Selahattin Demirtaş, 1 Eylül Dünya Barış Günü için yazdı

Fotoğraf: HDP

Selahattin Demirtaş, 1 Eylül Dünya Barış Günü için yazdı

Selahattin Demirtaş: Ortadoğu’nun kendi iç barışını kurması, halkların ve inançların kardeşleştiği bir gelişme aşamasını yakalaması gereklidir.

HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 1 Eylül Dünya Barış gününe özel hazırlanan ‘Barış Zamanı’ başlıklı broşür için yazı kaleme aldı. Demirtaş, yazısında "Savaşın ve kanın hiç terk etmediği Ortadoğu bölgesi bugün 3. Dünya Savaşı’na doğru gidişin merkezlerinden birisi konumundadır" değerlendirmesinde bulundu.
 
H. Mesut Çelebioğlu tarafından Marx21 Yayınları’na hazırlanan ‘Barış Zamanı’   başlıklı broşür, 1 Eylül Dünya Barış gününe özel ikinci baskısını yaptı. Broşürün ilk baskısında savunmasından bir bölüm yer alan, Edirne F Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bu baskı için kaleme aldığı yazısında, "Savaşın ve kanın hiç terk etmediği Ortadoğu bölgesi bugün 3. Dünya Savaşı’na doğru gidişin merkezlerinden birisi konumundadır" değerlendirmesinde bulundu. 
 
T24'ün haberine göre ‘Barış Zamanı’ broşüründe, UNESCO ödüllü bilim insanı Ayşe Erzan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) eski yargıcı Rıza Türmen, KHK ile ihraç edilen akademisyen ve Halkların Köprüsü Derneği Başkanı Prof. Dr. Cem Terzi, Kocaeli Üniversitesi’ndeki görevinden KHK ile ihraç edilen Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu'nun da aralarında yer aldığı isimlerin yazılarına yer verildi.
 
Demirtaş'ın "Emperyalizm, Savaş, Ortadoğu, Kürt Sorunu" başlıklı makaleden bazı kısımlar şöyle: 
 
"Bizim kuşağımız transistörlü radyodan tabletlere uzanan bir değişimi yaşarken bile yeterince hızlı değildi. Gelecek nesillerin hızını tahmin bile edemeyiz artık.

Savaşın ve kanın hiç terk etmediği Ortadoğu bölgesi bugün 3. Dünya Savaşı’na doğru gidişin merkezlerinden birisi konumundadır. Mezhep, ulus, din savaşlarıyla parçalanmış bu bölgede emperyalizm kanlı biçimde hüküm sürmeye devam ediyor. Ortadoğu’nun bağımsızlığına ve birleşik bir güç olmasına giden yol, halkların ve inançların demokratik konfederal birliğinden geçiyor.
 
Ortadoğu’nun kendi iç barışını kurması, halkların ve inançların kardeşleştiği bir gelişme aşamasını yakalaması gereklidir. HDP ve onun arkasındaki toplumsal-siyasal mücadeleler birikimi, halkları ve inançları birbirine kırdıran gerici çerçeveyi yıkarak birleşik Ortadoğu’yu yaratma iddiasındadır. İnsan medeniyetinin ilk atılımlarını gerçekleştiren neolitik devrime sahne olmuş bu topraklar yeniden insanlığın öncülüğüne ancak bu temelde bir demokratik dönüşümle ulaşabilir." (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 01 Eylül 2018 01:10
www.evrensel.net