Eğlence sektörünün içi beni, dışı seni yakar

Fotoğraf: Pixabay

Eğlence sektörünün içi beni, dışı seni yakar

Kocaeli'den Burak Sunar, eğlence sektöründeki çalışma koşullarını; Mamak'tan Ali Altun ise meslek liselerine dair verileri değerlendirdi.

Burak SUNAR
Kocaeli

Türkiye'de son 1,5 yıldır yükselen bir eğlence sektörü olduğu ve bu alanda da yeni iş imkânlarının olduğunu çoğu yerden duymuş ya da okumuşsunuzdur. Büyük plaj “clup”ları, dev konser salonları ve ardı arkası kesilmeyen farklı konsepti olan alkollü mekânlar... Ben de geçim sıkıntısı nedeniyle Kocaeli'de barda çalışan bir üniversite öğrencisiyim. Gelin bir de bu yükselen eğlence sektörünü, bu sektörde çalışanların gözünden gözlemleyin. Dışarıdan gördüğünüz güler yüzlü çalışanları ve eğlenen insanları bir de bize sorun. Sırf kül tablasında bir adet izmarit olduğu için insanlığınızın hiçe sayıldığı hakaretler ile karşı karşıya kaldığınızı düşünün. Aynı anda beş masanın siparişlerini çıkaramadığınız için hakkınızla kazandığınız paranın gece sonunda kesildiğini düşünün ya da lavaboya sizden habersiz kusulduğunu ve sizin onu tahmin edip temizlemenizi beklediklerini. Sonra da size “para yok, eldiven alamadık, elinle temizle” dediklerini hayal etmenizi istiyorum. Bunlar sadece işin bir kısmı.

Biraz da müşterilerden bahsetsek yeridir. Dışarıdan maddi durumu yerinde, son derece keyifli görünen müşterileri diyorum. Aslında hiç öyle değiller. Düşük ücretle çalışan, borç içinde olan ancak kredi kartlarıyla yüklü hesaplar ödeyen bu insanlar neden mi böyle? Çünkü o dükkanın içine adım attıkları an içeride karşılaştıkları hizmet sonucunda kendilerini farklı bir sınıfa ait hissediyorlar.

DIŞI 'EĞLENCE' SEKTÖRÜ

Çalışanlar neden hâlâ burada çalışıyor? Çünkü o paraya ihtiyaçları var. 24 yaşında olan iş arkadaşım, babasının vefatından sonra engelli annesi ile iki küçük kardeşinin ve evin bütün giderlerini karşılayabilmek için iki işte birden çalışıyor. Sabah büyük bir fabrikanın deposunda sabah 8’den akşam 4’e kadar çalışıyor ve saat 5’ten gece 4’e kadar barda çalışıyor. Bu, haftada 6 gün tekrar ediyor. Bir diğer iş arkadaşım ise Azeri. 6 senedir Türkiye'de yaşıyor. Öğrenci olarak gelmiş. Aslında ailesinin maddi durumu yerinde fakat ailesi ile anlaşamayınca kendi geçimini sağlamak için bu işe girmiş. Bir gün laf arasında “diktatörlükten kaçtım, diktatörlüğe yakalandım; pislikten kaçtım, pisliğe yakalandım” dedi. Kısacası eğlence sektörünün iç yüzü hiç eğlenceli değil.


Verilerle meslek liseleri

Ali ALTUN
Mamak/ Ankara

Yıllarca üzerinde yazılıp çizilen ve sermaye grubu için büyük önem taşıyan meslek lisesi öğrencileri mezun olduktan sonra hayatını nasıl devam ettiriyor? Okuldaki eğitim için neler düşünüyor? Bu sorulara cevap bulabilmek için MEB’ in raporunu incelemek bir hayli önemli. 

Meslek ve Teknik Ortaöğretim Kurumları Mezunlarının İzlenmesi raporu ile meslek lisesinde verilen eğitim hakkında veriler toplanıldı. Yapılan raporda 32 bin 734 mezun meslek lisesi öğrencisinin görüşüne başvuruldu. Mezun öğrencilerinin 9 bini verilen eğitimi yeterli bulurken, 18 bini verilen eğitimi üniversiteye hazırlık için yetersiz buldu. Bunun sebebi ise 10. sınıftan başlayan kültür ve bilim derslerindeki azalma, son sınıfta staj ile okuldaki ders sayısının büyük ölçüde azalması ve üniversiteye hazırlık için yetersiz olması. 

32’DE 20’Sİ İŞSİZ

32 bin mezun öğrencinin 20 bininin hiç çalışmadığı ortaya çıktı. Mezun öğrencinin yüzde 22,47’si bir dönem, yüzde 22,95’i ise halen çalışmakta. Mezun öğrencilerden çalışanların yüzde 53,56’sı asgari ücret, yüzde 14,74’ü asgari ücretin iki katına yakın, yüzde 6,30’u ise asgari ücretin iki katına çalışıyor. Asgari ücretin altında çalışan ise yüzde 25,60. Asgari ücretin altında çalışan yüzdenin fazla olması genel ülkenin durumundan bağımsız düşünülmemeli. Gençlik  bireysel iş imkânı ile asgari ücretin altında ağır koşulları kabul etmek zorunda kalmaktadır. Mezun olup kendi bölümünde çalışmayan öğrencilerin bir kısmının sebebi ücret iken çalışanların bir kısmının çalışma sebebi ise bireysel olarak iş kaygısı olması. Mezun öğrencilerin çoğu kendi alanını tavsiye etmiyor. Bunun en büyük sebebi iş imkânının kısıtlı olması. Geriye kalanlar açısından yüzde 14,03’ü bölümünü sevmiyor, yüzde 13,95’i ücretin düşüklüğünden kaynaklı, yüzde 11,65’i çalışmanın ağır koşullarından kaynaklı kendi bölümünü tavsiye etmiyor. 31 bin 431 kişiden sadece yüzde 7,29’u eğitim aldığı alan dışındaki dört yıllık fakültelerde sınavla yerleşmiş durumda. Yüzde 8,02’si kendi alanında fakülte eğitimi alıyor. Mezunların yüzde 10.40’ı ise okumak istemiyor.

Genel tabloya bakıldığında meslek lisesindeki eğitimin gerçekten nitelikli olmadığını ve gençliğin geleceğini eğitim aldığı alanlardan çizmediği görülüyor. Mezun öğrencilerin iş imkânının kısıtlılığı, ücretin düşüklüğü ve ağır çalışma koşullarının getirdiği kendi alanında çalışmama durumu bugün gençliğin içinde bulunduğu karanlık tabloyu gözler önüne sermektedir. Eğitim politikasından tutup genişletecek olursak ücretlerin düzenlenmesine kadar hayatın akışına müdahale etmezsek bu sorunlar böyle kalacaktır.

www.evrensel.net
ETİKETLER çalışma