26 Eylül 2018 19:03

Mevsimlik üniversite öğrencisi

Okul vakti hem okuyup hem çalışmak yetmiyormuş gibi bir de yazın çalışmak zorunda kalıyoruz. Okumaya mı yoksa gurbete çalışmaya mı geldik belli değil.

Paylaş

Pirhak DUNLAYICI
Anadolu Üniversitesi
Eskişehir


Eğer öğrenciyseniz ve İzmir turizm sektöründe çalışmaya gidiyorsanız vay halinize. İşe başlarken size belirli evraklar imzalatıyorlar. Bunların içerisinde paranızı eksiksiz aldığınıza dair belgeler, başınıza bir şey geldiğinde sorumluluğun sizde olduğuna dair belgeler ve birçok çirkin şey mevcut. Tabii imzalamanız gereken belgeleri okuyorsanız sizi “Acele et” diye uyarıyorlar. Tabii ki bu belgeler normal şartlarda hukuksal olarak geçersiz, fakat işçi haklarını yok saymak için bu duruma göz yumuyorlar, ki zaten bu durum Türkiye’nin birçok yerinde mevcut. Belgeleri okurken size bakışlarıyla ve sözleriyle yeterince baskı yapıyorlar zaten.

HAŞERELER EN YAKIN ARKADAŞIMIZ

Düşünsenize ben 2 aylık bir çalışmadan sonra bu şikayetleri size bildiriyorum, peki ya sürekli çalışan işçilerin durumu daha vahim, bu koşullara bir dur deme vakti gelmedi mi? Size çok güzel kalacak yer veriyorlar içerisinde yok yok! Hamam böcekleri, yılanlar, örümcekler, sivri sinekleri söylememe gerek yok zaten, bayağı içli dışlı oluyorsunuz. Bozuk duş kabinleri, hiç temizlenmeyen tuvaletler, 10-12 kişilik ahır benzeri odalar... Tabii size yemek de veriyorlar, yemekhanede de sinekler en yakın yemek arkadaşınız oluyor. Nice işçi arkadaşlarım bu koşullardan dolayı hastaneye kaldırıldı, arkadaşlarımızın hastalanmalarının gerekçesi ise yıkanmamaları olarak bize iletildi.

ÇALIŞMAK ZORUNDAYIZ

Peki bir öğrenci bu koşullarda neden çalışır? Asıl soru sanırsam bu. Bunun birçok nedeni var ama en önemli nedeni verilen burs miktarı. Galiba burs verilirken biz biraz para verelim, aileleri de yollar herhalde diye düşünmüşler. Fakat asgari ücreti veya emekli maaşını pek göz önünde bulundurmamışlar. Sonuç olarak biz öğrencilere bu kötü koşullarda çalışmaktan başka bir seçenek kalmıyor.

Okul vakti hem okuyup hem çalışmak yetmiyormuş gibi bir de yazın çalışmak zorunda kalıyoruz. Okumaya mı yoksa gurbete çalışmaya mı geldik belli değil.

 

 

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Ginko’nun toprağa atılan tohumlarından: Yaşamımdan Notlar

SONRAKİ HABER

1938 Dersim Katliamı'nın tanığı Dengbêj Silo Qiz hayatını kaybetti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa