Deprem güvenliği için 15 yıla ihtiyaç var

Fotoğraf: DHA

Deprem güvenliği için 15 yıla ihtiyaç var

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü depreme karşı alınabilecek tedbirleri açıkladı.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, 17 Ağustos Depremi’nin 19. yıldönümünde deprem tehlikesi ve depreme karşı alınacak tedbirleri anlatmak için basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, Marmara’da olacak bir depremin 20 milyon insanı ve tüm Türkiye’yi etkileyeceğini belirterek  “O nedenle olası Marmara Depremi üzerinde önemle duruyor, enstitü olarak tüm Türkiye’yi kapsayan çalışmalar yürütüyoruz” dedi.

Ülkemizin birçok yerinde deprem üretme potansiyeline sahip aktif faylar olduğunu belirten Özener “Örneğin Ege Bölgesi’nde, Akdeniz’e doğru Datça açıklarında ve Doğu Anadolu’da büyük diyebileceğimiz depremler olması muhtemeldir. Yine Kuzey Anadolu Erzincan dolaylarında kırılmaya yönelik aktif faylar mevcut. Türkiye deprem kuşağındadır, bu gerçekten hareketle top yekûn deprem afetine hazırlıklı olmalıyız” diye konuştu. Geçen 19 yılda deprem konusunda önemli bilgi birikimi ve  bir bilinçlenmenin oluştuğunu, çok sayıda yapının depreme karşı güçlendirildiğini savunan Özener  “Ancak bütün bunlar depreme kesin olarak hazırız anlamına gelmemektedir” dedi.

‘15 YILA İHTİYACIMIZ VAR’

Hiçbir bilimsel çalışmanın depremin zamanını önceden belirlemeye yetmediğinin altını çizen Özener “Dünyada depremleri önceden tahmin eden kabul edilmiş bir bilimsel çalışma yok. Marmara’da 7’nin üzerinde bir deprem olacağını biliyoruz. 7.2, 7.7 şiddetlerine varan senaryolar mevcut. Kandilli olarak 1033 ölçüm noktasında 30 farklı deprem senaryosu çalıştık. Marmara’da böylesi bir deprem sonrası olası bir tsunami deniz tabanı heyelanlarından kaynaklanacak. Senaryo sonuçları dalga yüksekliğinin yaklaşık 2- 2,5 metre boyunda oluşabileceğini ortaya koyuyor. Deprem güvenliğinde tam anlamıyla söz edebilmemiz için 15 yıla ihtiyacımız var. Umarım potansiyel depremler bizi bekler”  temennisinde de bulundu.

İnşaat mühendislerinin deprem konusunda ayrı bir eğitim görmelerinin zorunlu olduğunu anlatan Özener “Araştırmalar neticesinde farklı sonuçlar elde edilse de bütün araştırmalardaki ortak sonuç, büyük Marmara Depremi’nin olacağı yönündedir. İstanbul başta olmak üzere çevre illerin de etkileneceği büyük bir deprem yaşanacağı olgusu kaçınılmazdır” şeklinde konuştu. 2015 sonundan itibaren GNSS ölçme tekniğini kullandıklarını belirten Özener, bu sistemle aktif fayların üzerindeki enerji birikimlerini saptayıp, deprem tehlikesini daha hassas olarak ortaya çıkarabildiklerini söyledi.

Toplantıda deprem risklerini ve hasarlarını minimize etmek için alınması gereken tedbirlere de değinilerek depreme dayanıklı binalarda yaşamanın önemi vurgulandı. Depremde can ve mal kayıplarının yüzde 95’inin depreme dayanıksız binalar ve yapısal tehlikelerden kaynaklandığının altı bir kez daha çizildi. (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 17 Ağustos 2018 14:37
www.evrensel.net