görüşmeler sürerken AKP'li milletvekilllerinin muhalefet milletvekillerine önerdiği berlirtilen düzenlemeye göre; İhraç edilen hekimler SGK ile anlaşması olsa da özel hastanede çalışabilecek, güvenlik soruşturması nedeniyle ataması yapılmayan hekimler ise zorunlu hizmet süresi olan 450 günü beklememek için 75 bin'den 120 bin TL'ye kadar tazminat ödeyerek göreve başlatılacak.

'GÜVENLİK SORUŞTURMASI KALDIRILSIN'

TTB üyeleri Hacettepe Üniversitesi Hastanesi önünde yaptığı eylemde konuşan TTB Merkez Konsey Başkanı Sinan Adıyaman, Meclis'e sunulan torba yasa teklifinin sağlıkta şiddete hiçbir çözüm getirmediğini söyledi.

Meclis'teki Genel Kurul görüşmelerinde teklifte en çok tepkiye neden olan 5. madddeye ilişkin düzenlemenin olduğu şeklinde gayriresmi bilgiler olduğunu dile getiren Adıyaman, “Geri adım sayılabilecek bir takım şeyler var ama tam olarak öyle değil. Güvenlik soruşturması olumsuz gelen arkadaşlarımızın çalışma hakkının geri verilmesi isterken bir garabet ortaya çıktı. 600 günlük çalışmama 550 güne indirildi ve paraya çevirildi. Uzmanlar için 120 bin TL, pratisyenler için 75 bin TL para verilirse bu mecburi hizmeti yapmış sayılarak meslektaşlarımız görev yapmaya başlayacak. Bu resmen haraç kesmedir. TTB olarak bunu kabul etmemiz mümkün değil. Biz güvenlik soruşturmasının tamamen ortadan kalkmasını istiyoruz. Bu kalkmazsa bir geri adım olduğunu düşünmüyoruz. Bu süreçte demorkatik haklarımızı kullanmaya devame edeceğiz” dedi.

'BİR LİRA BİLE PARA ÖDEMEYECEĞİZ'

Güvenlik soruşturması nedeniyle ataması yapılmayan Dr. Selçuk Çelik 5. madde ile yapılan kısmi düzenlemenin örgütlü mücadele ile olduğunu söyledi. Çelik, “Zaten temel Anayasal haklarımızdan biri olan ve uluslararası antlaşmalarla da güvence altına alınan çalışma hakkımızı kullanabilmek için herhangi bir ücret ödemeyeceğiz. 75 bin lira değil, 1 lira bile ödemeyeceğiz. Bu bizim temel hakkımız” dedi.

'YARIN BELKİ YAŞAM HAKKIMIZ İÇİN PARA İSTEYECEKLER'

Yeni mezun oldukları ve birçok kişinin işsiz olduğunu belirten Çelik, bu parayı zaten isteseler de ödemeyeceklerini söyledi. Çelik, “Eğer bu parayı ödemezsek 450 gün boyunca beklememiz isteniyor. Biz zaten 450 gün boyunca çalışsak 75 bin lira kazanamayız. Özel sektörde nasıl çalıştığımız ortada. Bugün çalışma hakkımız için para isteniyor, yarın belki yaşam hakkımız için para istenecek. Bunun sonu yok, buna razı olmayacağız. Örgütlerimizle beraber güvelik soruşturmaları kaldırılana, haksız hukuksuz KHK'li ihraçlar, işlerine iade edilene kadar mücadelemize devam edeceğiz” diye konuştu. (Ankara/EVRENSEL)


'DEVLETE HARACI ÖDEYEN ÇALIŞABİLECEK'

İstanbul Tabip Odası (İTO) ve  Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İstanbul Şubeleri, de İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip, “Meclise gelen yasada ufak bir değişiklik ön gördüler. Haraçı öderlerse çalışacaklar. Haraç ne kadar? Pratisyen için 75 bin uzmanlar 125 bin para biçmişler. Devlete bu haracı verebilirsen çalışabilecekler” sözleri ile tepki gösterdi.

‘HARACI ÖDERLERSE ÇALIŞACAKLAR’

Saip konuşmasını şöyle sürdürdü; “Hekimlik yapma hakkımızı, çalışma hakkımızı korumak için buradayız. 2 Ekim'de çok değerli bir meslektaşımız katledilerek öldürüldü, biz ondan sonra sağlıkta şiddet yasası çıksın diyerek alanlara çıktık, sesimizi duyurmaya çalıştık. Ama bize müjde olarak verilen yasa da sağlıkçıya şiddetle ilgili hiçbir şey yok. Buna mukabil sağlık çalışanlarına hekimlere, diş hekimlerine ciddi bir gözdağı vardır. Sağlıkçıya şiddet yasası söz konusuydu. Çalışma hakkının tamamen ortadan kaldırıldığı bir yasa ile karşı karşıya kaldık.   Hekimlik yaptırmama kararı alan bir yasa tasarısı gündemde. Bu sadece hekimlere konulan yasak değildi. Bütün insanları tehdit eden bir yasa. Nazi döneminde Yahudilere uygulananları hatırlatan bir yasa. Var gücümüzle sesimizi duyurmaya çalıştık. Dün meclise gelen yasa ufak bir değişiklik ön gördüler. Haraçı öderlerse çalışacaklar. Haraç ne kadar pratisyen için 75 bin  uzmanlar 125 bin  para biçmişler. Devlete bu harcı verebilirsen çalışabilecekler. Bu aklın alabileceği bir yasa tasarısı değil. Pratisyen hekimin neyin bedelini ödeyecek hekim. Sağlık Bakanlığı'nı uyarıyoruz. Suçlu biri varsa mahkemelerde yargılanır. Derhal geri çekilmeli bu madde, iptal edilmeli.”

‘HEKİMLER VE HEKİMLİK BİLİMİ YARGISIZ İNFAZ EDİLMEKTE’

Sağlık çalışanları adına basın açıklamasını Bakırköy SES Şube EşBaşkanı Nuran Güngör yaptı. Güngör, toplam 44 maddelik torba Kanun Teklifinin sadece 24. maddesinde bir düzenleme gördüklerini söyledi. Güngör, “Bütün hekimlerin yıllardır yasalaşmasını beklediği sağlıkta şiddeti önleme yasası ile ilgili hiçbir ilgisi olmayan, zaten olanın dışında herhangi bir yenilik içermeyen; ne hekim cinayetlerini ne de sağlıkta şiddeti bırakın önlemeyi azaltmaya bile yaramayacak bir düzenleme. Bir kez daha hayal kırıklığına uğradık. Bir kez daha, kanun teklifini hazırlayanların sağlıkta şiddetin ne kadar büyük ve ciddi bir sorun olduğunu anlamadığını gördük. Hekimler ve hekimlik bilimi yargısız infaz edilmekteydi" diye konuştu.

Güngör, "Yargı kararı olmadan subjektif güvenlik soruşturmaları hekimlikten alıkonulduğunu gördük. Altı yıllık tıp eğitimi sonunda kazanılan diplomalar fiili olarak iptal edilmeye, hekimlik yasaklamaya çalışılmaktadır" ifadeleri kullandı.

Kanun teklifinin derhal geri çekilmesini talep ettiklerini söyleyen Güngör "Hekimlik yapmak istiyoruz" dedi. (İstanbul/EVRENSEL)


'BEDELLİ HEKİM UYGULAMASINI DA İSTEMİYORUZ'

İzmir'de de güvenlik soruşturmasından geçemeyen hekimlerin çalışabilmesi için 75 bin ile 125 bin ödemesini bedelli uygulamasına benzeten hekimler, maddenin geri çekilmesini istedi. İzmir Tabip Odası'nın İl Sağlık Müdürlüğü önünde gerçekleştirdiği eylemde hekimler 'Çalışma Hakkı Engellenemez' ve 'Yaşama Yaşatmak İstiyoruz' sloganları ile tepkilerini de dile getirdi.

'HEKİMLİK MESLEĞİNE AYKIRI'

Açıklama yapan Oda Başkanı Funda Obuz, yasa tasarısının tamamen geri çekilmesini istediklerini belirterek "5. maddede değişiklik yapılması iyi ama yeterli değil. Güvenlik soruşturması zaten nasıl yapıldığı belli olan bir durum, herhangi bir yargılama değil dedikodu ve fişlemeler üzerinden yapılıyor. Bu hekimlerden para istenmesi çok yanlış olur. Bedelli hekimlik diyebileceğimiz bu uygulamanın karşısında olduğumuzu belirtiyoruz. Hekimlik mesleğine ve onuruna aykırıdır. Meclisteki vekillerin oylama yaparken buna dikkat etmesini istiyoruz" dedi. (İzmir/EVRENSEL)


KANUN TEKLİFİ GERİ ÇEKİLSİN; HEKİMLİK YAPMAK İSTİYORUZ

Bursa Tabip Odası, AKP'nin sağlığa ilişkin kanun teklifine tepki gösterdi. Kanun teklifinin geri çekilmesini isteyen sağlık emekçileri, hekimlik yapmak istediklerini bir kez daha yineledi.

Heykel’de yapılan açıklamada konuşan Bursa Tabip Odası Başkanı Güzide Elitez: “30 Ekim 2018 günü Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bir Kanun Teklifi verildi. Haber önce “Sağlıkta Şiddet Yasası Meclis’te” diye yansıtıldı kamuoyuna. Merakla inceledik.  Toplam 44 maddelik Torba Kanun Teklifinin sadece 24. maddesinde bir düzenleme gördük. Bütün hekimlerin yıllardır yasalaşmasını beklediği Sağlıkta Şiddeti Önleme Yasası ile hiçbir ilgisi olmayan, zaten olanın dışında herhangi bir yenilik içermeyen; ne hekim cinayetlerini ne de sağlıkta şiddeti bırakın önlemeyi, azaltmaya bile yaramayacak bir düzenlemeyi gördük” dedi.

DİPLOMALAR FİİLİ OLARAK İPTAL EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR

Bir kez daha, Kanun Teklifini hazırlayanların sağlıkta şiddetin ne kadar büyük ve ciddi bir sorun olduğunu anlamadıklarını ifade eden Elitez: “Kanun teklifinin 5. maddesiyle; Kamu görevinden ihraç edilen hekimlere haklarında hiçbir yargı kararı olmadığı halde özel hastanelerde çalışma yasağı getirildiğini öğrendik. Yargı kararı olmadan, subjektif “güvenlik soruşturma”ları gerekçesiyle atamaları yapılmayan genç hekimlerin 600 gün boyunca hekimlikten alıkonulduğunu gördük. Altı yıllık tıp eğitimi sonunda kazanılan diplomalar fiili olarak iptal edilmeye, hekimlik yasaklanmaya çalışılmaktaydı. Bizler tıbbın kurucuları İstanköylü Hipokrates’ten, Bergamalı Galenos’tan beri bu topraklardayız. Topluma adanmış bir mesleğin onurlu üyeleri olarak uzun yıllar süren eğitimimizden, zengin mesleki deneyimimizden gelen birikimimizle hastalarımız için çalışıyoruz. Güçsüzlerin gücü, çaresizlerin çaresi olmaya, ölümlerle ve hastalıklarla mücadele etmeye, sağlık ve şifa dağıtmaya uğraşıyoruz. Bundan sonra da böyle devam edeceğiz” dedi. (Bursa/EVRENSEL)


OHAL KALDIRILDI KEYFİYETİ DEVAM EDİYOR

Adana İl Sağlık Müdürlüğü önünde bir araya gelen Adana Tabip Odası, SES ve ADANAHED üyeleri, meclise sunulan ‘Sağlıkta Şiddet Yasası’nın şiddeti değil, hekimlerin çalışma hakkını engellediği gerekçesiyle tepkilerini dile getirerek yasanın geri çekilmesini istediler. OHAL KHK’larının OHAL süresini aşamyacağını ifade eden Akyüz,  hakkında herhangi bir delil olmayan insanların mesleklerine geri dönmesi gerektiğini söyledi.

‘YENİ YASA TEKLİFİ ŞİDDETLE İLGİLİ YENİLİK GETİRMİYOR’

TTB Merkez Konsey Üyesi Dr. Yaşar Ulutaş ve Adana Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Ahmet Hilal, hekim ve sağlık çalışanlarının hazır bulunduğu açıklamada kurumlar adına metni okuyan Adana Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. M. Enis Akyüz, şunları söyledi:

“Hükümetten sağlıkta şiddete karşı bir adım beklerken, şiddet konusunda zaten mevcut yasal sistemi tekrar eden, hiç bir yenilik getirmeyen bir yasa ile karşı karşıya kaldık. Bu yasa teklifi, şiddetle ilgili herhangi bir yenilik getirmediği gibi, hekimlerin çalışma koşullarını kötüleştiren bir yeni madde de içermektedir.”

‘YARGI KARŞISINDA SUÇU OLMAYANLAR GERİ DÖNMELİDİR’

OHAL sürecinde, herhangi bir delile dayanmaksızın yüz binlerce insan, kamudaki görevinden KHK’ler ile atıldığını ifade eden Akyüz, OHAL KHK’larının OHAL üresini aşamayacağını belirterek “Bu nedenle OHAL bittikten sonra, hakkında herhangi bir delil olmayan insanların mesleklerine geri dönmesi beklenmekteydi. Ancak, iktidar, ‘devletin kiminle çalışacağını seçebileceği’  gibi abes bir önerme üzerine kurduğu mantıkla, işten atılanların durumunun kalıcı hâle geldiğini ilan etmiştir” dedi.

Demokratik toplumlarda iktidarın ‘istediği ile çalışabileceği’ bir yapı değil, hukuk çerçevesinde kurulmuş bir örgütlenme olduğunu ifade eden Akyüz, “Oysa ki iktidar, sadece keyfiyete dayalı olarak, hangi delile dayandırıldığı bile bilinmeyen bir şekilde binlerce hekimi kamu haklarından mahrum etmekle kalmamış, bugün, tam anlamıyla açlığa mahkum etmeye çalışmaktadır. Meslektaşlarımızın, meslek örgütlerimizin ve muhalefetin yoğun baskısı ile şekil değiştirmiş olsa da, yasa maddesi geri çekilmemiştir” dedi.

‘SAVAŞA KARŞI HEKİMLERİN BAĞIMSIZLIĞINI SAVUNMAYA DEVAM EDECEĞİZ’

Hekim örgütleri olarak, savaş koşullarında dahi hekimin bağımsızlığını savunmaya, toplumda şiddetin ve ölümlerin karşısında, yaşamın yanında durmaya devam edeceklerini dile getiren Akyüz, “Yasa tasarısının derhal geri çekilmesini ve TTB’nin önerdiği taslağın yasallaşmasını talep ediyoruz” dedi. (Adana/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Zaman gazetesi başyazarı Ali Ünal'a hapis cezası verildi

SONRAKİ HABER

Hindistan'daki selde ölü sayısı 136'ya çıktı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa