Gebzeli işçiler: Bir evde iki kişi çalışmadan yaşayamaz hale geldik

Fotoğraf: Evrensel

Gebzeli işçiler: Bir evde iki kişi çalışmadan yaşayamaz hale geldik

Gebze’de çeşitli fabrikalardan bir araya gelen işçiler ekonomiyi ve kendilerine etkisini konuştu çalışma koşullarını tartıştı.

Fırat TURGUT
Gebze

Gebze’de bulunan çeşitli fabrikalarda çalışan 35 işçi, ekonomik büyümenin kendilerine etkisi, enflasyon, çalışma koşullarının konuşulduğu toplantıda bir araya geldi. Kendi fabrikalarından örnekler veren işçiler, ağır koşullarda çalıştıkları fabrikalarda yaşanan en ufak sıkıntının faturasının kendilerine kesildiğine dikkat çekti. Şirketlerin her geçen gün kârlarını arttırdıklarını, kendi durumlarının ise giderek kötüleştiğini belirten işçiler, “Bir evde iki kişi çalışmadan yaşayamaz hale geldik” diyor.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Damla Uludağ, Fortune 500’de yer alan firmaların içerisinde Kocaeli ve Gebze’de bulunan fabrikaların da olduğunu ifade etti. Uludağ, sıralamadaki yükselişlerin milyonlarca dolar kâr anlamına geldiğini belirtti.

Gazetemizin Kocaeli Temsilcisi Arzu Erkan da haberlerimizden örnekler vererek bu 500 şirkette çalışan işçilerin ekonomik durumlarını, çalışma koşullarını anlattı. 24 Haziran seçimleri öncesi fabrikalardaki işçilerin ekonomideki büyümeyle kendisini karşılaştırdığını dile getiren Erkan, “14 yılda enflasyonun zirve yapmasıyla da birlikte şimdi işçiler bunları daha çok tartışıyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim sonrası “Artık doların nasıl hızla düştüğünü göreceğiz” şeklindeki sözlerini hatırlatan Erkan, “Ama şu an 4.85 seviyesinde. TL’nin değer kaybettiği bir gerçek ve Türkiye’deki çoğu 50’nin altında işçisi bulunan işyerleri ithal girdiyle üretim yapıyor. Üretici maliyetleri tüketiciye de yansıyor” diye konuştu.

FORD ÖRNEĞİ

500 şirket arasında ilk sıralarda yer alan Ford örneğini veren Erkan, şöyle devam etti: “Gölcük ve Yeniköy’de araç üretimi yapan Ford’un Yeniköy’de ürettiği kurye model araç buradan tüm dünyaya gidiyor. Ürettiği araç dünyanın bir ucuna giden Ford, 3 gün üretim yapmayacağını açıkladı. Buna şanzımandaki parça eksikliğini gerekçe gösterse de işçiler acaba kurdaki artış neden oluyor mu diye düşünüyor. Peki 3 gün üretim yapmayacak olan Ford bunu nasıl kapatacak? İşçilere telafi çalışması yaptıracaklar. Örgütlü sendika ise (Türk Metal) bir yarın olsun bakalım diyor. Yine 2009 yılında Ford, hükümetin şirketlere teşviki olan kısa çalışma ödeneğiyle işçileri 3-4 gün çalıştırdı. İşçi çalışmadığı günün yevmiyesini alabilmek için pazarda limon sattı, kahvede çay taşıdı. Ancak krizin faturasını işçiye ödeten Ford, 2009 yılında yine ihracat şampiyonu oldu. Kriz sopasını kullanarak işçiden azami ölçüde faydalanmış ve kârını arttırmıştır. Örgütlü sendika da iş güvencemizi korumak için fedakarlık edeceğiz demişti.”

Ford’un bir dönem çalıştırdığı 400 işçiyi Arçelik LG’ye ödünç verdiğini de hatırlatan Erkan, telafi çalışması, işçi ödünç verme gibi uygulamaların 2003 yılındaki değişiklikle iş yasasına girdiğini ifade etti.

Kroman Çelik’ten bir işçi, “Biz iyi bir sözleşme yaptığımızı düşünürken tartışmalar başladı. Ülkedeki ekonomik durumları tartışırken doların yükselişini dış güçlere bağlayanlar da var. Ama Hükümet patates fiyatının yükselmesini, ‘Anlamış değiliz’ diye açıklarken işçi doları nasıl açıklasın? Üretime dayalı fabrikalarda sıkıntılar var. Evet biz ihracata dayalı fabrika olduğumuz için bizde çok ciddi bir sorun yok ama bizim de alım gücümüz düşüyor” dedi.

GÜVENDİĞİMİZ BİR YER VAR DEDİK...

General Elektrik işçisi ise fabrikada yaşanan işten atmalara değindi. Daha önce Almanya’dan, şimdi ucuz olması sebebiyle Çin’den trafo alındığını belirten işçi, kalitesiz ürünler nedeniyle patlamaların yaşandığını dile getirdi. Şu ana kadar 75 işçinin işten atıldığını belirten işçi, “Çıkan arkadaşlarımız içeriye girip vedalaşamadılar bile. Yılbaşına kadar 30 işçinin daha çıkarılacağı söyleniyor. Güvendiğimiz bir yer, sendikamız (Birleşik Metal-İş) var dedik. Oradan da bir şey çıkmadı” diye konuştu.

Otomotiv sektörüne yedek parça üreten Tekno Kauçuk’tan bir işçi de “Sözleşmede doğru düzgün bir zam alamadık. O süreçten sonra üretimde düşüş var. Buna makinelerin yıllık tamirlerini gerekçe gösteriyorlar. Bu sebeple izne çıkaracaklar. Eğer çalışanın senelik izni varsa 5 gün oradan kesecekler. Yoksa maaşından kesilecek” dedi. Fabrikalarda da işçilere yönelik baskıların olduğunu belirten işçi, “Mesela retlenen (Kalite kontrol süreçlerinde hatalı bulunarak geri gönderilen) ürünleri kimin retlediğini öğrenip bunu panolara asıp açıklıyorlar. İşçiler yaşadıkları sıkıntıyı kendi arasında konuşuyor. Bunun için sendika (Petrol-İş), temsilciye gitmiyor” dedi.

‘İKİ KİŞİ ÇALIŞMAZSA YAŞAYAMAYIZ’

Toyota ve Renault’nun yan sanayisi olan Novares (Mecaplast) işçisi, 2 fabrikadan birinin kapatılacağını belirterek, “Ama birinin üretim alanını büyütüp kapatacak. Yani üretimde düşüş yaşanmaz. Bant hızında düşüş yok. Çalışan işçilerin hepsinde bel, boyun fıtığı var. Örgütlü olduğumuzdan dolayı haklarımız var ama evde bir kişi daha çalışmazsa yaşamımızı sürdüremeyiz” diye konuştu.

‘SENDİKA ÜYESİYİZ AMA ÖRGÜTLÜ DEĞİLİZ’

Patronun bir fabrikayı kapatmayı sözleşme sürecinde bahane olarak gösterdiğini belirten başka bir Novares işçisi de “Sendika (Petrol-İş) üyesiyiz ama örgütlü değiliz” dedi. Daha önce bir arkadaşlarının işten atılması üzerine 11 saat üretimi durdurarak arkadaşlarını işe aldıklarını hatırlatan işçi, “Şimdi siyasi gerginlik, kapatma meselesi, OHAL, tüm bunlar işçinin örgütlülüğünü etkiliyor” dedi.

‘ÖRGÜTLÜLÜK İHTİYAÇ HALİNDE’

Toplantıya MCDonalds’a ekmek üreten East Balt Gıda’dan katılan bir işçi de gıda işçilerinin en düşük ücret verilen iş kolunda çalıştığını söyledi. 13-14 yıllık işçilerin ortalama 1700 lira aldığını dile getiren işçi, “Baktığınız zaman biz işçiler dolar üzerinden zam alamıyoruz. Şirketler ne kadar büyürse biz o kadar küçülüyoruz. 3-4 sene öncesine kadar tek çalışıyordum ama şimdi eşim de çalışmak zorunda” dedi. Sendikaları eleştirdiklerini ifade eden işçi, “Ama kendimizi geliştirmiyoruz. Sorunları görüyoruz ama çözüm için uğraşmıyoruz” diye konuştu.

Toplantının son bölümünde işçilerin sorduğu soru “Peki ne yapacağız” oldu. İşçiler, öncelikle bu toplantıları sürdüreceklerini ifade etti. Hem kendi işyerleri içerisinde hem de Gebze ve Kocaeli havzasında örgütlülüğün ihtiyaç halinde olduğunu dile getiren işçiler, “İşyerimizde yaşadığımız sorunların çözümü için de gelen zamlar vergideki artışlara karşı da taleplerimizi dile getirmek için örgütlenmemiz gerekiyor. Hem işyerlerimizde hem bu bölgede birliğimizi sağlamamız gerekiyor” dedi.

Son Düzenlenme Tarihi: 16 Temmuz 2018 20:55
www.evrensel.net
ETİKETLER Gebze