20 Ekim 2018 04:52

Yeni Türkiye’de Petrokimya SOCAR’ın tekeline geçti

Öngörüler gerçekleşirse SOCAR, Türkiye’nin petrokimya sanayisinde en büyük yabancı tekel olma özelliği kazanacak.

Fotoğraf: AA

Paylaş

Turan KARA

Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi SOCAR’ın Türkiye’deki yatırımı STAR Rafineri, bugün Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in katılımıyla açıldı.

‘Türkiye’nin dış ticaret açığını tek başına yıllık en az 1.5 milyar dolar azaltacak’ denilen projeye yakından bakmakta fayda var.

Zira rafinerinin sahibi SOCAR aynı zamanda PETKİM’in de sahibi. Ve PETKİM’in özelleştirilmesi sırasında da pek çok iddia gündeme gelmişti ama sonuç hiç de iddia edildiği gibi olmadı.

Özelleştirilmesi sırasında büyütülecek, Türkiye’nin dışarıdan pahalı petrokimya ürünü ithal etmesine gerek kalmayacak denilmişti.

Aradan geçen 7-8 yılda Türkiye’nin petrokimya ithalat faturası sürekli kabardı.

Plastik Sanayicileri Geliştirme ve Eğitim Vakfı’nın (PAGEV) ‘Türkiye Plastik Sektör İzleme 2017 Raporu’na göre Türkiye plastik mamullerin kilosunu 4.99  dolardan ithal ediyor. Buna karşı kendi ürettiği plastik mamullerin kilosunu 2.66 dolardan ihraç ediyor.

Rakamlardan da anlaşılacağı üzere bağımlılık azalmadığı gibi Türkiye basbayağı soyulan bir ülke haline gelmiş.

Öyleyse şimdi gündeme getirilen iddiaları da peşinen kabullenmek yerine, bütünlüklü analiz etmekte fayda var.

Eski Petkim yarımadası, yeni haliye SOCAR yarımadasında kurulacak STAR (Socar Turkey Agean Rafiner) yıllık 10 milyon ton işleme kapasitesine sahip olacak. 3.6 milyon ton ürün işleme ülkenin tek petrokimya mamul tesisi PETKİM, plastik fabrikası, termik santral, rüzgâr santrali, petrokimya terminali ve ülkenin 3. en büyük limanını barındıran PETLİM ile birlikte

düşünüldüğünde ada tam büyük bir entegre endüstri merkezine dönüşecek.

Yıllık cirosunun 20 milyar doları aşması öngörülüyor. Gerçekleşirse SOCAR, Türkiye’nin petrokimya sanayisinde en büyük yabancı tekel olma özelliği kazanacak.

SÜPER TEŞVİK VE PETKİM KÂRI İLE KURULDU

Stratejik teşvik belgesi alan SOCAR, neredeyse maliyetinin yüzde 60’ı kadar teşvikler aldı: Her sene milyarlarca liralık KDV, gelir vergisi, kurumlar vergisi, çevre temizlik, emlak, damga pulu vergisinden yüzde 80’e yakın muafiyet. SGK, işsizlik, tazminat prim ödemelerinin sıfırlanması (iş cinayetlerinde sıfır sorumluluk). Yer tahsisi, mümkünse ücretsiz değilse en ucuz emek gücü.

STAR  Rafineri bu tür milli gelir kesintilerden muaf tutulan Petkim’in tüm kârını kullanarak yaratıldı.

Azeri tekel bu işi adeta maliyetsiz halletti.

“PETKİM için para verdi oradan gelen paraya ‘maliyetsiz’ demek, ne derece doğru?” diye bir soru gelebilir akla. Lakin bilinmelidir ki PETKİM için ödenen para neredeyse bir yıllık bir kâra eşit.

PETKİM 2017 sonu için bir önceki yıla oranla yüzde 93 artışla, 1.4 milyar TL net kâr açıkladı. Azerbaycan şirketine satış bedeli ise sadece 2 milyar dolardı.

Holding sözcüleri PETKİM’deki kârların liman, enerji santrali ve STAR Rafineri yapımına harcandığını belirterek 2020’den itibaren her yıl 1 ila 1.5 milyar dolar arası yüksek kâr etmeyi beklediklerini açıkladı.

PETKİM’in tüm hisselerine sahip olan SOCAR Holding, uluslararası taşımacılık şirketi APM’den liman işletmeciliğini de alarak yarımadanın ve bütün işletmelerin tek sahibi durumuna geçtiğinden beri ada onun için adeta bir darphane gibi!

SENDİKA DÜŞMANLIĞI

PETKİM’in kamu şirketi olduğu yıllarda işçilerin ücret ve sosyal hakları ile kamu işçileri açısından ileri bir örnek teşkil ettiği bir gerçekti.

SOCAR önce STAR Rafineri’nerideki Petrol-İş’te örgütlü tüm işçileri çıkartıp PETKİM kadrosuna alarak işlemeyi fiilen sendikasızlaştırdı ve işe alımlarda kontrolü eline geçirdi. Sendikayı işletmede fiili olarak sıfırlaması sonrasında Star rafineride işe alınanlar toplu sözleşme haklarıyla değil, bireysel sözleşmelerle istihdam edildiler. Aralarında ücret farkları oluştu. PETKİM’de var olan iş tanımı kriterlerini kaldıran SOCAR, herhangi bir farklı işletmede çalışmayı taahhüt altına alarak işçi alımları yaptı. İşçileri mobilize ederek taşeron statüsünde olmasa da, o yoğunlukta çalıştırmaya, yeni bir çalışma sistemi kurmaya çalışıyor.

KISA ZAMANDA İŞÇİ DÜŞMANLIĞI İLE ÖZDEŞLEŞTİ

SOCAR Holding, PETKİM Özelleşmesi ile geldiği Aliağa’da, 4c baskısı yaparak mücadele tecrübesi ve sendikal bilinci olan işçilerin tasfiye edilmesine vakit kaybetmeden girmek istedi.

Fabrikayı çok iyi bilen eski Genel Müdür Kenan Yavuz’un şirkette CEO olması, yeni istihdam edilecek işçilerin sendika ile bağı zayıf işçilerden seçilmesini ve düşük ücrete razı olmasını kolaylaştırdı.

Sendikal örgütlülüğe karşı amansız mücadele başlatıldı. İstedikleri Petrol-İş Aliağa Şubenin mücadele birikimini ortadan kaldırmaktı. İşçiler üzerinde amirlerin baskısını artırdıkları gibi işçiler arasına da siyasi, kültürel ayrımlar yerleştirmeye çalıştılar. Özelleştirmeden ancak 5 yıl sonra yapılan toplu sözleşme döneminde ancak işçilerin sendika etrafında kenetlenmesi ile düşük ücret politikası çözüme kavuştu.

Ancak SOCAR yönetimi baskılarını azaltmadı ve sendikal işleyişi zayıflatmak için amirlerin etkisini artırmaya başladı. Sendika temsilcileri üzerinde disiplin cezaları uygulanmaya koyuldu. Toplu sözleşmede 3 yıllık sözleşmeyi kabul etmeyen işçilerin gözü önünde sendikacılar SOCAR güvenlik amirinin ısrarlı şikayetleri ile ters kelepçe yapılarak derdest edildi ve işçilerin direnişi bitirildi.

Her şeye rağmen, önceki üretim modelinde üretim sistemi ve çalışma  koşulları konusunda söz hatta karar hakkı olan PETKİM işçileri için tam teslimiyet söz konusu değil, Petrol-İş etrafından mücadele sürüyor.  

BAĞIMLILIK NE KADAR AZALACAK!

İddia o ki...

STAR Rafineri, petrokimya ham maddesinin yanında ülke için stratejik öneme sahip dizel, jet yakıtı ve LPG gibi ürünlerle de ekonomiye önemli ölçüde katkı verecek. STAR Rafineri yılda 5 milyon ton dizel ve 1.5 milton ton jet yakıtı üretimiyle ekonomiye büyük katkı koyacak. İthalat oranını petro kimya mamullerinde yüzde 18’e, dizelde yüzde 40’lara, LPG’de ise yüzde 70’lere düşürecek.

Tüm petrol kimya ve kısmen enerji sanayinin kârını yabancı bir firma alacak. Lakin bu bağımlığı söylendiği kadar azaltır mı?

Elektrik elde etmesi en pahalı olan, söküm ve atık maliyeti eklenince çok çok pahalı gelen nükleeri büyük kazanç diye pazarlayanlar gibi gerçeği çarpıtmasa da bağımlılık çok azalacakmış havası estirmek abartı. İşçilerin ve irili ufaklı petro kimya sektöründe çalışan on binlerin bu tekelin altında ezileceği ise abartısız çıplak bir gerçek!

İŞÇİLERİN YOĞUN SÖMÜRÜSÜ İLE İNŞA EDİLDİ

STAR Rafineri inşaatı boyunca 20 bin inşaat, boru-kaynak-elektrik işçisi sayısız hak ihlali yaşadı. Düşük ücretin yanı sıra iş cinayetleri ile sonuçlanan kazaları eksik olmadı. Cumhuriyet tarihinin en büyük toplu zehirlenmesi yaşandı. Zehirlenen 3 bin işçinin, önce hastane bahçelerinde, sonra barınaklarında yarı baygın halde kaderine bırakılıp iyileşmeleri beklendi.

Sayısız taşeron şirkette çalışan yerli ve yabancı işçilerin barınma ve beslenme koşullarındaki sorunlar 7 yıl boyunca sürekli gündem oldu.

Kırmızı çizgi uygulaması ile sorunları için sessiz kalmayan işçilerin taşeron şirketin bir daha hiç bir projesinde çalışmayacağı şartı getirildi. İşçiler, kırmızı çizgiyi aşan tepkileri karşısında

Star inşaat sahasında da başka şirketlerde de işbaşı yapamayacaklarını kabul ettikten sonra çalıştırıldı.

ÖNCEKİ HABER

EMEP Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel'e 1 yıl 3 ay hapis cezası

SONRAKİ HABER

Emniyet Genel Müdürü değiştirildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa