10 Ekim 2018 04:32

Yılmadan, yorulmadan, daha ileriye

10 Ekim Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin yoldaşları, mektup yazdı: 'Mücadeleyi taşımak hepimizin boynunun borcu.'

Yılmadan, yorulmadan, daha ileriye

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Zeki OĞURLU
Esenyurt

Yürümek;
yolunda pusuya yattıklarını,
arkadan çelme attıklarını
bilerek
yürümek...
Nazım Hikmet

Devrimler mücadelesi ve tarihi nice ölümleri nice kahramanları, katliamları, direnişleri, yenilgileri ve zaferleri yazdı.

Devrim ve sosyalizm mücadelesinde yitirdiklerimiz kuşkusuz her daim dava arkadaşları, yoldaşları tarafından unutulmadı, anıları ve bıraktıkları bayrak elden ele; yürekten yüreğe taşındı.

“Yoldaşlık-yoldaşına gelen kurşuna karşı kendini siper etmek” demişler. Yoldaşlık geleneği bu topraklarda çok eskilere dayanır. Şeyh Bedrettin ve müritleri “Yarin yanağından başka her şeyi bölüşmenin” hayali ile yola çıktılar. Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal yoldaşlardı.

Yine on beşler diye bilinen Mustafa Suphi olayı... Karadeniz’de katledilenler yoldaşlardı.

31 Mayıs’ta Nurhak’ta katledilen Sinan Cemgil ile arkadaşları Alpaslan Özdoğan ve Kadir Manga yoldaşlardı.

6 Mayıs 1972 sabahında darağacında katledilen Deniz, Yusuf, Hüseyin yoldaşlardı.

Bugün günlerden 10 Ekim. Ankara Gar Katliamı, tarihin en kanlı, en barbar, en vahşice saldırılarından biriydi.

Ankara Garı önünde Emek, Barış, Demokrasi Mitingi’ne yapılan alçak saldırıda 103 insan öldürüldü, yüzlerce insan yaralandı.

Katledilen 103 can arasında, Emek Partisi’nin üyeleri de vardı. Kimisi işyerinden kimisi okulundan kimisi köyünden gelen, tek vücut kol kola omuz omuza duran yoldaşlarımız Mesut Mak, Metin Kürklü, Şebnem Yurtman, Ali Deniz Uzatmaz, Elif Kanlıoğlu, Gökmen Dalmaç, Osman Turan Bozacı, Gökhan Akman, Korkmaz Tedik, Emine Ercan, Ercan Adsız, Hakan Dursun Akalın, Dilan Sarıkaya, Canberk Bakış, Gökhan Gökbörü, Adil Gür insanlık düşmanı, barbar ortaçağ kalıntısı, IŞİD’li teröristlerce katledildiler.

İşçi sınıfı bir sınıf olarak mücadele için sahneye çıktığından beri sömürücü sınıflar işçi sınıfının önderlerinin yok edilmesi gerektiğini her daim yöntem ve yasaları ile ortaya koymuştur.

Tarihte çok tiranlar, zalimler, diktatörler, kendi sömürü ve yağma düzeninin devamı için halklara, insanlığa zulümler etmiştir. Ama hiçbiri ebedi olmadı, saltanatları yıkıldı, tarihin çöplüğüne atıldılar.

Bugünkü egemen düzenin temsilcilerinin akıbeti de aynı şekilde olacaktır bu kaçınılmazdır.

Her şeyin temelinde emek ve özveri, büyük bedel olduğunu bilen ve inanan sosyalizm savunucuları, işçi sınıfının devrimci partisinin saflarında korkusuzca yılmadan, yorulmadan mücadeleye koyulmuş devrim mücadelesini daha ileri aşamalara sıçratmıştır.

Parti böylesi yiğitleri hiçbir zaman unutmayacak onların açmış olduğu yoldan daha ileri yol alacaktır.


KORKMAZ YOLDAŞ; GEÇMİŞİN VE GELECEĞİN MÜCADELESİNDE YAŞIYOR!

Yoldaş TAŞ
Emek Gençliği MYK Üyesi

Bir arkadaşı onu anlatırken şöyle demişti: “Sözdeki basitlikle, içtenlikle de ifade edilebilir ama eylem insanıydı. Her sözün doğruluğunu da değerini de eylem içinde kavrar, anlatırdı.”

Korkmaz Tedik, bundan 3 yıl önce 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara’da yapılmak istenen barış mitinginde İŞİD tarafından gerçekleştirilen faşist bir katliam sonucu hayatını kaybeden 103 insandan biriydi.  Daha önce Yatağan maden işçileri yazdı onu, Aydın’dan Jantsa, Antalya’dan Novamed işçileri, ailesi arkadaşları da yazdı ama bu sefer örgütlü olduğu Emek Partisi’nde örgütlenmemde çok büyük bir payı olan Korkmaz’ı genç bir yoldaşının gözünden anlatmak istedim. Alçak gönüllülük, sevecenlik, muziplik, cesaret, dostluk, ağabeylik bunun gibi birçok kavram Korkmaz için geçerlidir evet fakat eksiktir, Korkmaz her şeyden öteye, yaşamını ve geleceğini işçi sınıfı mücadelesine adamış bir komünisttir.

Yatağan işçileri “Evrenselci Korkmaz” diye tanırken onu, Aydın’da bir metal işçisi ise şöyle anlatıyor: “Jantsa’da hiç çalışmamış olmasına rağmen fabrikaya hemen hemen çalışan bir işçi kadar hâkim olması beni çok şaşırtmıştı. Ben daha ilk görüşmemizde samimiyeti ve konuşması ile insana güven veren biri olduğunu hissettim.” Dokunduğu her insanda çok olumlu izler bırakmıştır evet, fakat gençler onun için hep ayrı bir paragraf olmuştur. İlgilendiği bir gençle playstation oynarken de görebilirsiniz onu, bir kitabın en karmaşık yerini tartışırken de.

Beraber çalışma yürüttüğümüz sürelerde, hiçbir işçiye hiçbir öğrenciye sadece ‘öğretmek’ iddiası ile yanaşmaz karşıdaki kişiye ondan da öğrenebileceği şeyler olduğunu hissettirirdi, dolayısıyla bu durum samimi bir güven ilişkisine dönüşürdü. ‘Yaşamak’ sözcüğüne anlam veren asıl şey kişinin ne için, nasıl yaşadığı ile ilgilidir. Korkmaz komünist bir parti militanı olarak, mücadeleyi hayatının merkezine koymuş ve hayat tarzını buna göre örgütlemiş biridir.  Bugün genç komünistler için örnek olarak alınabilecek bir devrimcinin ölüm yıl dönümü. Korkmaz’ı taze anılarımız ve yaşadıklarımızla anıyoruz. Fakat Korkmaz’ı tanıyanlar daha iyi bilir ki, onu sadece anmak tek başına yeterli değildir. Bugün de 3. havalimanı işçilerinin en insani taleplerle başlattığı ve Erdoğan yönetimi tarafından şiddetle bastırıldığı günlerde yasalara, keyfi yasaklara ve tutuklama terörüne karşı iş güvencesi ve can güvenliği için direnen işçilerin mücadelesini aktaran bir mühendis arkadaşımızın haberlerindedir Korkmaz. Gençler içerisinde eğitim çalışmalarını her türlü yoğunluğa ve baskıya rağmen inatla, sabırla örgütlüyorsa bir kadın yoldaş;  Korkmaz’ın bütün bu olanlardan çok uzakta kalamayacağını hepimiz biliriz. Bir işçi direnişinde; direnişi bir okula, okulu bir örgütü yenilemenin müfrezesine çeviren bir yoldaşının yanı başında Korkmaz’ı bulur yorgun gününü tamamlarken.

1917 Ekim Devrimine katılmış adı bilinen veya bilinmeyen yüzlerce Bolşevik’in yaşamı ve yaptıkları üzerine kitaplar, romanlar, biyografiler yazılmıştır. Lenin bir parti işçisi olan ve 1906 yılında Çarlık tarafından kurşuna dizilerek katledilen Babuşkin için; “Tüm birikimini, kol ve kafa gücünü bu mücadeleye adamak, geçmişini ve geleceğini bu mücadelenin bir parçası olarak düşünmek ve ona göre yaşamak” diyerek özetlemiştir. İşte bugün Türkiye gençliğinin önünde de bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinde örnek olarak alacağı Korkmazlar, Şebnemler ve Elifler var. Korkmazların, Eliflerin, Şebnemlerin katillerinden hesap sormak onların bıraktığı bayrağı devralmakla mümkün ancak, evet zor biliyoruz ama yoldaşlarımız bize bu mücadeleyi miras olarak bıraktı bunu taşımak da  artık hepimizin boynunun borcudur.

ÖNCEKİ HABER

Uzaklarda görünen fırtına

SONRAKİ HABER

Fenerbahçe - CSKA Moskova: 79 - 75

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa