Utanç Müzesi yapılmayan Madımak hâlâ yanıyor

2 Temmuz Sivas Katliamı’nda hayatını kaybeden 35 kişi binlerce kişinin katıldığı yürüyüşle anıldı.

Burcu YILDIRIM
Sivas

2 Temmuz Sivas Katliamı'nın 25. yıl dönümü dolayısıyla yapılan anmaya binlerce kişi katıldı. Türkiye'nin bir çok yerinden gelen vatandaşlar sabah saatlerinde Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfi önünde toplanarak saat 10.00'da yürüyüşe başladı. Katılımın yoğun olduğu anmada çok sayıda HDP ve CHP milletvekilleri de yer aldı. Pir Sultan Abdal Kültür ve Alevi Derneklerine bağlı bir çok şube ve köy dernekleri de pankartlarıyla yürüyüşe katıldı.

'MADIMAK UTANÇ MÜZESİ OLANA DEK MÜCADELE EDECEGİZ'

Yürüyüş boyunca Madımak Otelin'de hayatını kaybedenlerin isimleri ve hayat hikayeleri okundu. “Sivas’ı yakanlar AKP'yi kuranlar”; “Faşizme karşı omuz omuza”; “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz” sloganları atıldı. Yürüyüş boyunca yol kenarlarına susayanlar için sular kondu.

Türkiye’de yaşanan tüm katliamlar kınanırken acıların ortak olduğu ve birlikte mücadele edilmesi gerektiği vurgusu yapıldı. Yürüyüşün önünde aileler kaybettiklerinin fotoğrafları ile alana kadar en önde yer aldı.

Fotoğraf: Burcu Yıldırım/EVRENSEL

Alanda hayatını kaybeden insanların isimleri bir bir okunup semah dönüldü ve aileler Madımak Oteli'nin önüne karanfil bıraktı. Sonrasında ortak metni okuyan ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, “Madımak’ı yakanlar ne utandılar ne çekindiler. Dün Sivas'ta katliam yapanlar, Suruç'ta katliam yapanlarla aynı siyasi odaklardır. Toplumu korku ve sindirme sistemiyle yönetmek istiyorlar. Buna izin vermeyeceğiz” dedi.

Güzelgül konuşmasında “Madımak Oteli utanç müzesi oluncaya dek mücadelemiz sürecek. Utanç müzesi yapılmadığı sürece biz yanmaya devam edeceğiz” dedi.

25 yıldır Madımak'ın yarasının sarılmadığını söyleyen Güzelgül, katillerin avukatlığını yapanların bugün milletvekili ve bakan olduğunu belirtti. Bu düzenin böyle gitmeyeceğini söyleyen Güzelgül, “Zalime karşı ülkenin tüm demokrat güçleriyle zülfikar olmalıyız” dedi.

'25 YILDIR AYNI ŞEYLERİ SÖYLÜYORUZ'

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Genel Başkanı Hüseyin Mat ise devletin görevini yapmamasından kaynaklı 25 yıldır aynı şeyleri söylediklerini ifade etti:
“Aleviler katledilirken seyirci kalanlar müzenin yapılmasını engellemeye çalışıyor. Biz Paris'in ortasında tüm Alevi katliamlarını sembolize eden bir anıt yaptık ve bu devletleri bölmedi” diye konuştu.

‘KATİLLERİN İSMİ DE MÜZEDE!’

PSDK Genel Başkanı Gani Kaplan ise Madımak Oteli'nin önünde "Buraya hiç kimse giremiyor. Yıllardır lokanta olarak kullanıldı. Sonra bilim kültür merkezi haline getirildi ancak içerde iki katilin de adı yazıyor. Bu yüzden kimse içeri girmiyor. Bu iki ismin kaldırılmasını devletten acil talep ediyoruz" dedi.

Fotoğraf: Burcu Yıldırım/EVRENSEL

DEMİRTAŞ: 2 TAMMUZ'DA AÇILAN YARA KAPANMADI

Selahattin Demirtaş cezaevinden Sivas Katliamı ile ilgili gönderdiği mesajda 2 Temmuz’da açılan yaranın kapanmadığını belirtti.

2 Temmuz’da açılan yaranın kapanmadığını, çünkü aradan geçen 25 yıla rağmen  bu yaraya tek bir merhem sürülmediğini ifade eden Demirtaş: “Bu acı 25 yıldır hiç azalmadı, çünkü bu acıyı hafifletecek tek bir adım atılmadı. Faşizmin kurumsallaşmaya başladığı bu günlerde, geçmişle yüzleşmek ve hesaplaşmak için tek bir adımın atılmayacağını da biliyoruz. Ancak adalet için, eşitlik ve özgürlük için mücadele etmekten vazgeçecek de değiliz. Ülkemizde zulme ve katliama uğramış herkesin, her kesimin hakkını ve hukukunu savunmaya devam edeceğiz.

Birçok engelleme ve baskıya rağmen, her 2 Temmuz’da Sivas’ta toplanan on binler, Sivas Katliamı’nın hesabının hukuk önünde adil bir şekilde bir gün sorulacağının garantisidir. 2 Temmuz şehitlerinin ailelerini, dayanışma göstererek duyarlılıkla hareket eden bütün dostları selamlıyor, hepinize sevgi ve saygılarımı gönderiyorum” dedi.

BİLGEN: İNSAN YAKAN ZİHNİYETLE HESAPLAŞMAK GEREK

HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, 33 insanın göz göre göre yakılmasıyla çeyrek asırdır yüzleşilmediğini dile getirerek, "Bu ülke için en büyük kayıplardan biridir. Eğer biz bu vahşetle yüzleşebilseydik, etkin bir yargılama ciddi bir soruşturma yapılsaydı geçen 25 yılda başka karanlık olaylara tanıklık etmezdi" dedi.

İnsan yakan zihniyetle hesaplaşmak gerektiğini söyleyen Bilgen, bir daha böyle şeylerin yaşanmamasının biricik teminatının demokrasi için mücadele etmek olduğunu belirtti

CHP milletvekili Veli Ağbaba da, Madımak'ta acının unutulmaması, insan hakları ve barış için mücadele edeceklerini söyledi. (Sivas/EVRENSEL)


ASIM BEZİRCİ VE RIFAT ILGAZ MEZARI BAŞINDA ANILDI

Fotoğraf: Evrensel

Sivas Katliamı'nın 25. yıl dönümünde, katliamda yaşamını yitiren yazar, çevirmen Asım Bezirci ve katliamdan birkaç gün sonra yaşamını yitiren dostu Şair ve Yazar Rıfat Ilgaz, İstanbul Zincirlikuyu’daki mezarları başında anıldı.

Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) ve KHK ile kapatılan Evrensel Basım Yayın'ın öncülüğünde düzenlenen anmaya, Rıfat Ilgaz'ın oğlu Aydın Ilgaz, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, Evrensel Basım Yayın Yöneticisi Cavit Nacitarhan, Yazar Adnan Özyalçıner, TYS Genel Başkanı Mustafa Köz, TYS Genel Sekreteri Hakkı Zariç, TYS Saymanı Tahir Şilkan ve yönetim kurulu üyesi Nalan Çelik ile tiyatrocular  Mehmet Esatoğlu, Hale Üstün, Yazar Murat Tuncel, Kor Kitap editörleri ve çok sayıda kişi katıldı.

‘BİZE BIRAKTIKLARI MİRASI TAŞIYORUZ’

Asım Bezirci’nin dostu Rıfat Ilgaz ile olan fotoğraflarının taşındığı anmada, ilk konuşma TYS Genel Başkanı Mustafa Köz tarafından yapıldı. Mayıs ayında gerçekleştirdikleri  "Sınıf ve yazı kardeşleri Asım Bezirci ve Rıfat Ilgaz'ı unutmadık" isimli bir sempozyuma değinen Köz, “Bu sempozyumda onları unutmadığımızı, bizler için ne kadar değerli olduklarını defalarca söyledik; eleştirileri üzerine, şiirleri ve romanları üzerine bu iki yazarın edebiyat serüvenini enine boyuna konuştuk. Biz onların bize bıraktıklarıyla yazdıkları ve düşündüklerinin farkındayız.  Bu mirası aldık ve bu mirası taşıyoruz” dedi. 

25 yıl önce başlayan yangının bugün daha da büyüyerek sürdüğünü vurgulayan Köz, “Biz bu yangının içindeyiz. Bu yangını söndürmek için daha çok yazmak, daha çok konuşmak zorundayız. Yarım bırakılan bir türkü merak edilir ve sürdürülür. O türküyü biz sürdürüyoruz. Bu tür katliamların nedeni geçmişle aydınlık gelecek arasındaki köprüyü yıkmaktır. O köprüyü yıktıklarını sanırlar ama o köprüler daha çok yükselir” diye konuştu.

‘ONLAR ÖLMEDİLER’

Mustafa Köz’ün  ardından söz alan Yazar Adnan Özyalçıner, yaşadığı üzüntüyü şöyle dile getirdi:

“Onlar halkın ekmeğinin bölüşülmesinden yanaydılar, yandılar. Halkın ekmeğinin bütünü ele geçirmeye çalışanlar tarafından yakıldılar. Ölmediler. Halkın ekmeğinin bölüşülmesinden yana ölümsüzleştiler. Şimdi onlar ölümsüzler olarak yan yana, Asım Bezirci ve Rıfat Ilgaz burada.”

‘HABERİ BABAMDAN SAKLADIM’

Rıfat Ilgaz'ın oğlu Aydın Ilgaz ise 2 Temmuz katliam haberini almadan önce babasıyla birlikte olduğunu belirtti. Ilgaz, yaşananları şöyle anlattı:

“2 Temmuz haberini aldığımızda babamla beraberdik, tiyatro vardı. Abbas Yola Gider tiyatro oyunu oynanacaktı. Ona bizimle gelmesini söyledim, gelmedi. İyi ki gelmemiş, haberi orada duyduk. İyi haberi duyarız diye bekledim ama Asım abinin vefat ettiğini duyduk. Babamdan sakladım; pazar akşamı mecbur kaldık babama söylemeye. O gece babam suskun kaldı. Bir şeyler söyledi, söyleyemedi. Cumhuriyet gazetesinden aradılar ve 'Ne düşünüyorsun, yazar mısın?' diye sordular. Babam da ‘Yaşam ve ölümün bir anlamı kalmadı. Her şey yalama oldu artık. Asım da öldü, Çimen de öldü' dedi ve yazısını yazdı."

‘BENZİNİN ERİŞMEDİĞİ YERDE DÜŞÜNCELERİYLE ÖLDÜRÜLDÜLER’

Aydın Ilgaz şöyle devam etti:

"Gerçekten Asım ağabeyin bir kardeş gibi bize geliş gidişlerini hatırlıyorum. Bugün orada olup bitenleri küçümseyen çok kişi var. Askerler oraya geç gittikleri için yangını bile söndürmediler. Hele yandaki binaya geçmek isteyen aydınlarımızın çoğu sopalarla kovalandı. O binada oturanların kim olduğu, hangi siyasi partiye mensup olduğu biliyoruz. Yani onları orada benzinin erişemediği yerde düşünceleriyle öldürdüler. İkisi de baharı göreceklerini düşünüyorlardı. İnanıyorum o baharı biz göreceğiz.”

Tiyatrocu Mehmet Esatoğlu’nun Asım Bezirci ile olan anılarını anlattığı anmada, tiyatrocu Hale Üstün, Bezirci’nin şair olarak çok sevdiği Hasan Hüseyin Korkmezgi'in "Acıyı bal eğledik” şiirleri seslendirdi. 

‘ESERLERİNİ OKUYARAK YAŞATACAĞIZ’

Evrensel Basım Yayın Yöneticisi Cavit Nacitarhan, dünyanın hiçbir yerinde böyle bir katliam görülmediğini vurgulayarak sözlerine başladı. Bu toprakların  bu katliamlara alışık olduğuna dikkat çeken Nacitarhan, “Dersimden, Çorumdan, Suruç’tan, Ankara’dan, Kürt halkının yaşadıkları bu acılara örnektir. Bunun için bu iki dostu anmak ve hatırlamak onlarla buluşmak önemlidir. Asım Bezirci’nin yayınevi bir kanun hükmünde kararname ile kapatıldı. Sahipsiz kalmadı, onun eserlerini yeniden basacak yayınevleri olacaktır. Eserlerini okuyarak yaşatacağız. Asım Bezirci ve Rıfat Ilgaz'ı saygıyla anıyorum” dedi.

‘BUGÜN 'MİLLİ ŞUURLA' SAHNEYE ÇIKANLAR, O GÜN ÜLKEYİ YÖNETİYORLARDI’

Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, bundan 25 yıl önce Sivas Madımak Oteli’nde Yazar ve Şair Asım Bezirci’nin de içinde yer aldığı bir çok aydının acımasızca katledildiğini hatırlatarak sözlerine başladı. Sivas Katliamı’nı devletin seyrettiğini vurgulayan Tüzel, bugün “milli şuur” ile sahneye çıkanların o gün ülkeyi yönetenler olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“Bugün bakıyorum da aslında devlet her yerde var. Devletin bilgisi dahilinde ne oluyorsa, her ne söz söyleniyorsa kayıt altına alınıyor. 2 Temmuz öncesi Sivas’ta böylesi katliam tertiplenmesinden mutlaka bir takım güçler haberdardılar, yol verdiler, seyrettiler ve mutlaka kendileri için bir şey çıkartma hesabı vardı”

Yapılan göstermelik yargılamalara da değinen Tüzel, zaman aşımına uğratılamaz insanlık suçu işlenmesine rağmen 25 yılda adaletin tecelli etmediğini kaydederek “Aslında hep bir devlet geleneği, bir devlet aklı hep devredeydi” dedi.

Madımak’ta yaşanan insanlık suçunun ilk olmadığını, son da olmayacağını ve bildik tablonun devam edeceğini dile getiren Tüzel “Baktığımızda bu cinayetlerin, bu katliamların nasıl tertiplendiğini aydınlatılması ve bütün açıklığıyla ortaya çıkmasının gerçek bir halk demokrasine bağlı olduğunu düşünüyorum. Çünkü devleti yöneten, karar alan egemen sınıfın, bir şekilde bu türden tertiplerin arkasında olduğu sürece gerçekleri ortaya çıkartılmasını beklemek mümkün değil” dedi.

Asım Bezirci’nin, mezarı başında yazdığı gibi bilim ve sanat emekçisi, özgürlükçü ve barış savaşçı olduğunu vurgulayan Tüzel, “Rıfat Ilgaz ise yine hem Asım Bezirci hem onun gibi katledilenlerin yürek acısına dayanamamış, ülkenin onurlu ozanlarından, edebiyatçılarındandı. Bu şekilde büyük değerler yitip gitse de eserleri, tutumları, ülkenin demokrasi sorunlarındaki yaklaşımları genç kuşaklara öğretici olmaya devam edecek. Onlar aslında işçi sınıfının, halkın, sosyalizmin, toplumsal gerçekliliğin insanın safındaydılar. Kalplerimizde ve gelecek dünyamızda da hep öyle yaşayacaklar. Bu zamansız gidişlerin arkasındaki nedenleri sorgulama arayışımız devam edecek ve hesaplaşma hiç bitmeyecek. Bugün de 2 Temmuz’da hem Sivas’ta hem de ülkenin dört bir yerinde demokrasi güçleri 33 canımızı ve bu vesileyle bütün katliamlarda hayatlarını kaybetmişleri anıyorlar; anıyoruz. Unutmayacağız onları” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)


MADIMAK'TA KATLEDİLENLER ANKARA'DA YÜRÜYÜŞLE ANILDI

Ankara'da bulunan Alevi örgütleri, emek ve demokrasi güçleri, 25. yıl dönümünde Madımak Katliamı'nı lanetlemek için Toros Sokak'ta toplandı. Buradan Anadolu (Tandoğan) Meydanı'na yapılan yürüyüş boyunca "Sivası unutma, unutturma", "Katil devlet hesap verecek" sloganları atıldı. Kortejin ön sırasında Sivas Katliamı'nda katledilenlerin fotoğrafları taşındı.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Sekreteri Onur Şahin, bundan 25 yıl önce tekbirler eşliğinde canların katledildiğini söyledi. Bu katliamın egemenlerin polisi, askeri,medyası ve gerici güruhu ile organize ettiği bir katliam olduğunu söyleyen Şahin, “Şimdilerde çokça övülen ve o dönemin Sivas Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu, dışarıdakilere 'Gazanız mübarek olsun' dedi. Bugün burada binlerce polis varken, orada polis yoktu. Katliamdan günler öncesinde medya Aziz Nesin'i hedef gösterdi, gerici bildiriler dağıtıldı. Katillerden biri 14 gün sonra evlendi. Aranan kişiler ehliyet aldı, askere gitti. Katliam için açılan dava ise zaman aşımına uğradı. Madımak Katliamı bir insanlık suçudur ve insanlık suçunda zaman aşımı olmaz” diye konuştu.

Bugün siyasal iktidar aracılığıyla toplumun gericileştirilmeye çalışıldığını belirten Şahin, imam hatiplerin daha fazla yaygınlaştırıldığını ve toplum mühendisliği yapılmak istendiğini söyledi. Sivas Katliamı'nın sadece Alevilere değil, bütün ezilen ve ötekileştirilenlere yönelik bir katliam olduğunu ifade eden Şahin, “Biz bu şekilde birlikte mücadele edersek Sivasın, Çorum'un Dersim'in hesabını da sorabiliriz” dedi.

Yaşamını yitirenlerin aileleri adına Nilgün Karababa ise “Bizler mahkeme salonunlarında hâlâ adalet arayanlarız. Bu mahkeme hâlâ Türkiye sınırlarına hapsedilmiş” dedi. Adil bir yargılamanın olmadığını, bu katliamın sanıklarının yurt dışında olduğunu belirten Karababa, sanıkların iadesi için yaptıkları başvurulara yanıt gelmediğini söyledi.

Mitingde, PSAKD Genel Başkan Yardımcısı Erol Yeter ile diğer tutuklu arkadaşlarının, HDP eski Genel Başkanı tutuklu Selahattin Demirtaş'ın mesajları okundu. (Ankara/EVRENSEL)


KOCAELİ 2 TEMMUZ ANMA PLATFORMU: SİVAS HÂLÂ YANIYOR

Fotoğraf: Evrensel

Kocaeli 2 Temmuz Anma Platformu, yaptığı basın açıklamasıyla Sivas Katliamını lanetledi, yaşamını yitirenleri andı.

İzmit'te İnsan Hakları (Sabri Yalım) Parkı'nda Kocaeli 2 Temmuz Anma Platformu'nun çağrısıyla bir araya gelen yüzlerce kişi, Sivas Katliamı'nı lanetledi. Alevi Kültür Dernekleri Kocaeli Şube Başkanı Birol Sağlam'ın okuduğu basın açıklamasında katledilen insanların fotoğrafları taşındı.

Alevi Kültür Dernekleri Kocaeli Şube Başkanı Birol Sağlam, "Amacımız kin, nefret, öfke değil gerçek ve hakikatlerle yüzleşmektir. Bu toplumsal barışın sağlanması bu tür acıların bir daha yaşanmaması içindir" dedi.

Sivas'ın yanmaya devam ettiğini ve toplumun vicdanında bir yara olduğunu aktaran Sağlam, "Sivas hâlâ yanıyor. Buna rağmen katliamla yüzleşilmedi. Tıpkı, Dersim 38'le yüzleşilmediği gibi. 1 Mayıs, Çorum, Maraş, Gazi katliamlarının aydınlatılmadığı gibi... Roboski'de Kürtlerin üzerine bomba yağdırma emrini verenin açığa çıkarılmaması gibi. Gezi'de hayatını kaybeden gençlerimizin katillerinin yargı karşısına çıkarılmaması gibi... Suruç ve Ankara katliamlarının aydınlatılmadığı gibi..." dedi. (Kocaeli/EVRENSEL)


SİVAS KATLİAMI İZMİR DE UNUTULMADI: MÜCADELEYİ BÜYÜTEREK DİRENMEYE DEVAM EDECEĞİZ

Fotoğraf: Evrensel

Sivas Katliamı'nın 25. yılı dolayısıyla İzmir Emek, Demokrasi ve Barış Platformu ile Alevi Bektaşi Federasyonu İzmir bileşenleri birlikte basın açıklaması düzenledi. Konak Sümerbank önünde düzenlenen basın açıklamasına, İzmir Dersim Dernekleri, Emek Partisi, Birleşik Haziran Hareketi, DİSK, KESK İzmir Şubeler Platformu, HDP, CHP, Halkevleri ve DİP başta olmak üzere siyasi parti temsilcileri ve demokratik kitle örgütleri katıldı.

Basın açıklamasını, Alevi Bektaşi Federasyonu İzmir bileşenleri adına Mustafa Aslan okudu.  Aslan, "Bugün AKP iktidarı ülkeyi baskıya dayalı OHAL rejimi ile yönetmektedir. AKP iktidarı, bu yetmezmiş gibi 24 Haziran baskın seçim döneminde toplumu kutuplaştırarak, toplum üzerinde baskı ve zulmünü artırarak bir korku imparatorluğu yaratmaya çalıştı. Bizler, tüm baskı sömürü ve zulme karşı boyun eğmeyeceğiz. Birlikte mücadeleyi büyüterek direnmeye devam edeceğiz. Sivas Katliamı, özünde sadece Alevilere karşı değil, ezilen, ötekileştirilen, dışlanan, yok sayılan bütün toplumsal kesimlere karşı yapılan bir katliamdır" dedi.

Açıklamada, "Sivas'ın hesabı sorulacak", "Sivas'ın ışığı sönmeyecek", "Faşizme karşı omuz omuza" sloganları atıldı. Açıklamadan sonra, CHP İzmir milletvekili Atilla Sertel ve HDP milletvekili Murat Çepni söz aldı.

Açıklama sonrası, 9 Temmuz'da karar duruşması görülecek Soma Katliamı davasına katılım çağrısı yapıldı. (İzmir/EVRENSEL)


ELAZIĞ'DA ANMA: MADIMAK'A DÜŞEN ATEŞ, YÜREKLERİMİZİ DAĞLAMAYA DEVAM EDİYOR

Fotoğraf: Evrensel

Sivas Katliamının 25. yılında Elazığ'da KESK'in çağrısıyla KESK binasında bir anma etkinliği gerçekleştirildi. Önce bir basın açıklaması yapan KESK dönem sözcüsü Kenan Korkmaz “25 yıl önce Madımak Oteli'ne düşen ateş yureklerimizi dağlamaya devam ediyor” dedi.

“Diğer katliamlarda olduğu gibi bu katliamın gerçek sorumluların açığa çıkarılıp hesap sorulması engellenmiştir” diyen Korkmaz, “Sömürü, haksızlık ve hukuksuzluk üzerine, yönetimlerini baskı ve zora dayanarak ayakta tutmaya çalışanlar toplumu daha fazla kutuplaştırmaya, bölmeye devam ederken yaşanan katliamları unutmamızı, alışmamızı, baskı ve zor düzenine teslim olmamızı bekliyor” ifadelerini kullandı.

Açıklama “Demokrasi için, barış ve kardeşlik için, adalet için mücadeleyi duraksamadan sürdürecek, yaşadığımız katliamlarını hesabını, barışın, kardeşliğin, emeğin, ülkesini kurarak soracağız” sözleriyle sona erdi.

Açıklamanın ardından video gösterimi ve söyleşi yapıldı. (Elazığ/EVRENSEL)​​​​​​


YALOVA’DA SİVAS ANMASI 

Fotoğraf: Evrensel

Sivas Katliamının 25. yıldönümünde, Madımak Oteli'nde hayatını kaybeden 35 kişi için Yalova'da anma etkinliği yapıldı. 

Yalova Demokrasi Platformu'nun çağrısıyla Suwon Meydanı'nda gerçekleşen anmada platform adına Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ali Haydar Polat tarafından yapılan açıklamada; Sivas Katliamı'nın halen aydınlığa kavuşmadığı ve gerçek sorumluların hesap vermediği ifade edildi.

Açıklamada, “Sivas'ta, Suruç'ta, Maraş'ta, Çorum'da, Gazi'de, Roboski'de, Gezi Direnişi'nde, 10 Ekim Ankara Katliamı'nda yaşadığımız acıyı unutmamız elbette mümkün değil. Ancak acımızı azaltmanın tek bir yolu var. Bu yol katliamlarda kaybettiğimiz canlarımızın savunduğu değerlere, demokrasiye, emeğe, barışa sahip çıkmaktan geçiyor. İnsanca bir yaşam ve demokratik bir ülke isteyen herkesi hedef tahtasına koyanlara, halkların birlikte yaşama umudunu yok etmeye çalışanlara karşı ortak geleceğimizi kurmak için birbirimize daha fazla kenetleneceğiz'' denildi.

Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman, CHP'li belediye meclis üyeleri, CHP, HDP ve Emek Partisi temsilcilerinin de destek verdiği anma söylenen deyiş ve türkülerle sona erdi. (Yalova/EVRENSEL)


BEYLİKDÜZÜ BELEDİYESİ'NDEN ANMA ETKİNLİĞİ

Fotoğraf: Evrensel

Sivas Katliamı’nın 25. yıl dönümü dolayısıyla Beylikdüzü Belediyesi ile Alevi Kültür Dernekleri Beylikdüzü Şubesi ortak anma etkinliği gerçekleştirdi.

Hayatını kaybedenlerin tek tek isimlerinin okunduğu, fotoğraflarının taşındığı etkinlik saygı duruşu ile başladı. Müzik dinletisi ve sinevizyon gösteriminin ardından Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu söz aldı. “Bu acı anlar bu millete tarih boyunca ders olmalı ki bir daha yaşamayalım. Bu sebeple bu anmayı gerçekleştirmek bizim sorumluluğumuzdur.” diyen İmamoğlu konuşmasında hak, hukuk ve adalet vurgusu yaparak katliamın sorumlusu olan kişi ve kurumların hiçbir zaman affedilemeyeceğini belirtti.

İmamoğlu’nun konuşmasının ardından basın açıklamasını okumak üzere Alevi Kültür Dernekleri Beylikdüzü Şube Başkanı Coşkun Aksoy sahneye çıktı. Açıklamasında delillerin yok edildiğine, olayın gerçek faillerinin yargı karşısına çıkarılmadığına ve davanın zaman aşımına uğradığına vurgu yapan Aksoy; “Hiç bir şey yolunda gitmedi ama hiçbir şey de bizi yolumuzdan etmedi ve edemez de. Madımak yangını unutulmayacak!” diyerek sözlerine son verdi.

Etkinliğe CHP Gençlik Kolları ve ilçe örgütünün yanısıra, Emek Partisi ve HDP ilçe örgütleri ile yüzlerce kişi katıldı. (İstanbul/EVRENSEL)


BALIKESİR'DE SEMAH GÖSTERİSİ

Balıkesir Alevi Dernekleri Güçbirliği Oluşumu tarafından Altınoluk’ta gerçekleştirilen anmaya CHP eski İzmir Milletvekili Zeynep Altıok Akatlı, Hukukçu ve Akademisyen Dr. Neval Oğan Balkız ile Alevi-Bektaşi Federasyonu Eski Başkanı Ali Balkız da katıldı. Anmada konuşmaların ardından semah gösterisi yapıldı. (Balıkesir/EVRENSEL)

Son Düzenlenme Tarihi: 03 Temmuz 2018 16:57
www.evrensel.net