Evrim'i destekleyen-kullanan bilimler - 1: Embriyoloji

Görsel: Commons Wikimedia

Evrim'i destekleyen-kullanan bilimler - 1: Embriyoloji

'Embriyolojinin kökenleri günümüzden 2000 sene önceye, Aristo'ya kadar gider. '

Embriyoloji, kelime anlamıyla canlıların yavrularını yumurta evresinden doğum evresine kadar inceleyen bilim dalıdır. Kısaca, embriyolarla ilgilenen bilimdir.

Embriyolojinin kökenleri günümüzden 2000 sene önceye, Aristo'ya kadar gider. Aristo, çiftleşmeden sonra ana karnında, gelecekte oluşacak canlının bir minyatürünün (buna homunculus denmiştir) bulunduğunu ve bunun büyüyerek canlıyı oluşturduğunu ileri sürmüştür. Epigenez denen bu iddia, mikroskobun keşfedilmesi ve embriyonun asla son haline benzer bir şekilde var olmadığı, zaman içerisinde değişerek son haline ulaştığının keşfedilmesiyle birlikte çökmüştür.

GELİŞME VE DEĞİŞİM

1859 yılında Evrim Kuramı'nın düzenli bir şekilde sunulup bilim dünyasına girmesi, 17. yüzyılda mikroskobun keşfedilmesi, 19. yüzyılda mikroskobun ana karnındaki ve yumurta içerisindeki canlılara çevrilmesi ve 1950'lerde DNA'nın yapısının keşfiyle Biyoloji'de "Gelişim Biyolojisi" ve "Moleküler Biyoloji" dallarının ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Sonrasında ise Evrim'in bu alanlardaki yoğun açıklayıcı gücünden ötürü "Evrimsel Gelişim Biyolojisi" isimli yeni bir alan ortaya çıkmıştır. Günümüzde bu alan, oldukça yaygın bir şekilde araştırılmaktadır ve Biyoloji'nin en popüler dallarından biridir.

Bir canlının embriyolojik dönemde geçirdiği değişimlerin tamamına “ontogeni” denmektedir. Bu değişimler, canlının evrimsel geçmişinde atalarından edindiği genetik bilgilerin, canlı oluşumu sırasında sırayla okunması sonucunda üretilen farklı enzimler ve proteinlerin etkisinden kaynaklanmaktadır. Yani döllenme gerçekleştikten sonra, hücreler farklılaşmaya başlar. Bu farklılaşma, hücre içeriğini de etkiler. Hücrenin içerisindeki biyokimyanın değişimi, DNA'nın farklı kısımlarının okunabilmesini sağlar. Bu sebeple bütün organlar ve yapılar yerli yerinde ve düzgün bir şekilde oluşabilir. Ancak kimi zaman bu okunmada hatalar oluşabilmekte ya da mutasyonlar gibi dış faktörlerin etkisinde canlı DNA'sında değişimler olabilmektedir. Bu durumda anormal doğumlar ve bazı hastalıklar ortaya çıkmaktadır. Öte yandan çoğu zamansa bu değişimler bir soruna değil, nötral bir değişime sebep olur, yani canlıyı etkilemez ve sıradan bir varyasyonun ortaya çıkmasına sebep olur. Ancak değişen doğa koşulları, bu varyasyon içerisinden zoraki seçimlerin yapılmasına sebep olur ve Evrim bu şekilde ilerler.

ÇALIŞMALAR YOĞUNLAŞIYOR

1790'lı yıllarda embriyo ile ilgilenen bazı bilim insanları, özellikle de 1824 ile 26 yılları arasında araştırmalarının doruğunda olan Fransız fizisyen ve embriyolog Étienne Serres, çevre koşullarının canlı özellikleri üzerinde etkisi olduğunu ve bu etkiden dolayı canlıların farklılaşabileceğini ileri sürmüştür. Yani kendisinden çok sonra düşüncelerini ilan edecek olan Lamarck'tan önce, Lamarck'ın hipotezlerini embriyolojik döneme çekerek izah etmeye çalışmıştır.

Daha sonraları 1834-1919 yılları arasında yaşayan büyük bilim insanı Ernst Haeckel, bu kuramdan yola çıkarak embriyoları incelemeye başlamış ve farklı canlıların embriyoları arasındaki benzerlik ve farklılıkları ele almaya başlamıştır. Haeckel, Lamarck'ın görüşlerini kabul etmiş; ancak Darwin gibi tüm türlerin tek bir atadan farklılaşma sonucunda ortaya çıktığını fark etmiştir. Embriyoları izlediğinde, çok ilginç bazı gerçeklerle karşılaşmıştır:

Birbirinden neredeyse tamamen alakasız türlerin embriyoları, embriyolojik dönemde geriye gittikçe birbirlerine tamamen benzer hale gelmektedir. Yani zigot sırasında -doğal olarak- farklı türler arasında herhangi bir ayrım yapılamaz. Herhangi bir genetik veri olmadan, elimizdeki iki zigotun hangi iki canlıya ait olduğunu söylemek imkansızdır.

Bazı canlıların embriyolarında, kendileriyle alakasız gibi gözüken canlıların embriyolarında meydana gelen değişimler gözlenir, ancak bu değişimler daha sonradan kaybolur ve doğum sonrasına yansımaz.

'ONTOGENİ FİLOGENİYİ TAKİP EDER'

İşte Haeckel bu gözlemlerini "Rekapütilasyon Kuramı" adı altında topladı ve günümüzde bu teori, şu cümleyle özetlenmektedir: Ontogeni, filogeniyi takip eder. Bunun anlamı şudur: Canlı, embriyolojik oluşum sırasında, evrimsel geçmişindeki değişimleri takip eder ve tekrarlar.

Görüldüğü üzere haftalar boyunca türleri birbirinden ayırmak mümkün değildir; çünkü hepsi benzer anatomiye sahip olarak gelişmektedir. Sonrasında ise, genetik materyal üzerindeki türe has kodlara gelindiğinde farklılaşma başlamaktadır. Bu da, bütün türlerin (en azından memelilerin, kuşların, sürüngenlerin, vs.) ortak bir atadan geldiğini göstermektedir. Genetik analizler ise bunu tamamlamakta ve istisnasız her türün ortak bir atadan geldiğini göstermektedir.

Haeckel'in ileri sürdüğü "ontogeni filogeniyi takip eder" kuramı, Evrim Kuramı'nın aksine, henüz tüm bilim dünyasınca kabul edilmiş bir kuram değildir. Çünkü halen pek çok bilim insanı, kuramın içerisindeki bilgilerin doğruluğundan şüphe etmeseler de (çünkü Haeckel'ın gözlemleri yüzlerce farklı kişi tarafından yapılıp onaylanmıştır), bu bilgilerin Haeckel'ın işaret ettiği yeri gösterdiğinden emin değillerdir. Bilim insanlarının özverili çabaları sonucunda Haeckel'ın pek çok hatası düzeltilip geliştirilmiş ve modernize edilmiştir. Bu düzeltme ve geliştirme süreci, halen devam etmektedir.

https://evrimagaci.org/evrimi-destekleyenkullanan-bilimler-1-embriyoloji-202

www.evrensel.net
ETİKETLER Embriyolojievrim