25 Ağustos 2018 04:22
Son Düzenlenme Tarihi: 24 Ağustos 2018 22:26

Kapıları yüzümüze kapatanlara artık inancım kalmadı

"Defalarca devlet kurumlarının kapısına gittim 4 çocuğumla beraber. Ama bugüne kadar zorluklarımı aşacak hiçbir yardım görmedim."

Kapıları yüzümüze kapatanlara artık inancım kalmadı

Fotoğraf: Canan Altıntaş/DHA

Paylaş

Ev emekçisi bir kadın
İstanbul

Yaklaşık 15 yıldır İstanbul’da yaşıyorum. Yaşadığım hayatın zorlukları ve bunlarla mücadele edebilmek için defalarca devlet kurumlarının kapısına gittim 4 çocuğumla beraber. Ama bugüne kadar zorluklarımı aşacak hiçbir yardım görmedim.

Evde 6 nüfus, çalışan sadece eşim. Bir gün iş dönüşü araba çarpması sonucu kolu kırıldı ve 9 ay çalışamadı. Bu süre boyunca hiçbir kurumun bize yardımı olmadı. Gerekçeleri ise BAĞKUR’lu olmamızmış. Yine yardım istemek için gittiğim yerde çalışanlar gidin BAĞKUR’unuzu iptal edin size yardım edelim dediler. Fakat BAĞKUR’u iptal edebilmek için borcumuzu ödememiz gerekiyormuş, borcu ödeyebilecek durumumuz olsa niye yardım isteyelim ki. Günlerce ailece karnımızı doyuramadık aç kaldık. El işleri yapmaya başladım o sürede, evin ihtiyaçlarını gece gündüz durmadan çalışarak bir yandan da ev işlerini yaparak gidermeye çalıştım.

Şimdi eşim çalışıyor. Aldığı para asgari ücret. Dolar bozdurun diyorlar, dolar mı var bozduralım! 4 çocuk okula gönderiyorum, onlara mı bakayım dolar mı yapayım. Bizim yanımızda olmayan devlet kurumları zenginlerin yanında oldu hep. Kaç senedir İstanbul’dayım ben bir yardım görmedim, seçim zamanı gelip sonra kapıları yüzümüze kapatanlara artık inancım kalmadı. Devlet dediğinin garibanın yanında olması lazım ama öyle olmadığını gördüm.

Bu sadece benim hikayemden küçük bir parça. Benim gibi kim bilir kaç kişi aynı yokluğu yaşıyor. Açlıkla boğuşuyor. Beni duyacak, seni duyacak kimse yok mu!

ÖNCEKİ HABER

Bu dünyadan bir Apocan geçti

SONRAKİ HABER

Dersim'de koruma altındaki vaşak silahla vurularak öldürüldü

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa