Cepte delik, sefertasında yemek

Fotoğraf: Pixabay

Cepte delik, sefertasında yemek

Öğrencilerin bu ekonomik daralma ortamından nasıl etkilendiğini konuşmak üzere Kartal’da lisede okuyan Yoldaş arkadaşımızla sohbet etmeye başladık.

İlhan Emre SÜER

Kartal / İstanbul

 

Ülkemizde ekonomik kriz söylemlerinin iyice dillendirildiği bu dönemlerde zamlardan en çok etkilenen kesimlerden biri de şüphesiz öğrenciler. Bu yüzden öğrencilerin bu ekonomik daralma ortamından nasıl etkilendiğini konuşmak üzere Kartal’da lisede okuyan Yoldaş arkadaşımızla sohbet etmeye başladık.

Yoldaş, öğrencilerin birçoğundan daha iyi maddi duruma sahip bir arkadaşımız ama bu durum onun zamlardan etkilenmediği anlamına gelmiyor, yaşadığımız sıkıntıların bütün öğrencilerin ortak problemi olduğunu gösteren en iyi örneklerden biri.

SEFERTASI TENEFFÜSLERİ

Sohbetimize başlarken ilk konu haftalık harçlığının artması üzerine geliyor, kulağa ilk başta hoş gelse de nedenlerine baktığımız zaman zamlar bizi karşılamaya başlıyor. Yoldaşın belirttiğine göre öğrencilerin yaşadığı en büyük zorluklardan biri artan kantin fiyatları, son zamlar ile okulda karın doyurmak pahalıya gelmeye başlamış, öğrenciler ise kendilerince çözüm yolunu evden yemek getirerek buluyor. Yoldaş da okulun büyük çoğunluğu gibi karnını böyle doyurduğundan bahsetti.

Sohbetimizi okul koridorlarından çıkarıp gündelik hayatımıza getirdiğimiz zaman artan fiyatlar burada da peşimizi bırakmıyor. Yoldaş’ın sosyal yaşamını etkileyen şikayetlerinden biri okul çıkışı her zaman arkadaşlarıyla gidip vakit geçirdiği kafelerin artık ceplerini zorlaması, keyif için gittikleri yerlerin artık birer lüks tüketim haline dönüşmesi. Eskiden rahatça istedikleri yerlerde vakit geçirdiklerinden bahseden Yoldaş, bugünlerde en ucuz mekanları tercih ettiklerinden bahsediyor. Ayakkabı, pantolon gibi giyim harcamalarının zorlaşması da eklediği diğer bir konu.

EĞİTİMDE TASARRUF OLUR MU?

Söz, eğitimde yapılan tasarruftan açıldığında, Yoldaş gülerek canlı tanığı olduğunu söyleyip söze giriyor. Okul müdürünün öğretmenlere zorunda kalmadıkça sınıfta ışıkları açmayın, elektrik fazla tüketmeyin diye uyarması durumun vahametini ortaya koyuyor. Diğer bütün alanlarda harcamalar son hız devam ederken eğitimde temel ihtiyaçlardan kısılmasının öğrencilerin en büyük sorunlarından birisi olduğunu vurguluyor.

Sohbetin sonuna doğru konu dönüp dolaşıp ne yapmalı sorusuna geldiğinde ise Yoldaş’ın söyleyecek çok şeyi olduğu anlaşılıyor. İlk başta ekonomik kriz yüzünden cefa çekip tasarruf yapacak tarafın öğrenciler olmadığını söyleyen Yoldaş, sadece öğrenciler birlikte hareket edip mücadele ederse bu sistemin karşısında durabileceğimizi bunun içinde kendi öz örgütlerimiz olan ÖTK gibi alanlarda çalışma yürütüp daha fazla öğrenciye ulaşarak krizin gerçek sebeplerini anlatmamız gerektiğini, sorunun asıl kaynağının kapitalizm olduğunu ifşa ederek geniş kitlelere ulaşmalıyız diyerek sözünü noktalıyor.

Son Düzenlenme Tarihi: 09 Ekim 2018 20:15
www.evrensel.net